Bu konuda söylemek istediğim birkaç şey var. Elbette doktor, uzman, eczacı değilim ama çok okuyan ve çevresinde tıp dünyasından bir sürü kişi olan bir anneyim.
Koray’ın hasta olduğunda sosyal medyada bir şeyler paylaştığım her sefer anneler tarafından mesaj ve e-posta yağmuruna tutuluyorum. Bunların birçoğu çocuğa mümkün olduğunca ilaç vermemeyi babaya ve aile büyüklerine rağmen nasıl becerdiğimi soruyor. Bir kısmı da neden ilaçlara uzak durduğumu merak ediyor. Elbette ne kadar yanlış olduğumu yazanlar da var.

Öncelikle baştan alayım. İlaçlara uzak duruyorum. Her zaman böyleydim. Koray’dan önce de hasta olduğumda verilen ilaçlar istemeye istemeye alırdım hatta çoğu zaman yarı bırakırdım. Çok bir şey bildiğimden değil, kendi kendine iyileştirmenin ve bitkisel takviyelerin gücüne inandığım için. Antibiyotik zaten eve kolay kolay girmez. Babam bize antibiyotiğin virütik hastalıklarda işe yaramadığını söylemişti. Mikrobik hastalıklarda, enfeksiyon varsa bu zehir(!) kıvamlı ilaç kullanılır. Yani soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda yapılacak en son şey antibiyotik almak hele ki herhangi bir doktora sormadan kulak dolma bilgilerle almak. Çevremde çok var hasta olur olmaz ecza dolabındaki eline ilk gelen antibiyotiği alan arkadaşım, tanıdığım. En azından bir bilene sormak gerekmez mi? Zaten grip için ‘ilaçla yedi günde ilaçsız bir haftada geçer’ derler ;) Ben böyle hastalık anlarında okyanus suyu spreyi ile dolaşıyorum. Solunum yolu açık olsun yeter.

Son 2-3 gündür Koray ateşliydi. Hele geçen gece 40.6’ya kadar çıktığını gördüm. O kadarını beklemiyordum açıkçası. Akşam yatırırken ölçtüğümde 37.7 civarlarındaydı. Bir sonraki kotrolde çok yükselirse ilaç veririm diye düşünmüştüm. O zamana kadar ateş düşürücü vermek istemedim çünkü ateşin korkulacak bir şey olmadığını biliyorum. Elbette temkinli olmak ve sık sık kontrol etmek gerekiyor ama yükselen ateş bağışıklık sisteminin vücuttaki virüslere karşı savaştığının göstergesi. Aniden ve süratle ateşi düşürmenin bağışıklık sistemine müdahale olarak düşünüyorum. Onun yerine ayaklarını suya sokmayı, elini yüzünü yıkamayı, ensesini soğuk suya batırılmış bezle silmeyi tercih ediyorum. 40.6’yı görünce verdim elbette ateş düşürücüyü. Belki biraz daha beklesem zaten düşecekti ama rahat uyumasını istedim. O yüksek ateş kim bilir nasıl sıkıntı yaratıyordur küçücük bedeninde. Geceyi nispeten rahat geçirdik. Bir daha ilaç vermeme gerek kalacak kadar yükselmedi. Dün günü yine 38’lerde geçirdi ama sık sık su ile haşır neşir olmasını sağlayarak ve bol bol oyunla kendini iyi hissetmesini sağlayarak toparladığını düşünüyorum.

Sadece ilaçlara değil ambalajlı vitamin ve minerallere de uzak duruyorum. Doğal ve taze sebze-meyvenin daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda gerçekten doğal olanı bulmak kolay değil, o başka mesele. Ben vücudumuzu dinlememiz gerektiğine bize doğruları göstereceğine yürekten inanıyorum. Beyin gücüyle her şeyin üstesinden gelebileceğimizi biliyorum. Ruhsal, duygusal ve fisiksel olarak da kendimizi yeterince geliştirdiğimizde daha sağlıklı olacağımızı biliyorum. Oğlumu da buna uygun büyütmeye çalışıyorum. Gün gelir gerçekten de ilaç alması gerekir. Elbette sorgulamadan vereceğim. Ama grip diye ateşi yükseldi, öksürüyor diye vermeyeceğim.

Peki babayı ve aile büyükleriyle ne yapıyorum?

Sarp evhamlı bir baba. Evde olsaydı eminim 40.6’ya kadar beklememe izin vermezdi. Aramızda ufak çapta bir kriz yaşanırdı. Yine de çoğunlukla benim kararlarıma güvenir ve karışmaz. Babam zaten benim bu düşüncelerimin kaynağı. Geri kalanlarına çok detay vermiyorum, böylece sorgulanmıyorum. Ya da hastalık zamanı çok yakınlarımdalarsa ilaç verdin mi diye sorduklarında kaçamak cevaplarla geçiştiriyorum. ;)

Elbette ben basit hastalıklardan yani ilaç kullanımı hakkında insiyatif kullanabileceklerimden bahsediyorum.

Umarım, umarım hiçbirimiz hastalıklarla uğraşmak zorunda kalmayız.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

15 Comments

  1. Yazınızı okudum.Elebetteki ilaçtan en kadar kaçarsanız iyi ancak 40.6 ateşle hala direneye çalışanızı Koray için ne kadar iyi biliyorum ya havale geçirseydi kendinizi bağışlayabilecek iydiniz..

  2. Ateş için Kadir Tuğcu’nun yazılarını okumanızı tavsiye ederim. Ateş yükselirken havale geçirecekse geçirir, yani ateşi yükselmiş bir çocuk zaten havale geçirmezmiş. Ateşten çok gereksiz yere korkutulduğumuzu düşünüyorum.

  3. merhaba
    ben bir hekimim ve ilaçlara düşmanım.bende oğlumda ilaç kullanmayı sevmiyorum.son 3 haftadır felaket öksüruyor.ancak genel durumu iyi iştahı iyi ateşi yok diye direniyorum.boş bosuna antibiotik vermiyorum.iyide yaptığımı düşünüyorum.

  4. Merhaba, ben de kızıma şu ana kadar ilaç kullanmamış bir anneyim. Umarım bundan sonra da ilaç kullanacak kadar öneml bir hastalığımız olmaz ancak ben ateş konusunda sanırım 40 ı görebilecek cesarete sahip değilim:) Kulaktan, 39 a direndik en son:)

  5. oğlumun moduna dikkat ederim. bazı zamanlar mesela azı dişi çıkarken ateş 38 olur ama kudurup tepinmeye devam ettği sürece çok üstünde durmam, sık kontrol ederim, hareketlerine enerjisine dikkat ederim vs. ama uyuma isteği titreme üşüme vs varsa direkt doktora giderim zaten. gitme imkanı yoksa telefon açar sorarım. ilaç verme kararım daha önceki klasik deneyimlerime göredir, diş çıkarma, diş yüzünden basit nezle vb. eğer alışık olmadığımız bir durum varsa, semptomlar hafif bile olsa mtlaka doktora danısırım, en azından guvendıgım bır eczacıya..

  6. bir bebeğin vücudu ve direnciyle bir yetişkinin vücudu ve direncini karşılaştırmanız bence büyük bir yanlış. ben kendim için gereksiz yere ve kafama göre ilaç almayan birisiyim. ancak gerekli olduğunda da “aman ilaçsız atlatayım” diye kendime eziyet de etmem. ikiz bebeklerim var, haftaya 1 yaşına basıyorlar. çok şükür çok ciddi hastalıklar geçirmedik. ancak tabii ki farklı sebeplerle ateşleri çıktı (aşı sonrası, diş çıkartırken, kulak iltihabı gibi). ateşleri azıcık bile yükselse ilaç vermiyorum tabii ki, ancak ateş yükseldiğinde onların minnacık vücutları kırılırken, mahsunlaşıp elleri ayakları ateş kestiğinde, onları rahatlatmak benim için ön plana geçiyor. dediğim gibi, yetişkin vücuduyla bebek vücudunun direnci aynı değil.

  7. Bende hAMİLE BİR BAYAN OLARAK SIK SIK İLAÇ KULLANIMINA KARŞIYIM.AMA MERAK ETTİĞİM BİRŞEY VAR IREM SEN HAMİLEYKEN MULTİ VİTAMİN İÇTİNMİ?? COK MERAK EDİYORUM CVPLARSAN SEVİNİRİM.
    . BEN SADECE DEMİR HAPI KULLANIYORUM KANSIZLIĞA KARŞI.

    1. Esra Merhaba,
      Yorumunu şimdi gördüm, biliyorum çok geç ama cevapsız bırakmamak için yazıyorum. İlk 3 ay folik asit içtim sonra başka bir vitamin almadım. Diyorum ya ben o vitaminlere inanmıyorum nedense.

  8. Merhaba elbette basit vakalarda ilac kullanimi gereksiz ben ve esim ilac kullanmayi sevmeyiz , kizimiza 11 aya kadar ilac vermedik hatta asilarda bile tek bir ates düsürücü vermedim cok rahat hijyen delisi olmayan bir anneydim gerci hala öyleyim ama kizim 11 aylikken domuz gribi oldu 3 gün düsmeyen ates sonrasi doktorumuza gittik tam muayene esnasinda kizim 38,7 ile havale gecirdi ve inanilmaz korkunc bir görüntüydü …Burda (Almanyada) ilac öyle cok kolay verilmez hele antibiyotik asla öksürük ilacida öyle genelde alternatif tip önemsenir ve uygulanir o nedenle biz hala cok ilac kullanmayiz ve hala kizim ateslendiginde ates grafigi tutarim ama iste bazen yetmiyor . Kizim 2 defa daha üst solunum yolu enfeksiyonuna bagli hep 38- 38,5 arasi 2 havale daha yasadi… Yani ates cokta kötü birsey degil hatta cocugun bagisiklik sistemi icin iyidirde ama iste bizde bu durum gecerli degil malesef öyle 39-40 gibi rakamlar bizde hic olmadi …her cocuk farkli birine uyan sistem, grafik baskasina uymayabilir….nacizane kendimden bir örnekti bu, sevgiler….

  9. Kızım 37 aylık. Şimdiye kadar toplamda 2-3 defa ateş düşürücü içmiştir. Onun haricinde hiçbir ilaç kullanmadı. Her sene de 2-3 defa hasta olur. Ateşi de 41 dereceyi gördü ve hatta geçti belki de emin değilim.

    Bizim evde derece kullanılmaz. Ateş ölçmenin annenin sinirini bozmaktan başka işe yaramayacağını düşünüyorum.

    Yukarıdaki örneklerde 38 derecede havle geçirildiği görülüyor. Demek ki havalenin yüksek ateş ile doğrudan ilgisi yok. Ateş düşünce, havale riskinin ortadan kalktığı da doğru değil. Düşük ateşle de havale geçirilebilir.

    Bebeğim havale geçirse kendimi sorumlu hissedecek miyim? Hayır. Zira havaleyi ben engelleyemem. Ateşi 36 dereceden aniden 39’a çıkarsa, ben ateşinin olduğunu fark edene kadar havale geçirmiş olur Ayrıca bildiğim kadarıyla havale, görüntü itibariyle kötü bir şey olmakla birlikte herhangi bir zararı olmayan bir durum. O nedenle bebeğim havale geçirdi diye kendimi sorumlu tutmam.

    Ben antibiyotikler ve bilumum ateş düşürücü, öksürük kesici zırt pırt ilaçlarla büyümüş bir çocuğum. Havadan nem kapar hasta olurum. Annem bundan dolayı sorumluluk duyuyor mu ki?

    Kızım hiç ilaç kullanmadığı halde kendisinden önce hasta olup kendisine hastalığı geçiren ve ilaç kullanan arkadaşlarından daha önce iyileşiyor. Bundan dolayı kendimi sorumlu hissediyor muyum?Evet, bu sorumluluğu yüklendiğim için mutluyum. Kızıma sağlam bir bağışıklık sistemi hediye ettim, daha büyük bir hediye olabilir mi ki?

  10. neden bir çocuk doktoru gitmek değil mi? Ama iyi bir danışmak önemlidir! Bunu yapmak için 3 adım vardır.
    1. Eğer internet üzerinde bir bakın – örneğin: http://www.medmio.com/cocuk-doktoru
    2. Eğer görüşler okumak ve birini seçin
    3. Eğer doktor ziyaret ve çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu! :)

Leave a Response