Dün akşam Prima’nın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen, Amerika’da ve sanıyorum artık ülkemizde de her annenin başucu kitabı olan What to Expect When You’re Expecting kitabının yazarı Heidi Murkoff’la tanışma fırsatı yakaladık.

Ben, bu kitapla düşükle sonlanan ilk hamileliğimde tanışmıştım ve başıma gelenlerin nadir(!) olmadığını o kitap sayesinde öğrenmiştim. Ardından Koray’a hamileliğim, doğum derken kitabı yanımdan ayırmaz olmuştum. Aklıma takılan her sorunun cevabını bulabildiğim bir kitaptı What to Expect When You’re Expecting – Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler. 

Dünkü buluşmaya koşa koşa gittim desem yeridir. Senelerdir internet harici annelik, hamilelik ve doğumla ilgili kaynak olarak kullanıdığım kitabın yazarı ile tanışacaktım. Heidi Murkoff inanılmaz sıcak kanlı, hoş sohbet, esprili, bir o kadar bakımlı ve zayıf bir kadın. 26 ve 28 yaşlarında iki çocuğu var. Eşi de onunla birlikte gelmişti Türkiye’ye. Harika bir aile olduklarını tahmin edebiliyorum.

Heidi’nin Türkiye’ye gelme sebebi Prima’nın ıslak kakayı bile emme özelliği olan ¨Prima Premium Care¨ bezinin tanıtımıydı aslında.  Birkaç gündür Türkiye’de olan bu değerli misafir ile biz de anne bloggerlar olarak tanışma fırsatı bulduk. Kendinden, kitaplarının çıkış hikayesinden bahsetti ve sonu gelmeyen anne sorularını yanıtladı. Aslında zamanımız olsa sabaha kadar soru-cevap şeklinde diyaloğumuz sürecek gibiydi.

Heidi’nin hikayesi çoğumuzunki gibi. Evlendikten kısa bir süre sonra hamile kalmış. Konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan bu acemi anne aklına takılan sorulara cevap verebilecek iyi bir kaynak bulamayınca bu kitabı yazmaya karar vermiş. Bir yandan emzirirken, diğer yandan kitabını bitirmeye çalışmış. Sonuç olarak annelik ve hamilelik genellikle aynı yaşanıyor. Anne olmak aynı çünkü. Hamilelikle başlayan bu çılgın süreç üç aşağı beş yukarı herkeste aynı ardından aynı annelik endişeleri. Böylece herkesin kendini bulabileceği, bu süreçle ilgili sorularına cevap bulabileceği bir kitap ortaya çıkmış.

Heidi’nin anlattıklarından aldığım notlarımı paylaşmak istiyorum.  

  • Babalar gibi aslında anneler de ebeveyn olmayı öğreniyorlar. Evet hormonlarımız bizi yönlendiriyor ama ilk başta biz kadınlar da hiçbir şey bilmiyoruz.
  • Ne mükemmel anne, ne mükemmel baba ne de mükemmel bebek vardır. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, her zaman hata yapabilirsiniz ve çok normaldir.
  • Başka annelerin tecrübelerini dinlemek son derece faydalıdır. Çünkü birbirimizden birçok şey öğrenme fırsatı bulabiliriz.
  • Bir anne, normal olduğunu, yaşadıklarının herkesin başından geçtiğini bilmelidir.
  • Toddlers yani yumurcaklar ile ergenler müthiş benzerlik gösterir. Sadece boyut farkı vardır. Her ikisi de sizinle güç savaşına girer, tehlikeyi bilmezler, sınırlarını öğrenemezler. Burada yapmanız gereken gerekli disiplin, çokça sevgi ve hoşgörü ile bu zorlu dönemin altından kalmaktır.
  • Diğer anneleri asla yargılamamalı. Kimsenin buna hakkı yok. Kimin ne yaşadığını kimse bilemez çünkü.
  • Anne için en önemli konu ‘iyi’ bir insan yetiştirmek olmalıdır.
  • Anne olmak en zor meslektir.
  • Yapılan araştırmalara göre hamileyken uygun(!) miktarda yenen bitter çikolata çocuğun mutlu, huzurlu ve bir terslik olmazsa uykucu olmasını sağlıyormuş. (Dün akşam bu bilgi üzerine twitter’da bir kamu oyu araştırması yaptım. Anladığım kadarıyla doğruluk payı var. Ben? Ben kilo almayayım diye ağzıma tatlı koymamıştım hem de bu kadar çikolata düşkünüyken. Araştırmalı bunu)
  •  Mutlu hamilelik = mutlu ve sağlıklı bir bebek demektir
  • Ne olursa olsun, durum ne kadar kötü olursa olsun çocuğunuz sizinle her zaman konuşabileceğini bilmeli. Eğer siz bu fırsatı ona vermezseniz, iletişim kapınızı kapatırsanız o da bir başkasına gidecektir.
  • Babaların bu süreçte oldukça önemli bir rolleri var.

Bu arada bizim blogger babamız Cesur’a sordu ¨sen ne düşünüyorsun?¨ diye. Cesur da bir arkadaşının ona söylediği bir cümleyi paylaştı. Hepimiz bayıldık:

Çocuktan önce karın için 1 numarada sen varsın. Çocuktan sonra 3. sıradasın. Neden mi? Anne önce bebeğini, sonra kendini en son da kocasının düşünür

 

İşte böyle, benim için harika bir iki saatti. Başta Heidi Murkoff’a ve bizi buluşturan Prima’ya çok teşekkür ederim.

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

3 Comments

  1. mutlu hamilelik= mutlu ve sağlıklı bir bebek cümlesi ne derece doğru araştırılmalı bence.. benim gayet mutlu rahat sağlıklı bir hamilelik dönemim oldu ama kızım çok ciddi derecede kolikti ve 5,5 ay sürdü..şu an 7 aylık ama kolik ağlamaları hala kulağımda ve her ağladığında sinirlerim altüst oluyor…çok şükür sağlıklı diyerek avutuyorduk kendimizi bu zor süreçte geçip gidiyor ama iz kalıyor sanki..
    bir başka arkadaşımın hamileliği çok evhamlı ve endişeli geçti ama biraz da kendi karakter özelliğinden kaynaklı… sonra bebeği doğdu yine evhama devam ediyor ama kızı bir o kadar lokum ki anlatılmaz.. gık ı çıkmıyor resmen… ağlaması duyulmuyor nerdeyse.. bu durumda neden diye sormaktan kendimi alamıyorum:(

  2. En çok korktuğum konulardan biri 17 haftalık hamileyim ve çok stresli bir hamilelikgeçiriyorum .Açıkçası bebeğim etkilniyor mu diye endişelenmekten kendimi alamiyorum .

Leave a Response