Stresli bir yapınız mı var? Asabi misiniz ya da fazla mı hassassınız? Öyleyse annenizi suçlayabilirsiniz!

Kendinizi devamlı stres altında mı hissediyorsunuz? Asabi bir yanınız mı var? Diğer insanların söylediklerinden çok mu etkileniyorsunuz? (Bugüne kadar yapmadıysanız eğer) Annenizi suçlayabilirsiniz!

LA Times’ın haberine göre (devamı burada); annenin tutumunun, yetiştirme tarzının, çocuğun yaşamında giderek büyüyen hatta yetişkin olduğunda da görülen etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmış. Yetişkinler üzerinde yapılan bir çalışmanın sonucunda çocukluklarında ebeveynleriyle ‘sıcak ve samimi’ ilişkileri olduğundan bahsedenlerin daha az alkol problemleri, ülser şikayetleri, kalp-damar sıkıntıları olduğu anlaşılmış. En son çalışma ise son derece çarpıcı. Anne-çocuk arasındaki ilişki, çocuğun ilerideki ruh sağlığını da etkiliyormuş.

Bilim adamları anne-çocuk ilişkisinin kanıtlanmış olan bu etkisinin tam olarak açıklayamıyorlarmış. Öyleyse ben söyleyeyim: [pullquote]Güven=huzur=mutluluk[/pullquote]

Annesi ile sıcacık, samimi, sevginin şekillendirdiği bir ilişkisi olan çocuğun, kendini her zaman güvende hissedeceği kesin. Güven=huzur=mutluluk değil midir?

Pozitif disiplini benimseyen bir annenin, çocuğuna kötü davranması, onu yok sayması mümkün değil. Çocuğu, bir birey olarak görmek, onun da istekleri olduğunu kabul etmek, sevmediği şeylere karşı anlayışla yaklaşmak çok mu zor??? Henüz 2 senelik bir anne olarak, genelde zor olmadığını söyleyebilirim. Ancak kimi zaman huysuzlanan çocuk yorucu olabiliyor. Ses bir saniyeliğine yükseliyor. Çocuk dudak büküyor çünkü anlam veremiyor ve üzülüyor. Anne zaten ilk saniye pişman yaptığından, bir de üzerine minicik üzgün bir surat. Kendine geliyor. Sonra dönüyor çocuğuna, kocaman bir kucaklamayla her şeye baştan başlıyor. Soru soruyor, anlamaya çalışıyor. Ben şimdilik buyum. Yaramazlığın sınırlarını zorladığında tepki vermek yerine, önce 10’a kadar saymaya başladım. Herkese tavsiye ederim, işe yarıyor. İlk anki kızgınlığınız, geçiyor ve çocuğa daha sakin ama kararlı yaklaşıyorsunuz.

Sonuç olarak neymiş?Annenin küçük çocuğuna olan yaklaşımı, çocuğunun ilerideki fiziksel ve ruhsal yaşamını etkiliyormuş. Ömür boyu süren bir etkiden bahsediyoruz burada. Küçükken ebeveynlerle kurulan sağlıklı ilişkilerin, insanın hem karakterinde, hem de vücudunda bıraktığı izleri gösteriyor bu araştırmalar bize. Zaten biraz kendimizi, çevremizi gözlemlersek ne kadar doğru olduğunu anlayabiliriz. Devamlı asabi, asık suratla dolaşan, alıngan, çabuk sinirlenen birinin çocukluk anılarının pek de iç açıcı olmadığını düşünüyorum (ve hatta biliyorum). Yeni anneler olarak bize düşen her fırsatta çocuklarımıza, onları ne kadar çok sevdiğimizi göstereceğiz, anlatacağız. Kendilerini güvende hissetmeleri için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bir anne-babanın en önemli görevi mutlu ve sağlıklı bir çocuk yetiştirmek olmalı, diye düşünüyorum.

0

3 Yorum

  • sifa says:

    yazini okuyunca br kez daha sarildim bebisime…ve…bundan yoksun buyuyen hali hazirdaki tum bebek ve cocuklar icin icim yandi….dunyanin en buyuk mahrumiyeti bu sanirim….

    herkes cocuk buyutur ama herkes yetistiremez…lutfen onlari sevgiyle buyutup yetistiremeyecekseniz dogurmayin….:(

    • SlingoMOM says:

      @sifa:
      Annelik sadece doğurup süt vermekle bitmiyor. Esas iş çocuğun yaşamını doğru şekillendirmek ve onu mümkün olduğunca mutlu ve sağlıklı birey olmasını sağlamak.

  • Neslihan says:

    Bu yazıyı atlamışım, çok iyi ele almışsınız elinize sağlık…

Leave a Reply