Kış mevsimi daha doğrusu okul mevsimi başlayınca hastalıklar da hanelere girmeye başlar. Nezle, soğuk algınlığı, grip, larenjit veya döküntülü hastalıklarla boğuşur dururuz anaokuluna giden çocuğu olan biz aileler. Okuldaki salgının birinden kurtarsak yakayı bir sonrakine kesin yakalanırız.

Geçen sene Koray her ay ateşlendi ve tüm okul dönemi boyunca da 4 kere larenjit geçirdi. Elbette her sefer bir diğerinden daha hafif geçti ve daha kısa sürdü ama işin içine ateş girince neredeyse bir hafta okuldan uzak kalmak zorunda oluyor çocuk. Hem toparlanması için hem de hastalığını arkadaşlarına geçirmemesi için hafiften bir karantina durumu oluyor. İlkokulda da aynı yoğunlukta hastalık oluyor mu bilmiyorum ama yuvalarda hastalık hiç bitmiyor. Kimseye de kızamıyorum ‘hasta çocuğunuzu niye okula gönderiyorsunuz?’ diye. Daha doğrusu çocuk ateşli değilse, döküntülü bir hastalığı yoksa okula gönderilmesinde bir problem görmüyorum. Evet, belki benim çocuğuma da geçirebilir ama ağır seyreden bir hastalık olmadığı müddetçe hafif bir burun akıntısıysa olayı büyütmeye gerek görmüyorum. Hem zaten burun akıntısı ateş gibi 2-3 günde geçmiyor ki en az bir hafta on gün sürüyor. Yapacağınız tek şey solunum yolunu açık tutmak, bol bol burnunu temizlemek.

 

Açıkçası bugün Koray’ı nezle haliyle okula gönderdim. Çantasına da burun spreyini koydum, öğretmenine de tembih ettim ‘tıkanırsa burnu, sıkarsınız’ diye. Geçen Cuma eve bu halde geldi, geçmiş bir arkadaşından. Durum aynen bu: bütün çocuklar nezle, aksıtıyorlar, hapşırıyorlar. Diyebilirsiniz, kimse göndermese bu çocuklara bulaşmaz. Doğrudur ama nereye kadar, en ufak bir soğuk algınlığında göndermesek kışın yarısından fazlasını evde geçirecekler demektir. Hem biliyor musunuz, her hastalığı genelde bir öncekinden daha kolay ve çabuk atlatıyorlar. Ben bir de ilaç vermeyen bir anneyim, süreci biraz daha uzattığımı söylüyorlar ama ben gereksiz yere verilen ilacın bağışıklık sistemini zorladığını düşünüyorum.

Dün Facebook ve Twitter’da da sordum nezle çocuğunuzu okula gönderiyor musunuz? diye. Gelen cevapların %90’ı çocuk ateşli değilse, sadece burun akıntısı varsa ve kendini iyi hissediyorsa gönderdikleri yönündeydi. Elbette bazı anneler de okuldan devamlı eve taşınan hastalıklardan şikayetçiler haklı olarak. Kimse bir başkasının çocuğunu da hasta etmek istemez tabi ki ama hafif akıntı yüzünden de çocuğu eve tıkmak istemiyorum. Zaten hafif akıntıyı da hastalık olarak görmüyorum :)

Siz ne düşünüyorsunuz? Çocuğunuzu okula gönderiyor musunuz hastayken?

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

8 Comments

  1. Kesinlikle katılıyorum gönderilmesi gerektiği konusuna. Aksi halde okuldan da kopuyorlar. Ateş olmadığı sürece gönderilebilir. Öksürük varsa da ağzını kapatarak öksürmesini öğretmek lazım. Yoksa çocuklar haklı olarak bilemiyorlar ve arkadaşının direkt suratına öksürebiliyorlar çoğu zaman.

  2. İrem ben de aynısını yapıyorum ateş varsa zaten yollamam ama sadece hafif bir soğuk algınlığı ise yolluyorum yada 1 gün yollamıyorum sadece kendini toplasın diye.hele bide h.sonuna falan denk gelirse daha iyi oluyor, dinleniyor çocuk.

  3. İste o hafif burun akintisi bile diger cocuklara geciyor,ben bu duruma cok tepkiliyim.burnu akan cocugun eli burnuna deydiyse,o eliyle tuttugu kalemi diger cocuk tutarsa bile,bu virutik bu durumsa,ondan ona ondan ona bulastirmak buyuk haksizlikkk.hasta cocugun okula yollanmasiyla,ne cocuga eziyet edilmeli(hastalik tetiklenmez,istirahat bu hastaliklarin asıl ilaci),ne de diger cocuklarin sagligi bozulmali!Bu da benim dusuncem.

  4. Oğlum şu an 22 aylık. kreşe vs gitmiyor ama ben de çok çekiniyorum birilerinden ,benden ,babasından hastalık kapmasına. Bazen öyle bir boyutta yakalıyorum ki kendimi ‘kızım yarın bir gün kreşe gittiğinde ne yapacaksın acaba? ‘ diye düşünmeden edemiyorum. Ama tahminen ben de sizin burun spreyi verdiğiniz gibi cold mix ya da okaliptus yağı veririm yağına ve öğretmenine tembihlerim: ‘sınıfta hasta bir çocuk varsa boca edin gitsin’ diye:))
    Off off zor çok zor…

  5. Biz çocukken bütün kış ya öksürürdük ya da burnumuz akardı, kolumuza siler, soğukta oynamaya devam ederdik :) Her ağzı burnu aktığında hasta numarasıyla okuldan kalmasını istemiyorum. Basit bir şeyse ben de C-vitamini yükleyip gönderiyorum. Çocuk da zaten okuldan alıyor genelde mikropları, evden götürmüyor ki :)

  6. Ateş yoksa ve okula gidebilecek kadar enerjisi varsa burnu aksa da, öksürse de gönderiyorum. Sınıflarında herkesin burnu akıyor zaten. Kilit nokta cocugun gidip gidemeyecek durumda olması. basit soguk algınlıklarını baskasına bulastırır mı konusunu ise anlamsız buluyorum cunku zaten herkes birbirine bulastırıyor. Cocuklara agzını kapatarak ama ellerine değil kollarına öksürmeyi ogretmek ve de bol bol el yıkamaya tesvik etmekten baska care yok. Her burunları aktığında evde tutmaya kalkarsak çok uzun süre gidemezler ve okuldan geri kalırlar. Ayrıca ne kadar çok mikropla temas ederlerse zaman içinde bunlara dirençleri de artıyor. Steril büyüyen ikizlerim simdi 6 yasındalar 2.5 yasında yuvaya baslayınca hastalıktan kırılmıstık. 2.5 yasında oglum ablaları yuzunden mıkrop ortamına dogdu, kesinlikle daha kolay atlatıyor. Gecen 6 yasındaki kızımı çok hafif ates nedeni ile uc gun evde tuttum ama gorunurde dersleri takip edemeyecek bir durumu yoktu, burun akıntısı hafif oksuruk ve full enerji, ates nedeni ile uc gun ev. o zaman biraz googleladım nereden cıktı bu ates olunca 24 saat okula gondermeme meselesi diye. Bu durumda da bunun genelde okul politikası oldugu, bulasıcılık konusunda burun akıntısı oksuruk vsnin asıl bulastırıcılar oldugu vs çocuk kendini iyi hissettiği sürece hafif ateslerin bile onemsenmeyebileceği gibi doktor yazılarına da denk geldim. Zaten ateş düşürücü verip yollayan da çok. Çok zor bu kış dönemi, herkese kolay gelsin.

Leave a Reply to onlineanne Pınar Cancel reply