Mini mini birler için okul zili çaldı bugün. Beraberinde bir sürü endişe, korku, belirsizlikle birlikte hem de. Okullu olan tüm ailelere kolaylıklar diliyorum. Umarım herkes için iyi olur. Umarım.

Okul deyince benim aklıma bir de kırtasiye gelir. Oldum olası bayılırım kırtasiyeye. Rengarenk kalemler, kokulu silgiler, çeşit çeşit defterler arasında kaybolurum bir kitapçıya girdiğimde. Hepsi benim olsun isterim. İlkokula giderken de böyleydi, yaş 30’u geçiyor değişen bir şey yok. Hele şimdi okullar da açıldı ya dolup taşıyor her yer göz alıcı kırtasiyeliklerle.

Aslında Koray ile ilgili bir durum henüz yok. 1.sınıfa gitmesine daha iki sene var da benimki meraktan, oturdum biraz okudum bu ürünlerle ilgili. Zaten son günlerde ürün güvenliği konusuna takılmış vaziyetteyim, acaba diyorum toksik kimyasalların durumu nedir? Biberonlardaki BPA’dan kurtulduk sayılır ama oyuncaklar ve okul eşyalarındaki kimyasallar hakkındaki endişelerim gittikçe büyüyor.

Pepe-Okul-cantasi-Örneğin, süper kahraman resimli bir çeşit plastik malzemeden yapılmış olan okul çantalarındaki fatalat oranı çok yüksekmiş. Hele hele gıdalarının konduğu plastik beslenme çantaları, suluklar kalitesiz malzemeden üretilmişlerse çocuklarımız büyük risk altında.

Ya kokulu silgilere ne demeli? Üzerinde arı maya çizimi olan pembe, sarı, yeşil renkli küçük silgileri eminim herkes hatırlıyordur. Ben en çok yeşil renklisinin kokusunu severdim. Deli olurdum o silgilere. Oysa kim bilir neler var içinde? Zaten öğrendim ki bu gibi kokulu malzemelerde bağımlılık yapma potansiyeli yüksek içerikler varmış. Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki küçük çocukların bu malzemeleri ağızlarına götürme, tadına bakma(!), koklayacağım diye dayanamayarak biraz da muzurluk olsun yalama(!) ihtimalleri yüsek. Bu gibi temaslar sonucu ürünlerdeki tehlikeliolabilecek maddeler de vücuda bir şekilde nüfuz edebiliyor. Tam olarak bir araştırma yok sanırım ancak var sayımlardan yola çıkarak deniyor ki bu maddeler vücutta birikebilir, kişiyi zehirleyebilir, organ yetmezliğine sebep olabilir, kanserojen etkileri olabilir. Kısaca insan sağlığı için son derece sakıncalı maddelerle çocuklarımız farkında olmadan karşı karşıya geliyorlar.

Peki ne yapmalı?

School_Supplies

Mümkün olduğunca iyi araştırmalı. ¨Ne var canım biz de bu malzemelerle büyüdük, sağlığımız yerinde¨ diyenler çıkacaktır. İyi hoş da acaba, günümüzdeki kanser gibi ciddi hastalıkların bir tetikleyicisi de seneler boyu maruz kaldığımız bu tip maddeler olamaz mı? %1 ihtimal bile olsa önlemini almak gerektiğini düşünüyorum. En azından yapabildiğimiz kadar. Kırtasiye alışverişi yaparken TSE damgasına ve CE damgasına dikkat etmek gerekiyor. Ambalaj üzerini okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Mümkün olduğunca boyasız, kokusuz ürünleri tercih etmeliyiz. Plastik, vinil çantalar yerine kumaş çantalar almalıyız. Çocuklarımızın yiyeceklerini, sularını koyduğumuz kapkacakların plastiğine dikkat etmeli hatta mümkünse çelik malzeme kullanmalıyız.

Sizlerinde aklına takılıyor mu bunlar?

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

2 Comments

  1. Burada iş okullara düşüyor bence. Mesela mirata’nın okulunda kırtasiye malzemelerini okul veriyor, kalemlik de dahil. Dışarıdan hiçbir şekilde malzeme götüremiyorlar okula.Herkes tek tip. Kimse kimseye özenmiyor. onda var bana da bana da demiyor.Zaten kantin de yok, çocuklara para vermek de yasak. Tam diktatör rejim yani:)) O yüzden boyaymış, kokuymuş derdimiz yok.Ben çok mutluyum bu durumdan açıkçası…

Leave a Response