Bir önceki sağlıklı yaşam konulu yazıyı hazırlarken şekersiz 1 yıl geçiren ailenin hikayesi çıktı karşıma. Ne zamandır ilgimi çeken ama bu beslenme düzenine ayak uydurup uyduramayacağıma emin olamadığım için başlayamadığım bir diyet. Aslında birkaç sene önce de Aydan Üstkanat’ın kendi hayatından yola çıkarak yazdığı ¨Şekersiz¨ adlı şu kitabı okumuştum. Dünden beri internette ne kadar kaynak hatta blog varsa gözden geçiriyorum. Şekerden arındırılmış zihin ve bedenlerin hikayelerini okudukça “Ben de yapabilirim” diye düşünmeye başladım. Hoş, 3 sene önce Canan Karatay‘ın kitabıyla birlikte çok sevdiğim halde hayatımdan tamamen çıkardığım şekerli gazlı içecekleri hiç aramıyorum artık. Üstüne Ayşegül Çoruhlu’nun Alkali Diyet kitabı sayesinde de taze bile olsa meyve sularını içmeyi de bıraktım. Uzun süre sonra bir yudum aldığım kola ile yaşadığım mide bulantısına çok şaşırmıştım üstelik. Yoğun şeker tadı korkunçtu. Çay ve kahveyi zaten şekersiz içiyorum. Demek ki yapabilme ihtimalim yüksek. Yeter ki başlayayım.

Ben, günümüzdeki hastalıkların çoğunun yanlış beslenmeden ve hareketsizlikten kaynaklandığına inanıyorum. Şekerin zaten kanserli hücreyi nasıl beslediği, diğer hastalıklara nasıl kucak açtığı kanıtlanmış durumda. Şeker sadece obeziteye sebep olmuyor, aynı zamanda bizi yaşlandırıyor. Cildi öldürüyor, rengini bozuyor,  ciltte ince çizgilere sebep oluyor. Madem öyle biz şimdiden neden önlem almıyoruz ve şekeri hayatımızdan çıkarmıyoruz?

Bu konuda biraz araştırmaya yapmaya başlayınca çoğu kişi gibi benim de ne kadar eksik bilgim olduğunu anladım. Zannediyoruz ki kek, pasta, baklava gibi yiyeceklerde var sadece oysa artık market raflarında elimize attığımız her şeyde var. Bebek maması bile buna dahil. Alin’e değişiklik olsun diye alıp verdiğim bebek yoğurtlarının ambalajına bir baktım içinde şeker var. Neden? Bilmiyorum. İnsanoğlu doğuştan tatlıya düşkün. Bu yiyecekleri bir kez tadınca hep yemek istiyoruz. Üstelik miktarı da arttırarak. Bir de tüketiciyi kandırmak veya kafa karıştırmak için ürün ambalajı üzerinde şeker ve türevlerinin değişik isimlerinin yazılması konusu var. Direkt içindekiler kısmında şeker yazmıyor olabilir ama eğer şu kelimelerden biri bile varsa, şeker var demektir: Sakaroz, mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker, dekstroz, sorbitol, mannitol, xylitol, fruktoz, glikoz, laktoz, maltoz, melas, turbinado.

Şekeri bırakmak, şekerden arınmak için en önemli sebebim: Kanser hücreleri şeker ile besleniyor. Benim şekere karşı savaşımın nedeni herkesin sandığı gibi kilo vermek değil. Kilo versem elbette harika olur da ben ömrümü sağlıklı şekilde geçirmek ve kanser başta olmak üzere yüksek tansiyon, kolesterol, karaciğer yetmezliği, obezite ve diyabetten uzak yaşamak istiyorum.

Şeker bağımlılık yapıyor

Uzmanlara göre, şeker bağımlılık yapıyor ve sigara ve alkol gibi denetlenmesi gerektiğini söylüyorlar. Bahsedilen büyük çoğunlukla rafine şeker. Yani işlenmiş ve besine sonradan eklenen şeker. Bir ambalaj üzerinde şeker ihtiva ettiği yazıyorsa işte o işlenmiş şeker demektir ve araştırmacılar insan vücudunun bu şekere hiçbir şekilde ihtiyacı olmadığını söylüyorlar. Yapmamız gereken  meyve, sebze, bal gibi doğal şeker kaynaklarına yönelmek. Bağımlılık olduğunu gösteren en büyük nokta ise beslenmesinden şekeri çıkartan birinin yaşadığı krizler. Şekerden arınmaya çalışan hemen hemen herkes benzer şikayetlerden bahsetmişler: asabiyet, titreme, aşerme. Bağımlı tip insan bu olmuyor mu?

Şeker bizi öldürüyor

California Üniversitesi’nde nöroendokronolojist olan Dr.Robert Lustig şeker hakkında bilinmeyenlerden bahsediyor ve aslında bir zehir gibi etki ettiğini söylüyor. Lustig’e göre kimse obez olmayı tercih etmez. Bunun küresel bir hastalık olduğunu; aşırı kilo almanın, kalp ve damar hastalıklarının sebebi olarak uzun yıllar yağların gösterildi oysa kimsenin aklına şekerin gelmediğini söylüyor. Lustig’in bahsettiği bir diğer ilginç başlık ise daha az şeker alıyor oluşumuz yani görünmeyen şekeri daha fazla tüketiyoruz. Gıda endüstrisinin gıdaların içine sakladığı şekerden bahsediyor. Neden ekleniyor bu şeker? Toplum şekerli tatları daha çok sevdiği için mi? Raf ömrü uzasın diye mi? Her şey olabilir ama Lustig’e göre toplum artık her şeyin daha tatlı olmasını istiyor ve tıpkı alkol ve tütüne yapıldığı gibi şeker için de bir takım üretim ve tüketim kısıtlamaları getirilmesini istiyor. Dr. Robert Lustig’in youtube’da yayınlanan ve milyonlarca kişinin izlediği Sugar: The Bitter Truth videosuna bakmanızı öneririm. Zaten ondan sonra şekerden bir an önce kurtulmak isteyeceksiniz. 

Şekersiz Hayat

Kararlıyım, bir şekilde rafine şekerden arındıracağım kendimi ve ailemi. Şeker eklenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak duracağım. Mutfakta dolapları açıp elime geçen bütün ambalajlı gıdaların içeriğine baktım. Kahvaltılık gevreğimi, salata ve makarna soslarını çöpe attım. Çocukların çok sevdiği ekmeği kontrol ettim, şeker oranı oldukça yüksek ve bizimkiler o ekmekle yapılan tosta bayılıyorlar. Şimdilik ekmeklerine dokunmamaya karar verdim ama sıra Koray ve Alin’e de gelecek. Mümkün olduğunca doğal şekere yönelteceğim onları. Bu arada şekersiz iki günüm geride kaldı. Ben böyle deyince ¨Ya meyve?¨ sorusu geliyor. Doğasında şeker olmadığı halde şeker eklenmiş gıdaları yemiyorum. Zeytinyağlı yemeklere şeker koymuyorum. Çayı kahveyi şekersiz içiyorum. Meyve suyu dahil şekerli içecek tüketmiyorum. Kuru meyveyi zaten pek almaz oldum tarım ilaçları yüzünden. Günde iki porsiyon meyvemi yemeye devam ediyorum. 3-4 litre su içiyorum. Çok arayı açmadan blogda şekersiz diyetimdeki gelişmeleri aktaracağım. Şekerden kurtulabiliriz. Sanırım. En azından deneyeceğim ben.

Bu arada, blogda bir sürü çikolatalı tarif var biliyorum. Çikolataya bayılıyorum çünkü. Yazmaya da devam edeceğim üstelik. Ben önce kendimi deneyeceğim. Aslında tahmin ettiğimizden katı bir diyet. Sürdürülebilir olması için zaman zaman küçücük porsiyonlar halinde ödül olarak tatlı yemekte hiçbir sakınca yok diye düşünüyorum. 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

22 Comments

  1. Yaklaşık 2 senedir bu şekilde yaşıyorum, başlangıçta elbette ki zor geliyor süregelen alışkanlıklarımızdan ötürü ancak vücut sen onu neye alıştırırsan ondan keyif almaya basliyor. Bir sure sonra da canının çektiği atistirmaliklardan tut, her ‘ne yesem acaba’ dediğinde saglikli besinlere yöneliyorsun. Ancak bu noktada çok onemli bir unsur var ki, o da gercekten dayanılmaz hale geldigi günlerde nefsine ölçülü bir bicimde izin vermek. Sen devam ettikçe,şekerli gıdalar ağır gelecek zaten miğdene, simdi sana normal gelen şekerliler,çok daha fazla şekerli bir tat bırakacak. Yapılamayacak bir sey degil, kesinlikle mümkün. Karar vermiş olman yeterli bitirmen icin. Senin ve ailen adına çok sevindim :)

  2. Vermiş olduğunuz detox içeceğini hergün mü hazırlayıp içeceğiz?Yoksa ne bileyim 1 hafta içip 10 gün ara vermek vs. gibi formülü var mı?

  3. Detoks içeceği derken sabah 2 litrelik su dolu sürahiye limon, salatalık dilimleri atıyorum. Bittikçe su dolduruyorum. Hayat boyu sadece bunu içseniz de olur. Aromalı su gibi düşünün :) Öykü Uçak

  4. Şeker konusuna gelince kesinlikle size kayılıyorum.Gebelik dönemimde diyabet yaşadığım için çayda şekeri kesmiştim.İlk başta zorlandım.Fakat doğumdan sonra azıcık şeker eklediğimde inanılmaz bir şeker tadı geldi ağzıma.Bir de bebek beslenmesinde dr lar bbe bisküvisi ,pekmez,yumurta vs karışımlı bir mama öneriyorlar ilk zamanlar.O mamayı yiyin bebeğe yüklenen şeker miktarı da aşırı boyutlarda.ben tadına baktığımda şekerden dilim yanmıştı resmen.

    1. aynen bende de gebelik şekeri çıkınca ekmek, makarna, şeker, hatta fazla meyveyi bile kestim. şimdi hala çikolata yeme fikrinden midem bulanıyor, kola içmeye çalışınca midem bulandı falan filan.. demem o ki şeker sigara gibi bir şey. tuketmeyince aramıyorsunuz, düzenli tğketince de vazgeçemiyorsunuz

  5. Evet dün yaptım ve başladım.Tadı da mükemmel:)Ben devamlı tüketirsek herhangi bir sakıncası olabilir mi diye merak etmiştim de..Bu konularda pimpirikliyim biraz:))

  6. Detoks suyuna başladım ben de ama şekersiz beslenmeye başlamadan önce tiramisu tarifi alsaydık keşke :) :) :P

  7. Biz evde bunlara dikkat ediyoruz: her türlü hazır veya sıkılmış meyve suyunu sokmuyoruz (meyvenin kendisini yiyoruz çocuklar da) asitli içecekleri sokmuyoruz, beyaz pirinç( biz eşimle neredeyse tamamen bıraktık, çocuklar az yiyorlar) beyaz unu bıraktık, şeker, çikolata yemiyoruz (biz eşimle hiç yemiyoruz çocuklar ise çok çok nadir bir Parça çikolata) Tatlı’nın her türlüsünü bıraktık, çikolata benim için en zoru oldu diyebilirim bir oturuşta 1 kavanoz nutellayı yerdim, ama geçenlerde ağzıma Ufacık bir Parça çikolata attım ve o kadar çok tatlı geldi ki anlatamam, Devamını zaten zorla bile yiyemezdim. Kendimi çok daha iyi hissediyorum kesinlikle. Evet biliyorum zor özellikle çocuklar için biz Yanlarında yokken zor olacak takibi ama alışacaklar..

  8. Vücut 21 günde alışıyormuş bende şekeri bırakmayı düşünüyorum

  9. İremcim,

    Ne zamandır araştırdığım bir konu bu. Çünkü insülin direncim bayağı yüksek çıktı ve Dr. aile yatkınlığından dolayı şeker hastası olma riskimin çok yüksek oluğunu belirtince ben de kolları sıvadım. Hele senin de belirttiğin şekersiz 1 yıl geçiren ailenin hikayesini okuyunca iyice niyetlendim. Ne zamandır cesaret edip başlayamıyordum. Senden güç alıp ben de başlıyorum.( Tabii ben senin kadar dirayetli değilim bayramdan sonra başlayacağım :) ) Tabii önce biz sağlıklı olmalıyız, ancak esas çocuklarımızı bu konuda doğru yönlendirmeliyiz. Bugün Rüya’nın okulunda poşet meyve bitki çayı yerine kendilerinin bitki çayını kaynattıklarını öğrendim. Tam ne güzel derken içine çok az esmer şeker attıklarını öğrenince tüylerim diken diken oldu. Kime göre az?? Biz çocuklarımıza hiçbir içeceği şekerli vermemeye çalışırken okulda pat diye önlerine koyuyorlar. Tüm okulda çocuklar şekere alışıyor. Bu şeker tehlikesini öncelikle okullarda yönetimlere iyice anlatabilmeli ve önlem alabilmeli sanırım.

    Bu konuda faydalı yazılarını ve tariflerini dört gözle bekliyor olacağım.

    Sevgiler,

    1. aynen öyle Petek’ciğim.
      Bir yerden başlamamız gerekiyor. Biz alışkanlık edindikten sonra çocuklarımız da bizden görecek diye düşünüyorum.

  10. Merhaba
    Ben her sabah sıkılmış meyve suyu iciyorum. Bundan da söz etmissiniz.acaba neden? Sadece su mu içelim? Meyvedki şekere çok da karşı olmamak lazim sanki. Sevgiyle

    1. Yani aslında şöyle; bir bardak portakal suyu için en az 3-4 portakalın suyunu sıkıyorsunuz. Posası, lifli kısımlarını da yemiyor atıyorsunuz. Oysa meyveyi dilimleyerek yeseniz hem yararlı kısımları tüketmiş olacaksınız hem de alacağınız şeker miktarı bir o kadar azalacak. Meyvedeki şeker evet doğal ama her türlü şekerin kontrollü tüketilmesi gerekiyor :)

  11. sizden ilham ve enerji aldım ben de giriştim bu şekersizlik işine ki her ne kadar çok düzenli spor yapsam da sağlıklı beslenmeye çalışsam maalesef bağımlılık derecesinde tatlıya düşkündüm ve son zamanlarda abarttıkça abartmıştım olayı, bugün 2. günüm , canım çok fena ucundan azıcık da olsa istiyor ama direniyorum, en çok da bir ay sonra ya da her ne kadar dayanabilirsem tekrar tattığımda ne gibi bir etki yaratacak bende, merakla ve umutla takip edeceğim bu sürecinizi

  12. Şeker, hayatımın tadı benim. Şekerli su içerim ama şekersiz çay içmem. :) Kötü bir şey ama bir adet kötü alışkanlığım da oluversin…

  13. Sevgili İrem instagram hesabında okuyunca bende basladim.Bugün 2. günüm zorlanıyor muyum hayir.Bende yillardir cayi kahveyi şekersiz içerim meyve suyu kola senede bir iki ancak.Ama ben tam bir tatli canavariyim.Hergun mutlaka bir tatli yada çikolata yerdim.21 gün sonra umarim tamamen cikar hayatimdan.

    1. Rabia Merhaba,
      Çok sevindim başlamış olmana. Ben tatlıdan da vazgeçtim artık. Kahvenin yanında küçük bir parça kakao oranı en az %85 olan çikolata yiyorum. Gayet yetiyor artık.
      :)

  14. Devletşah hanım hepimizi yakından ilgilendiren konulara dikkat çekiyorsunuz !! harkulade tarifleriniz. mükemmel bir eş ,bir anne siniz sitenizi her fırsatta ziyaret ediyor bilgileniyor .faydalanıyorum ellerinize sağlık şeker çok sevdiğim vazgeçilmezlerimden nasıl olacak bilemiyorum ama deneyeceğim teşekkürler selam sevgiler.::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::…

  15. İrem Hanım merhaba, şekersiz günlüğü daha önce okumuş ama beceremem diye niyet etmemiştim. 2 hafta önce bir cesaret geldi, arınma sürecine başladım. çay-kahveyi zaten şekersiz içiyorum. canım tatlı istediğinde ara ara kuru/yaş meyve ile idare ettim; meyve suyunu hayatımdan çıkardım. yurtdışında yaşıyoruz, her haftasonu bir misafirimiz geldi, Viyana kafelerinden pasta yemeden çıktım ama 3 kadeh şarap içmek durumunda kaldım. 2. haftada sürekli kahvenin yanında bir çikolata yeme arzusu geliyor içime. son haftada bu istek azalacak mı?

Leave a Response