Hani her fırsatta ‘büyüme hormonu’ çok önemli deniyor ya, ben de buradan yola çıkarak, sağda solda duyup aklıma yattığı için ‘büyüme hormonunun akşam 8’de salgılandığı’ bilgisi yüzünden Koray 8’de uyumuş olmalı terörü estiriyorum. İyi de yapıyorum eminim ama ne kadarı doğru? Gerçekten de akşam 8’de, tam 8’de mi salgılanmaya başlıyor? Bir kaç gündür okuyorum. Okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. Neyse artık yazıyorum. Sizin de bildiklerini varsa paylaşırsanız çok sevinirim. Takıldım çünkü buna.

Neymiş bu Büyüme Hormonu?

Bilimsel kaynaklara göre Büyüme Hormonu herkeste bulunan, bebeklik ve çocukluk döneminde büyümeyi düzenleyen bir hormon. Yaşlandıkça büyüme hormonunun salgılanması da azalıyor. Zira ihtiyacımız olan uyku da.

Büyüme Hormonu özellikle 0-5 yaş arası oldukça önemli. Bu hormonun yetersiz salgılanması durumunda çocuklarda daha yavaş bir büyüme görülüyor. Hipofiz bezinden salgılanan hormon çocuklarda uyku sırasında salgılanıyormuş. Uykunun kabaca üç evresi olduğunu, başı bebeğinin uykusuyla dertte olanlar bol kitap okudukları ve internette araştırma yaptıkları için biliyordur. Bunlar uykuya geçme- rüyasız uyku (non REM)-rüyalı uyku (REM). Uykuya geçme evresinde çevre ile olan iletişim kesiliyor, rüyasız uyku evresinde fiziksel yorgunluk atılıyormuş ve beden dinlenmeye çekiliyormuş. Büyüme Hormonu da tam bu evrede salgılanıyormuş. Rüyalı uyku evresinde gözlerde ve göz kapaklarında hareket görülürmüş ve uykudan uyanmaya az bir vakit olurmuş. Zaten uyanır uyanmaz rüyaları hatırlamamızın sebebi de bu.

Bebekler karanlık istiyor.

Çocuklarda özellikle de yenidoğan döneminde bu rüyasız uyku devresi uyku sürecinin yarısını, 1 yaşından sonra ise yaklaşık beşte birini oluşturuyormuş*.  Büyüme hormonunun salgılanma oranı da buradan anlaşılıyor. Uykunun karanlık ve sessiz bir mekanda olması gerekir diyor uzmanlar.

Koray zifiri karanlıkta uyuyan bir çocuk. Her ne kadar tepki alsam da ‘sen bunu kötü alıştırdın karanlığa’ deseler deyaptığımın onu fiziksel sağlığı için gerekli olduğunu biliyorum. ‘Kaliteli uyku karanlıktaki uykudur’ derdi babam. Zaten bu sözün arkasında da melatonin hormonunun karanlıkta daha fazla salgılandığı gerçeği varmış. Melatonin hormonu uykunun derinleşmesini sağlıyor ve bu sayede hipofiz bezi çok daha fazla büyüme hormonu salgılıyormuş. Melatonin hormonu aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesini de sağlıyormuş.

İlk aylar karnı acıktığı için sık uyanan bebeğin daha sonra bu alışkanlığından kurtulup gece boyu deliksiz uyku uyuması, fiziksel büyümesi için gerçekten de büyük önem taşıyor. ‘Uyusun da büyüsün’, ‘uyuyan çocuk uyandırılmaz’, ‘uyku da bir besindir’ diye boşuna söylemiyorlar. Çocuk gece-gündüz ayrımını yaptıktan sonra vücut saatini ayarlamış demektir. Karanlık olduğunda uykuya geçmelidir ki vücut içten içe çalışmaya başlasın. Saat 8.00 diye bir kural elbette yok ama alması gereken uyku saatini düşününce küçük bir hesapla akşam 8.00’da uyumuş olması gerektiği sonucuna varıyoruz.

Türkiye’deki annelerle ilgili yapılan araştırmaların ortak sonucu: Anneler, bebeklerinin beslenme düzenine oldukça dikkat ederken, uykuyu önemsemiyorlar. Çocuklarının fiziksel hatta ruhsal gelişimlerinde uykunun ne kadar önemli bir faktör olduğunun farkında değiller.  Daha da kötüsü Türk annelerinin % 80’i uyku ile ilgili bilgi sahibi değilmiş.

Bebekler için uykunun önemi?

Uyku evrelerinden falan bahsetmek istemiyorum. Okuduklarım arasında beni en çok ilgilendiren kısım, uyku sırasında bebeğin gün içerisinde duyduğu, gördüğü, öğrendiklerini tekrar öğrenmesi veya bunları iyice güçlendirmesi. Biz uykudayken beynimiz çalışmaya devam ediyor. Hatta çalışmayan kaslar da çalışıyormuş. Bebek uyurken gün içinde öğrendiklerini düzenleyerek kayıt ediyormuş. Uykunu süresi, kalitesi, derinliği bu gelişmenin olmasından oldukça önemli. Zaten uykusunu almış, yeterince dinlenmiş bebek oldukça enerjiktir yeni şeyler öğrenmeye daha heveslidir.

Uyku kalitesi derken… geceleri sık sık uyanan bir çocuk sabah güne oldukça kötü başlıyor. Bilirsiniz zaten anlatmama gerek yok. Gece kötüyse ertesi gün de kötü geçiyor. Ta ki bir sonrasi derin, uzun uykuya kadar. Daha da kötüsü huysuz çocuk yemez-içmez-oynamaz modunda oluyor. Bu da yeni bir şeyler öğrenmesine engel oluyor.

Özetlemek gerekirse; çocukların bol, kaliteli ve mümkünse deliksiz uykuya ihtiyacı var. Karanlıkta uyumak büyüme hormonunun da artmasına neden olan melatoninin daha fazla salgılanmasını sağlıyor. Akşam 8’de uyumuş olmalı ki bir an önce derin uykuya geçsin, büyüme hormonu üretilsin, sabah da gün aydınlandığında sağlık ve mutlulukla kalksın.

Bebek nerede uyumalı? Bu soruya artık vereceğim tek cevap var: Nerede deliksiz, huzurlu bir şekilde uyuyorsa orada. Anne kucağı, anne-baba yatağı, anne ile beraber kendi yatağı veya sadece kendi kendine kendi yatağında. Anneler en iyisini bilir, hisseder. Çocuğu dinlemek-anlamak lazım sadece.

Sağlıklı uyku alışkanlıkları, başımızdan geçen uyku tecrübelerimizle ilgili yazıları BURADAN okuyabilirsiniz. Yine de kısaca söylemem gerekirse rutin rutin rutin. Bebekler düzeni gerçekten de seviyor. Her gün yaptığınız uyku öncesi aktiviteleri bir süre sonra ona yol gösterici olacak. Banyo-meme-masal üçlüsüyse uyguladığınız, artık banyoya gittiğinde sırada meme, masal ve arkadan uyku olduğunu bilecektir. Daha kolay uykuya geçecektir. Çünkü hazırlıklı olacaktır. Ben 2 yıllık, bebeğini doğduğundan beri yaz-kış-sıcak-soğuk demeden, hiç üşenmeden banyo-masal rutiniyle uykuya hazırlayan bir anneyim. Akşam 7-8 arası Koray o günkü aktivite-yorgunluk durumuna göre uykuya geçer. Artık banyoya gittiğinde biliyor ki arkadan ‘Dandini’ geliyor. Mutsuz bile olsa direnmiyor. Dudakları bükük babasından iyi geceler öpücüğü alıyor ve söylene söylene de olsa yatağına gidiyor.

Kaynak:
*VKV Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü’nden Dr. Gülsemin Güloğlu’nun, Amerikan Hastanesinin yayınladığı bültendeki yazısından derlenmiştir.
http://www.endokrinoloji.com/buyumehormon.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Growth_hormone#mce_temp_url#
http://www.nightofthelivingpeeps.com/sleep-for-the-children-growth/child-health-care.html