Bağırmayan Anne Baba Olmak

bagirmayan

Bundan tam 6 sene önce Koray 2.5 yaşlarında, 2 yaş sendromunun tepesinde ben delirmek üzereyim -gerçi sonradan öğrendim ki büyüdükçe sendromlu haller giderek artıyormuş da haberim yokmuş- Amerika seyahatinde kocaman kitapçılardan birine girmiştik ve karşıma Scream Free Parenting kitabı çıkmıştı. Henüz okumadan bloga bile yazmıştım bagirmayan-anne-nasil-olunur/ diye. Alıp okudum işe yaradı mı? O zaman yaradı biraz. Aslında kitaptan ziyade 2 yaşın bu kaotik hallerinin normal olduğunu kabullenince işler düzeldi. Sonra kitap rafa kalktı.

Üzerinden 6 sene geçmiş dedim ya Koray büyüdü, Alin doğdu derken ben son zamanlarda kendimi kapana kısılmış gibi hissetmeye başladım. Yetersiz anne olma hissiyle dolup taşıyorum ve çaresizlikten sesim iyice çıkmaya başladı. Sorunu çözmek yerine bağırır oldum. Ama çocuklar bağıran anne istemiyorlar, agresif anne istemiyorlar. Kısacası kendilerini kontrol edemezken bir de kontrolünü kaybeden anne istemiyorlar. Baba? O kısıma sonra geleceğim. Hiç bir şey çözülmediği gibi olaylar iyice çığırından çıktı. Yine böyle sinir krizi eşiğinde bir gün bir mesaj geldi Sevgili Ebrar Güldemler’den: ¨İrem, Scream Free Parenting kitabını Türkçe’ye kazandırdık. Sayende keşfetmiştik kitabı. İyi ki zamanında yazmışsın¨ diye. Dedim belki ana dilimden okursam daha iyi olur, demek tam anlayamamışım ki hala bağırıyorum :) Ebrar’ın harika çevirisiyle Hal Edward Runkel’in Bağırmayan Anne Baba Olmak kitabını kitapçılarda bulabilirsiniz.

IMG_0762

Kitabın alt başlığı ¨Sakin kalarak çocuk büyütmek¨. Mucize gibi diye düşündüm okuduğumda. Kitap okuduğum diğer ebeveyn kitaplarından farklı olarak odağı çocuklardan kendimize çeviriyor. Çocuklardan sorumlu değiliz, çocuklara karşı sorumluyuz, diyor yazar.  Çocuklar kontrol edebileceğimiz ya da kontrol etmemiz gereken, bize itaat eden varlıklar değiller ve onlara bağırmak sağlıklı ilişki kurmanın önündeki en büyük engel. Daha doğrusu sadece sesin yükselmesi değil bütün duygusal tepkiler ilişkiye zarar veriyor. Yok saymak, görmezden gelmek veya sevgiden mahrum bırakmak da bağırmanın başka yolları aslında.

Kitabın en can alıcı cümlesi ise şu oldu benim için:

Çocuklarımız üzerinde etki bırakmak istiyorsak önce kendi üzerimizdeki kontrolümüzü yeniden kazanmalıyız.

Çünkü onlara karşı olan davranışlarımızdan sorumluyuz. Çocuklar beklentimizin tam tersi hareket etse bile sakinliği koruyarak doğru davranış sergilersek olumlu etki bırakırız.

Kitabı her anne babanın alıp okuması gerekiyor. olaya farklı açıdan bakıyor, sorunun çocuklarda değil biz ebeveynlerde olduğunu anlatıyor. Ve hemen harekete geçmemiz gerekiyor çünkü zaman çok hızlı akıyor. Bir bakmışız yetişkin olmuşlar. Biz onların kendilerine yeten, davranışlarının sorumluluğunu alabilen bireyler olmalarını istersen doğru örnek olmak zorundayız. Boğulmuşluk sıkışmışlık hissinden sadece kendimiz çıkabiliriz, mucizevi bir elin bizi çekip almasını kurtarmasını beklemek aptallık ve daha da kötüsü zaman kaybı olur.

0

4 Yorum

  • Merve says:

    Çok güzel yazmışsınız. Teşekkürler. Hemen edineceğim bu kitabı.

  • Bihter says:

    4yaşında oğlum 9aylık kızım var.buaralar sesim cok cıkıyo ve bu durum beni üzüyor umarım işime yarar kitap bir çözüm ararken karşıma çıktı yazınız teşekkürler şimdiden.

  • Zübeyde says:

    Bu kadar olur! 21 aylık kızıma bu akşam bağırdım, çok korktu, ağladı, bana sıkı sıkı sarıldı ancak sakinleşebildi, çok kötü ve hep vicdan azabı çekmeme neden olacak bir durumdu gerçekten. Ama çok bunalmıştım, çünkü 38 haftalık hamileyim ve tüm gün sadece 2 saat uyumak istedim, olmadı, kızımın sendromuyla uğraştım. Neyse nasıl başederim bu sendromla diye internete girdiğimde sizin bağıran anne olduğunuz dönemdeki yazınız çıktı. Sonra da bu yazınızı okudum. Bir daha bağırmak istemiyorum çocuklarıma, gerçekten alt üst oldum, moralim bozuk. O daha bebek, ne yaptığını bilmiyor ve annesi ona bağırıyor:(

  • bu tarz paylaşımlar bizi çok bilinçlendiriyor,teşekkürler.

Leave a Reply