Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten adlı sevimli kitabı duymuş hatta okumuş olabilirsiniz. Yazar John Gray’in anlatımına hayranım. Hem güldürüyor hem de düşünmeye sevk ediyor. Üç dört sene önce okumuştum ben bu kitabı ve hala başucumda en sevilenler arasında durur.

Gelelim esas konuya. 3 yaşında bir ‘toddler’ annesi olarak zaman zaman çıkmaza girdiğimi, kendimle çeliştiğimi takip edenler biliyor. Tünelin ucunu görmek için kitaplara sığınırım genelde. İşte yine böyle bir anımda John Gray karşıma çıktı yine. Kitabının adı Children are From Heaven. ‘Çocuklar Cennetten’ diyerek tam Türkçe çevirisini yapıyorum ama ne kadar iyi bir anlatım oluyor emin değilim. Ben okumayı bitiremedim ama en azından okuduğum kadarını paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Kitap, pozitif disiplini anlatıyor. Eski ebeveynlik öğretileriyle yeni, modern çağın gereksinimlerinin karşılanamayacağını anlatarak başlıyor yazar.

Dünya aynı olmadığı gibi çocuklar da aynı değil. Artık korkuyla, dayakla çocuk yetiştirmek diye bir kavram olamaz. Üstelik bu eskilerin tek kozu olan korku=saygı fikrine dayanan ebeveynliğin tam tersi bir bir etkisi oluyor, çocuklar üzerindeki kontrol azalıyor. Ceza ve şiddete maruz kalmayla tehdit etmek çocukların anne babalarıyla karşı karşya gelmesine ve tüm kurallara baş kaldırmasından başka bir işe yaramıyor. Eskiden itaatkar çocuklara sahip olmak önemliydi. Pozitif disiplinin amacı ise güçlü karakterli ve işbirliğine açık, uyumlu çocuklar yetiştirmek.

Biz ebeveynlerin görevi, çocuklarımızın daha sağlıklı ve güçlü olmalarını sağlamak için onları çeşitli şekilde desteklemektir. Eğer fazla müdahaleci olup işleri kolaylaştırırsak çocuklarımız zayıf karakterli olurlar; bunun yanında katı bir yaklaşım içinde yeterince yardımcı olmazsak da büyümek içine neye ihtiyaçları olduğunu bir türlü anlayamazlar. Çocuklar tek başlarına yapamazlar, tek başlarına büyüyemezler.

Cezalandırmak yerine iletişime geçmek, onlarla konuşmak gerekiyor. Konuşmak iyidir ama öncelikle çocuklarınızın ihtiyaçlarını iyi anlamalısınız. Çocuklarla olan ilişkide ortaya çıkan krizi çözmek için önce ev hayatına bakmak gerekir. Televizyon, seks, reklamlar, arkadaşlar gibi çevreseler etkenler ilişkilerdeki çıkmazların bir parça nedeni olabailir ama kaynak evdir. Her şey evde başlar. Bu da demektir ki çözüm de evdedir.

Günümüzün çocukları son derece sofistike ve farklılar. Bizden farklılar. Onları bağırmak hiç bir işe yaramaz. Eğer çocuğunuzun sizi dinlemesini istiyorsanız, önce siz dinlemeyi öğrenmelisiniz. Devamlı yüksek sesle müzik dinlediğinizi düşünün. Bir süre sonra duyma yetinizde azalma olur. Bağıran anne babanın çocuğu da aynı şekilde bir süre sonra kulaklarını kapatıyor ve duymuyor.

Eskiden bağırmak, vurmak, aşağılamak veya bunlarla tehdit etmek çocukları korkutup sindirmeye ve anne babalarına itaat etmelerine yarıyorken bugün durum oldukça farklı. Yeni çağın yeni çocuklarına şiddetle yaklaşmak şiddetle karşılık bulmak anlamına geliyor.

Çocuklar ebeveynlerini taklit etmeye programlanmışlardır. Taklit ederek öğrenirler. Zihinleri daima fotoğraf çeker, mimikleri kayıt ederler ve sizin her söylediğinizi her yaptığınızı takip ederler. Anne baba çocuklarının modelidir. Tutarlı ve kabul gören davranışları olan bir çocuk istiyorsanız öncelikle siz bu şekilde davranmalısınız. Bir kriz anında yeniden kontrolü ele almak için çocuğunuza vuracak olursanız, ona kontrol edebilmek için şiddetin doğru olduğu mesajını verirsiniz.

Çocuklarının ihtiyaç ve isteklerinin farkına varmaya başlayan ebeveynler onlarla vakit geçirmekten büyük keyif alırlar. Zaten erkeklerin çoğu çocuklarıyla uzun süre birarada durmayı beceremezler çünkü onların ne istediklerini anlayamadıklarından sıkılırlar ve onlara yardım etmek yerine hiç bir şey yapmazlar.

Kız çocuklar kendilerine çok soru sorulmasını isterlerken erkek çocukların kendilerini ifade etmesini beklemek gerekir. Anneler sıklıkla oğullarına fazla soru sorma hatasında bulunurlar. Onları konuşmaya zorlamak susmalarına neden olur.

Kız çocukları daha çok ilgi ve şevkat isterler. Oysa erkek çocuklarına gösterilen fazla ilgi kendisine güvenilmediği hissini yaratıyor. Kızlar ilgi isterken, erkekler de güven duyulmak istiyorlar. Babalar da kızlarına benzer hatalı davranışta bulunurlar. İhtiyaçları olan ilgiyi göstermeyerek ‘ben sana güveniyorum’ mesajı verirler ki bu kızlarda ‘babam beni yeterince sevmiyor?’ şüphesi doğurabilir.

Kızlarla erkeklerin farklı ihityaçları olduğunu anlamak anne babaların da kendi ebeveynlikleri hakkında daha az tartışmalarını sağlayacaktır. Çünkü Babalar Mars’tan, Anneler Venüs’ten.

******

Pozitif disiplinin çocuklarınıza hayata karşı mücadele verirken onlara yardımcı olabilecek beş tane mesajı vardır. Bu mesajları onlara doğru şekilde vermelisiniz ancak önce siz anne babalar öğrenmelisiniz. Bunlar:

1. Farklı olmak normaldir. Tüm çocuklar eşsizdir. Herkesin kendine özgü yeteneği, mücadelesi, ihtiyaçları vardır. Bizz ebeveynlerin görevi bu her biri farklı ihtiyaçları anlamak ve doğru şekilde yardım etmektir. Örneğin erkek çocukların ihtiaçları genellikle kızlar için önemli olmaz. Aynı şekilde, kızların istekleri erkekler için de önem farz etmez. Bunun yanı sıra cinsiyet farkının dışında her çocuğun kendine özgü özellikleri, yetenekleri ve ihtiyaçları da vardır.

2.Hata yapmak normaldir. Bütün çocuklar hata yaparlar. Bu son derece doğal ve beklenen bir durumdur.Ebeveynler bunu en iyi kendi hatalarında  ders çıkardıklarını çocukarına anlatarak öğretebilirler. Bir çocuk, annesinin özür dilediğini görürse, yanlış yapmanın kabul edilebilir olduğunu görecek ve korkmayacaktır.

3. Olumsuz hislere kapılmak normaldir. Öfke, üzüntü, korku, hüzün, hayal kırıklığı, endişe, utanç, kıskançlık, güvensizlik gibi negatif hisler büyümenin ve gelişmenin doğal birer parçalarıdır. Her zaman kabul edilir. Anne babalar çocuklarının bu tip olumsuz duyguları hissetmelerinin normal olduğunu ve bunları dile getirmelerini desteklemeliler.

4. Daha fazlasını istemek normaldir. Çocuklar talepkar olduklarında sıklıkla yanlış, bencil veya şımarık olmakla suçlanırlar. Aslında yapılması gereken talepkar olmanın yanlış bir davranış olmadığını ancak her istediklerini de elde edemeyeceklerini anlatmaktır. Pozitif ebeveynlikte amaç çocuklara başkalarına da saygı duyarak bir şeyi nasıl isteyeceklerini öğretmektir. Aynı zamanda da anne babalara üzülmeden nasıl ‘hayır’ diyeceklerini öğretiyor. Çocuklar istediği soruyu sormakta özgürdürler ve talepkar olmak utanılacak bir şey değildir.

5. ‘Hayır’ demek normaldir ancak unutma patron anne ve babadır. Çocukların da ‘hayır’ demeye ihtiyaçları vardır. Bu izni onlara vermelisiniz. Ancak kural koyucunun anne babası olduğunu da bilmesi çok önemlidir. ‘Hayır’ demelerine izin vermek bir anlamda duygularını ifade etmelerine de izin vermek anlamına gelir. Her şeye izin veren ebeveynler bir süre sonra kontrolü kaybederler. Çocuklar özgürlüklerine kavuşmakta ve olayları istedikleri gibi yönlendirmekte kısa zamanda ustalaşırlar. Hayır demelerine izin vermekle, her şeye izin vermek arasında çok fark vardır.

****

Her ne kadar Çocuklar Cennet’ten geliyor desek bile çocuklarımız bizden geliyorlar ve bize ihtiyaçları var.

 

Kitap aslında çoğumuzun bildiği, okuduğu, hissettiği şeyleri anlatıyor. Zaman zaman kendini tekrar eden bölümler olsa da ben ana fikri aldım. Okumaya devam ediyorum ve bir erkek çocuk annesi olarak oğlumun neye ihtiyacı olabileceğini fark ettim. İlerleyen zamanlarda dikkatimi çeken, paylaşmaya değer bilgiler olursa onları da yazacağım.

Anne olmak harika aslında :)

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

1 Comment

Leave a Response