Bugün Milliyet’i karıştırırken Yalvaç Ural’ın sayfasında takıldım kaldım. Benim çocukluğumun kahramanı Ayşegül, Yapı Kredi Yayınları ile yeniden basılmaya başlanmış. Şimdilik iki kitabı hazır olan seriden 2011 yılında 24 tanesi yayımlanacakmış. Ayşegül – Kardeşimi Çok Seviyorum ve Ayşegül – Yaşasın, Okul Açılıyor ilk basılanlar. Önümüzdeki günlerde Ayşegül- Amerika’ya Vapurla Yolculuk ve Ayşegül- Ev İşlerini Kardeşler Yapıyor yayımlanacakmış.

MARTINE bizde olmuş AYŞEGÜL

Ayşegül ile ilgili bu kadar detaylı bilgi edinmek daha önce aklıma gelmemişti. Bilmeyenler için paylaşmak istiyorum.

Bizim ‘Ayşegül’ adıyla bildiğimiz 3-8 yaş arası çocuklar için hazırlanmış olan kitap dizisi ilk kez 1954 yılında Belçika’da ‘Martine’ adıyla çocuk dünyasına girmiş. Yazar Gilbert Delahaye. Çizimler ise Marcel Marlier‘e ait. 1997’de yazar Delahaye’nin ölümüne kadar 46 kitap yayımlanmış. Yazarın ölümünden sonra oğlu tarafından 2006’ya kadar 10 kitap daha hazırlanmış.

1954’teki ilk basımından kısa bir süre sonra Türkiye de dahil bir çok ülkede kitap yayımlandı. Her ülkede kitabın baş kahramanı olan küçük kıza o ülkede en çok sevilen, en çok kullanılan isimler verilmiş. Böylece ülkemizde de Ayşegül doğmuş. Türkiye’de yayın hayatına Alpagut Yayınları’nda başlayan ‘Ayşegül’, daha sonra Aksoy Yayıncılık ve Marsık Yayıncılık’la devam etmiş.

Şu anda 15-16 yaşında olanlar Ayşegül’ü hatırlıyorlardır ancak benim gibi 30’larında ve annem gibi 50’lerinde olanlar için Ayşegül’ün yeri, keyfi ayrı olmalı. Elbette bu kitabın bu kadar sevilmesinin en büyük nedeni 1930 doğumlu Belçikalı ressam Marcel Marlier‘nin çizgileri. Neredeyse her resim aklımda. Ayşegül’ün saçı, muntazam yüz hatları, kibar gülüşünü hiç unutmadım. Marcel Marlier geçtiğimiz hafta 80 yaşında ölmüş. Şansızlık o ki Martine’i yani Ayşegül’ü bilgisayar kullanırken de çizmek istiyormuş. Sanırım Ayşegül’ün bir bilgisayarı hiç olamayacak.

Yalvaç Ural’ın dediğine göre;
Alpagut Yayınları, neredeyse tüm kitapların formatını değiştirerek ve sayfalarını azaltarak yayımlamış. Aksoy Yayıncılık, kitapları yeniden ve aslına bağlı kalarak, kendi boyutunda, sert ve ince kapak olarak yayımlamış. Ardından Marsık Yayıncılık yeni kitaplarla birlikte aylık Ayşegül Dergisi’ni çıkarmış.

Annem, Ayşegül serisinin benim okuma alışkanlığı kazanmamda büyük payı olduğunu söylerdi hep. Umarım bir sürü çocuk Ayşegül’ü yeniden keşfeder ve benim kadar sever.

Bol okumalar :)

Yalvaç Ural’ın Milliyet’teki yazısını buradan okuyabilirsiniz.