Dünya Emzirme Haftası & Anne sütünün önemi

Algıda seçicilikten midir bilmiyorum ama yerli yabancı hangi haber kaynağına göz gezdirsem mutlaka anne sütü veya emzirme ile ilgili bir başlık gözüme takılıyor. Peki neden bu kadar çok takıldım anne sütüne? Çünkü anne sütü doğal olandır. İlk besindir. Çocuğun ihtiyacı olan anti-biyotiktiktir, aşıdır. Her geçen gün anne sütünün yararlarına bir yenisini ekleyen çalışmalar yapılmakta. Sadece bebeklik döneminde değil, yetişkin hayattaki fiziksel ve ruhsal sağlığın devamı için de anne sütünün önemi anlatılıyor. Üstüne üstlük UNICEF 1992’den beri Ağustos ayının ilk haftası Dünya Emzirme Haftası olarak kutluyor. Türkiye’de ise Ekim’in ilk haftası Emzirme Haftası olarak takvimlerde yerini alıyor. Gelelim haber başlıklarına:

Okul çağında yapılan araştırmalar anne sütüyle beslenen çocukların daha başarılı olduklarını gösteriyor.

Anne sütüyle beslenen bebeklerin büyüme eğrileri farklı oluyor. nne sütüyle beslenmenin çocuklarda zihinsel gelişmeyi olumlu etkilediğini gösteren çok sayıda bilimsel yayın bulunuyor. Okul çağında yapılmış bazı çalışmalar da anne sütüyle beslenen çocukların daha zeki olduklarını gösteriyor.

Anne sütü alan çocuk, ruhsal hastalıklardan da korunuyor. unicef.org.tr

Emzirmenin anne-bebek arasındaki ilişkinin daha da güçlenmesine, bir ömür boyu kopmayacak olan bağı desteklediğini söyleyebiliriz. Haberin noktasına, virgülüne dokunmadan aktarıyorum: İspanya’da 500 çocuk üzerinde dört yıl süreyle yapılan bir çalışmaya göre anne sütüyle beslenme süresi arttıkça dört yaştaki hiperaktivite skoru belirgin olarak azalıyor, sosyal yetenek skoru artıyor. Avustralya’da yapılan ve yeni yayımlanan bir bilimsel çalışmada ise 2 bin 900 çocuk doğumdan itibaren 14 yaşına kadar izlenmiş. Çocukların belirli yaşlarda ruhsal açıdan değerlendirilmeleri yapılmış. Altı aydan uzun süre anne sütüyle beslenmenin ruh sağlığı açısından koruyucu olduğu sonucuna varılmış. anne sütü alanlarda ileride şizofreni gelişme riski daha düşük. Danimarka’da 6 bin 841 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada şizofreni açısından iki önemli risk faktörü saptanmış. Bunlardan biri hiç ya da iki haftadan az anne sütü almış olmak. Yine benzer bir çalışmada anne sütünden erken kesilmiş olmanın erişkin dönemde alkolizm nedeniyle hastaneye yatma riskini artırdığı saptanmış.”

Anne sütü, bebeklik çağı kanserlerinden koruyor mu? nytimes haberi

Cevap EVET. Anne sütünün koruyucu etkisi bebeklik çağıyla sınırlı değil. Yetişkinlikte karşılaşılabilecek kansere karşı da koruyucuymuş. İsveç’te yapılan bir çalışmaya göre, laboratuar ortamında anne sütüyle karşılaştırılan kanser hücrelerinin öldüğü saptanmış. Dünya Kanser Araştırma Vakfı da kanserden korunmak için 10 öneriden biri olarak anne sütünü gösteriyor. Hatta yakın çevremdeki kanserojen vakalarından biri için yaptığımız alternatif tedavi araştırmalarımız sırasında kanser hastasının her gün 1 bardak anne sütü içmesi gerektiği söylenmişti.

Bir diğer önemli bilgi de UNICEF raporlarında: Her yıl neredeyse 5 yaşın altında 9 milyon çocuk hayatını kaybediyormuş. Bunu önlemenin ilk basamağının emzirmek olduğu da not düşülmüş.

Obeziteye karşı anne sütü

Anne sütüyle beslenen bebeklerin ilk aylarda daha hızlı kilo aldıklarını ancak 4-6’ncı aylardan sonra kilo alımlarının yavaşladığını ve ileri yaşlarda daha ince oldukları saptanmış. Anne sütü ile beslenen çocuklarda “aşırı şişmanlık, şeker hastalığı, damar sertliği, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, bronşit, astım, alerji ve psikolojik rahatsızlıkların” daha az görülüyormuş.

Anne sütü kaç yaşına kadar verilmeli?

UNICEF’in raporlarına göre, yaşamının ilk altı ayında yalnız anne sütü ile beslenememe nedeniyle her yıl 1.3 milyon çocuk yaşamını yitiriyormuş. Çünkü bebeği zatürre, bronşit, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonları ve menenjit gibi enfeksiyon hastalıklarından koruduğu gibi, bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Aynı zamanda doğal bir ağrı kesici ve sakinleştirici olduğunu biliyoruz. En az 6 ay anne sütü verilmesi gerektiği her yerde anlatılıyor. Bazı uzmanlar ise 2 yaşına kadar emzirmenin de yararlı olduğunu iddia ediyorlar.

Bu bilgiler bile Emzirme Reformunu desteklemek için bile yeterli.

0

1 Yorum

  • sifa says:

    ben allerji hastasiyim…ennemden miras bana…genetikliginin %20 oldugunu dusunursek ve bes kardes oldugumuzu isabet etmesini hicte yadirgamiyorum:D annemin hastaligi 40 yasinda ortaya cikisti bende ise 17 yasinda…annem bir sene icinde astim bronsit olmasina ragmen ben 10 senedir hala olmadim…her bahar biraz kriz geciriyorum ama korktugum o astim basima gelmedi….
       ve bence bunun tek nedeni var…ANNECIMIN O GUZEL SUTU….

Leave a Reply