Bende yok.

Temiz olma ile takıntılı olmayı ayırıyorum ben.

Bebekli evlerde genelde acayip hal vardır. Ayakkabıları kapı önünde çıkartmalar, evde yere düşen oyuncakların sabunlanıp kaynar sudan geçirilmesi, emzik ve biberonların günde 8 kere steril edilmesi, evcil hayvanlardan uzak durmak vs… bunlar temizlik göstergesi değil bana göre. Olsa olsa gereksiz kendini yormak demek. Bir kere, çocuğu mikroplardan tamamen arındırılmış bir ortamda büyütmek imkansız, hadi yaptınız diyelim. Evden dışarı pek çıkmıyorsunuz, eviniz de ‘bal-dök yala’ kıvamında olsun. Bir kaç sene içinde illa ki sosyalleşecek olan çocuğunuz, karşılaşacağı ilk mikroplar yüzünden hastalanacaktır. Başka kimse hastalanmazken, sizin o kadar temiz(!) baktığınız çocuğunuzun başına gelir bu.

Çocuktan önceki eviniz nasıl temizse ve siz bu ortamdan dolayı hastalanmıyorsanız çocuğunuz da hastalanmaz, mikrop kapmaz. Daha fazla bir hijyen harekatına girişmek zaman kaybıdır, yorgunluktur ayrıca daha fazla kimyasala maruz kalmak demektir. Bazen mail geliyor ‘çocuğunuzun oyuncaklarını hangi ilaçla yıkıyorsunuz?’ diye. Köpek var ya evde… cevap veriyorum: özellikle köpek var diye yıkamıyorum. Oyuncaklar çamur, toz, toprak veya yemek bulaşığı olmadığı sürece devamlı yıkanmıyor. Gerek yok ki.

Köpekle yaşarken

Bir kere köpeğimize çok iyi bakıyoruz. Aşılarını ihmal etmiyoruz, sık sık banyo yaptırıyoruz, sokaktan eve gelişinde ayakları yıkanıp siliniyor. Tüylerinin çok döküldüğü dönemde ev iki kere süpürülüyor. Bu kadar. Gerisi teferruat.

Zaten hastalıkları önlemenin birinci kuralı ellerin sık sık ve çok iyi şekilde yıkanması. Çamaşır suyu gibi zehirli kimyasalların evimizden eksik olmaması temizliğin yeterli olduğunu göstermiyor. Hoş, ben de kullanmıyor değilim ama her sefer soluduğumun son derece zararlı bir madde olduğunu bildiğimden mutsuz oluyorum.

Ben çocukların ev dışında da emekleme girişimlerine ses çıkarmam. Elini ağzına götürmesine engel olmanın yeterli olduğuna inanıyorum. Yere oturmuş, yatmış kalkmış dert değil. O kıyafetlerle yatağa yatacak değil ya. Eve girer girmez el yüz yıkanıyor, üst baş değişiyor Oyuncaklar de dediğim gibi çok kirliyse el sabunuyla yıkanıyor. Oral dönemdeki bir bebek yani her bulduğunu ağzına götüren bir bebeğin sokakta yere düşen bir oyuncağı emziği ağzına almasına engel olursunuz, eve gelince de yıkarsınız olur biter. Daha fazla için endişe etmeye, telef olmaya gerçekten de gerek yok.

Çocuklar evin dışında daha kolay büyüyor, bunu da hijyen endişeleri yüzünden zor hale getirmeyelim.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

2 Comments

  1. Ben de seninle aynı düşüncedeyim. Hijyen çamaşır suyu değildir….. Çok kirlendiğinde sabun yerine buhar makinesi ile yani sıfır kimyasal ile temizliyorum. Buhar makinalarının temizlik için keşfedilmiş en başarılı ürünlerden biri olduğunu düşünüyorum.

  2. Enfeksiyon, hastalıkların yüzde 50′sinden fazlasının temel nedeni. Enfeksiyona neden olan baş faktör ise hijyen eksikliği. Ancak söylediğin gibi bunun dozunu ayarlamak önemli. Bazı mikroplar veya parazitlerle sık karşılaşma bağışıklık sisteminin daha iyi gelişimesine neden oluyor. Fazla hijyenik ortamlarda büyüyen çocuklarda ise mikroplarla daha az karşılaşılması sonucu savunma sisteminin dengesi bozularak hastalanmaları kolaylaşıyor. Ben de yatağa eli, yüzü ve üstü temiz girmesine özen gösteriyorum, dışarıdan geldiğimizde mutlaka ellerini yıkıyorum ancak haricinde kah mutfakta, kah banyoda hatta bazen ayakkabılarla girdiğimiz kapı girişine dahi uzanmasına göz yumuyorum. Diş kaşıyıcıları dışındaki tek bir oyuncağını da yıkadığımı hatırlamıyorum :)

Leave a Response