Dedim ya Şeker bizi öldürüyor diye, madem öyle ben bırakırım, arkamda bırakırım bu zehiri dedim ve başladım. Hayatımdam şekeri mümkün olduğunca çıkarmaya kararlıyım. İlk soruyu sordum kendime: Şekerden vazgeçebilir miyim? Şeker bağımlısı mıyım?
Yale Üniversitesinde araştırmacı olan Kelly Brownell hazırladığı bir beslenme anketi yemek bağımlısı olup olmadığımız hakkında fikir veriyor. (Bu arada bir de işlenmiş, şeker ilave edilmiş endüstriyel besinler yüzünden beyin kimyamızın nasıl bozulduğunu anlattığı Food and Addiction adlı kitap yazmış.)

İşte o anket soruları:

1. Aç olmadığınız halde sırf canınız çekiyor diye bazı yiyecekleri tüketiyor musunuz?
2. Bazı yiyeceklerden vazgeçme fikri sizi endişelendiriyor mu?
3. Aşırı yemek yeme yüzünden kendizi yorgun ve ağırlaşmış hissediyor musunuz?
4. Yemek konusu yüzünden sağlık sorunları yaşıyor musunuz? Ve olumsuz sonuçlarına rağmen yemeğe devam ediyor musunuz?
5. Olumsuz duygularınızı bastırmak veya sadece keyif için daha çok yemeğe ihtiyaç duyuyor musunuz?

Bu sorulardan bir tanesine bile ‘Evet’ cevabı veriyorsanız evet şeker, beyaz un veya işlenmiş gıda bağımlısısınız. Peki ne yapacaksınız? Ne yapacağız? Bahaneleri, kendimizi suçlamayı bırakıp harekete geçeceğiz. Ben işe şekeri bırakmakla başladım. Besinin doğasında şeker yoksa ve ambalajında şeker eklendiğine dair bir bilgi varsa tüketmiyorum. Şeker kaynağım meyve, sebze ve kahvenin yanında bir parça aldığım kakao oranı en az %85 olan çikolata. Bunlar dışında şekerli herhangi bir gıdayı tüketmiyorum. Şeker almıyorum aynı zamanda tatlandırıcı olan besinleri de tüketmiyorum. Çünkü derdim kilo vermek değil sağlıklı olmak. Tadı şekerli olsun diye yapay/kimyasal tatlandırıcıları eve sokmuyorum. Bazılarının, örneğin Stevia’nın bitkisel ve sağlıklı olduğu söyleniyor. Sağlığa zararlı mı değil mi bilmiyorum ama zaten benim derdim o şekerli tattan kendimi kurtarmak o yüzden sıfır kalorili doğal tatlandırıcı da olsa istemiyorum.

Benim şekersiz 7 günüm geride kaldı.

Kendimi daha hafif hissediyorum. O şişkinlikten eser kalmadı. Üstelik kendimi iyi hissettiğim için canım da şekerli herhangi bir şey istemiyor. O ağırlığı tekrar yaşamak istemiyorum. Henüz yazıldığı, anlatıldığı gibi ¨şeker istiyorum, şeker verin, tatlı verin, nutella verin¨ krizine girmedim. Başım da ağrımadı. Zihin olarak kendimi hazırladığımı düşünüyorum. Şu ana kadar en zorlandığım an zeytinyağlı yaprak dolmaya ‘Hayır’ dediğim bir öğleden sonraydı. Onun dışında hem kendime hem ev halkına gayet sağlıklı yemekler, atıştırmalıklar hazırladım. Zaten instagram’da 21 gün boyunca yayında olacağım #sekersizhayat diye. 22.günden sonra ben yolculuğuma devam edeceğim. İlk 21 gün önemli ama alışkanlık haline gelmesi için gereken süre buymuş. Motivasyon için de paylaşıyorum. Ben bir yazı okudum, karar verdim; belki birileri de benim paylaşımlarımı görür şekerden uzak durmaya çalışır.

Güne 1 litre detoks suyu içerek başlıyorum. Geceden içine limon ve salatalık dilimleri ile nane yaprakları koyduğum suyu sabah uyanınca içiyorum. Sonra en az bir litre daha üzerine su ekleyerek gün içinde içmeye devam ediyorum.

Akşamları meyve yemek yerine kendime aşağıda sağdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi içkiler(!) hazırlıyorum. Bir bardağa istediğiniz meyveyi koyun (tercihen çilek, şeftali, ananas, karpuz, kivi) sonra biraz ezin. Bolca buz ve gazlı su ekleyin. Ferah ferah için.

Ve yine akşamları canım bir şey çektiğinde kuru meyve yerine domates-salatalık yiyorum.

Bu aralar favorim ton balığı, kapari, beyaz peynir ve taze soğan ile hazırladığım salata. Akşam yemeği olarak yediğimde yanında karbonhidrat almıyorum. Öğlen menüsüyse yanına şekersiz kızartılmış ekmek veya galeta eşlik ediyor.

PicCollage

Taze nane çayı alır mıydınız? Akşam yemeğinden sonra bir fincan iyi geliyor.

Az tuzlu herhangi bir peynir, domates, fesleğen ve birkaç damla zeytinyağı ile hem mideyi hem ruhunuzu doyurun.

Marul veya iceberg yaprakları, hindi füme ve labne peyniri ile yaptığım wrap’ler kapışılıyor. Hem görüntüsü güzel hem de doyurucu. Hindi lezzetili olduğu kadar kalorisi düşük bir gıda. Bu şekilde de çok güzel oluyor. Deneyin derim.

Şekeri bırakırken…

Şeker eklenmiş gıdalardan uzak duruyorum
Ambalaj okumayı alışkanlık hale getirdim
Meyve doğal şeker tamam ama onun da fazlası zarar. O yüzden suyunu içmiyorum her zaman olduğu gibi günde 2 porsiyon olarak yiyorum. 
Şekerli içecekleri bırakalı çok oldu. Buna kola, hazır buzlu çay, meyve suyu dahil. Gazlı içecek ihtiyacımı maden suyu ile karşılıyorum. 
Mümkün olduğunca doğal gıda tüketmeye çalışıyorum. Çünkü fark ettim ki raf ömrü uzasın, daha çok tercih edilsin, beden daha fazla istesin diye paketli gıdaların birçoğuna şeker eklenmiş durumda.
Çok su içiyorum. Çok. 

Şekersiz hayat, hayat boyu devam edebilir mi? Arada canım bir şey çeker mi?

Peki gerçekten ne hissediyorum?

Yoksunluk, eksiklik hissi yok. Dedim ya dolma harici canımın çektiği bir şey olmadı zaten ondan da kolay vazgeçtim. Çünkü artık şeker tadı rahatsız ediyor. Meyvedeki bile üstelik. Geçen haftaya kadar afiyetle yediğim deveci armudunu bugün iki dilimden fazla yiyemedim, çok tatlı geldi. Şimdiden böyleyse bir ay sonra iyice kurtulmuş olurum diye düşünüyorum şekerden. Yine de böyle bir beslenme düzeninin sürdürülebilir olması, insanı sıkmaması için arada ‘ödül’ anlamında küçük kaçamaklar yapılabilir sanırım. Hemen değil tabi, önce tamamen arınacağım şekerden. Ne kadar sürer bilmiyorum. Ben yazmaya devam edeceğim. Bence siz de deneyin. Çok zor olmadığını anlayacaksınız. En azından küçük hedeflerle başlayabilirsiniz. Çayı kahveyi şekersiz için örneğin. Ne dersiniz?

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

12 Comments

  1. çay ve kahvede şeker kullanmıyorum. tamamen senin gibi arınma yapamam heralde. şu anda o gücü bulamıyorum kendimde

  2. İremcim,

    Süpersin. Lütfen 21 gün den sonra da paylaşımlara devam et. Bizlere gerçekten çok iyi bir kaynak oluyor.

    Sevgiler,

  3. Kimse can alıcı soruyu sormamış bari ben sorayım, bu bir haftada tartıldınız mı? değişiklik olmuştur muhtemelen :)

  4. Her gün merakla takip ediyorum.Yazdıklarını okudukça da kendimi motive ediyorum. Çocukların beslenmesinde neler yapıyorsunuz onu merak ediyorum.? Ne gibi yiyecekleri kaldırdınız ya da çocuklarınıza neleri yedirmiyorsunuz ??

  5. 2 sene öncesine kadar kilolu bir insandım.kola içemeden ve çikolata vs. şeyler yemeden yapamazdım.çayı kahveyi şekersiz içsem de şekere karşı hep bir zayıflığım olmuştur. ben şeker direncimi kırmak için ilk olarak kola içmeyi bıraktım.sonra diğerleri geldi.bu zaman zarfında 72 kilodan 55 e düştüm.epeydir aynı kilodayım.gerçi ben zayıflamak için şekeri bırakmıştım ama dediğiniz gibi şeker direncini beden bir süre sonra kırıyor ve artık insanın canı istemiyor.meyve bile yiyemez oluyorsunuz….buraya yazmak istedim benim gibi kilosu olanlar ilk olarak şekerden uzak dursunlar.belki benim de birisine faydam dokunur..

  6. Bende cay kahve şekersiz kullanıyorum üstelik uzun zamandır hazir meyva suyu icmem tatlilarla aram çok iyi değildir fakat bu kadar arınma bende yapabilir miyim bilemiyorum.

  7. Yukarida saydiginiz maddelerin hepsi bende mevcut maalesef ama bende sekeri birakmaya calusuyorum direncimin kirildigi noktalarda yazinizi tekrar tekrar acip okuyorum

  8. Bırakıyorum, market raflarında yiyecek ve içecek bir şey bulamıyorsunuz, tüm tv reklamlarının tamamı şeker ve trans yağlar üstüne, hem sağlıklı oluyorsunuz hemde bütçenizi koruyorsunuz, size alın diye sürekli reklamı yapılan şekerli ürünleride almamış oluyorsunuz.

  9. Merhaba! Ben de yakinda sekersiz bir hayata adim atmak icin kendimi hazirliyorum. sanirim biraz zor ve sancili olacak ama yilmak yok :) Yazilarini zevkle okuyorum!

  10. merhaba,
    şekersizlik kararınızı tebrik ederim, ben de iki haftadır bunun mücadelesi içindeyim.
    yazınızla ilgili yorum yapmak istediğim şey çok su içmeniz. pek çok uzmanın tvye çıkıp çok su için dediğine aldırmamalı, dördüncü sınıf tıp öğrencisiyim ve çukurova üni. tıp fak. nefroloji ana bilimdalı başkanı hocamız prof. dr. saime paydaş gereğinden fazla su içilmesini zararlı buluyor. derslerinde bu konuyu ısrarla vurguluyor. çünkü fazla alınan su bedene yük ve elektrolit dengesini bozuyor bununla birlikte böbreklerinizi de yoruyor. susadıkça su içmek yeterli, zaten normal insanlarda beyindeki susama merkezi gerekli uyarıları gönderiyor ve suya yöneliyorsunuz.
    ayrıca bol sebze tüketen biri olarak zaten sebzelerden epeyce su alıyorsunuz bununla birlikte yarım litreden az, 2 litreden fazla su içmemenizi öneririm :)
    sağlıklı hayatınızda istikrar dilerim:)

Leave a Response