Cuma günü NUMIL Gıda‘nın davetindeydik blogger annelerle. Genel Müdür Gamze Çudaharoğlu ve Medikal ve Resmi İlişkiler Direktörü Dr. Yalım Üner’in katıldığı yemek boyunca anlatılanlar benim ağzımın açık kalmasına, kendi kendime soru işaretleriyle boğulmama ve ‘hemen gidip bunu anlatmalıyım!’ hisleriyle dolmama neden oldu.

NUMIL Gıda Milupa ve Bebelac‘ın üreticisi şirket. Konumuz ‘Devam Sütleri’nin Önemini Biliyor Musunuz?’ idi. Gamze Hanım, ‘bebeklerinizi neyle beslediniz ya da besliyorsunuz?’ sorularıyla başladı. Ben, övüne övüne 9 aylık emzirme seansından sonra 1 – 1.5 aylık gibi kısa bir dönemde istemeyerek Aptamil ve Bebelac kullandığımı, sonra oğluma kimyasal bir ürün vermek istemediğim için inek sütüne geçtiğimi anlattım. Numil Gıda yöneticilerinin suratıma bir bakışı vardı ki. Bir an ‘ne oluyoruz, yanlış bir şey mi söyledim?’ diye endişeye kapıldım. Doğru olan bu değil miydi? Anne sütü bittiğinde mama yerine doğalı tercih etmek gerekmiyor muydu?

Sıkı durun:

İlk 6 ay sadece anne sütü, ardından 500 ml devam sütü ile minimum 3 yaşa kadar bebeklerimizi beslememiz gerekiyormuş.

İdeal olan anne sütünün bebek gelişiminin en önemli olduğu 0-3 yaş boyunca verilmesiymiş. Elbette çoğu kadın bunu yapmadığından, anne sütü kesildikten sonra inek veya keçi sütü değil anne sütüne en yakın içeriğe sahip olan devam sütlerinin verilmesi öneriliyor. Bunu duyunca benim gözlerim faltaşı gibi açıldı. ”Nasıl yani” dedim, ”ilk 3 sene devam sütü mü vereceğiz? Laboratuvar ürünü? Kimyasal toz?”

Şirketin medikal direktörü Dr.Yalım Üner sakin sakin anlatmaya başladı:

♥ Problem inek sütünün sadece demir eksikliğine sebep olması değil, yapıları, içerikleri farklıymış. Daha doğrusu anne sütüne göre eksikmiş. Bize bu farkı anlamamız için bir örnek verdi: Cam kaplardaki sütlerin üzerine bir iki damla limon suyu damlatarak kesilmesini ve iki katmana ayrılmasını sağlıyoruz. Değerli ve besleyici olan katman üst kısımda olurmuş. Anne sütünde bu katman %80 iken, inek sütünde %16 gibi düşük bir orandaymış. Keçi sütünde inek sütüne göre biraz daha fazlaymış sadece.

♥ Devam mamalarının ham maddesi, inek sütü olmasına rağmen anne sütüne en yakın ürünü elde etmek için bir sürü vitamin, mineral ve adını bilmediğim bir sürü de önemli içerik koyuyorlarmış.

♥ Dünyada ve özellikle Avrupa’da devam sütlerinin kullanım oranlarına bakıldığında Türkiye neredeyse en alt sıradaymış. Bu da bebeklerin özellikle 6.aydan sonra kötü beslendiklerini gösteriyormuş. Emzirme oranı bize en yakın ülke olan Polonya’daki devam sütü kullanımı Türkiye’dekinin 10 katıymış. Malesef Türk bebekleri anne sütünün devamı olan içeriğe ve besleyiciliğe sahip mamalar yerine patates, pirinç unu, çay, ekmek gibi ek gıdalarla besleniyormuş.

♥ ‘Ama mamalar çok pahalı, bir anne mamaya para vermek yerine evdeki gıdalarla çocuğunu besliyor olabilir.’ OlamazMIŞ. Çünkü bir bebek, tüm gıdasını(anne sütü alamadığını düşünüyoruz) formül sütlerden alıyor olsa bile günlük 2 TL’yi geçmiyormuş bu maliyet. Oysa Türkiye’deki sigara içme oranlarına bakarsak ve de bir kutu sigaranın 7TL olduğu düşünülürse, bu rakamın hiç de öyle maliyet arttırıcı olmadığı açık.

♥ Bebeğine devam sütü yerine sulandırılmış inek sütü veya diğer ek gıdalar verenlerin sadece eğitimsiz aileler olduğu zannedilmesin. Ekonomik gücü olan, eğitimli insanlar da bu gruba giriyor. (Sanırım ben de onlardan biri oluyorum bu durumda.)

♥ Formül mamalar, ambalajları dahil Avrupa’da üretiliyormuş. Yüzlerce kez test ediliyormuş ürünler.

Formül mamaların organik olması aslında tercih edilen bir şey olmamalıymış. Çünkü bir gıda bileşeninin organik olması için dışarıdan eklenecek katkı maddelerinin oranının %5’i aşmaması lazım. Oysa hammade olan inek sütünün anne sütünün seviyesine çıkabilmesi için bir sürü önemli içerik olması gerekliymiş.
Genel Müdür Gamze Hanım, ilk çocuğunda bu bilgilere sahip olmadığı için devam sütü vermediğini anlattı. Şu anda 7.5 yaşında olan ikinci çocuğuna ise bu bilgiler ışığında anne sütü kesilince sadece mama verdiğini ve halen devam sütü içirdiğini söyledi. Medikal direktör Yalım Bey de 16 yaşındaki çocuğuna zaman zaman gizliden gizliye devam sütü takviyesi yapıyormuş. ”Böylece içimiz rahat ediyor çünkü çocuklarımız ihtiyaçları olanı alıyorlar” diye de eklediler.

Bebeklerini emziremedikleri yüzünden mama ile büyüten bir iki anne toplantı konusunun oldukça bilincindeydiler ve ”Mamalar olmasa bir perişan oldurduk” dediler. Haklılar. Bazen ne yaparsanız yapın anne süt veremiyor. Prematüre doğumlarda hele anne oldukça sıkıntı çekiyor. Beslenmesi ve bir an önce toparlanması gereken bebeğin formül mamalarla hayata daha sıkı tutunması sağlanıyor. Eskiden bebek ölümlerinin çok daha yüksek oranlarda olmasının bir diğer sebebi de beslenememek olabilir diye düşünüyorum artık.

Hepimiz inek sütüyle büyüdük. Hem de öyle 1 yaşından sonra da değil. 4-5 aylıkken anne sütü yerine su ile karıştırılmış inek sütüyle tanışmışız. İyi mi oldu kötü mü oldu bilmiyorum. Türlü türlü hastalıklarla savaşıyoruz. Bağışıklık sistemlerimiz yeterince güçlü değil. Sebebi anne sütünü az almak ve devam sütü takviyesi yapılmaması olabilir mi?

Koray’a şimdi gidip devam sütü mü vereceğim? Hayır. Yeterince ikna olmadım. Ben hala ‘doğalı varken neden kimyasalı tercih edelim ki?!’ fikrindeyim. Benim bu sözüme karşılık ‘her hayvanın sütü kendi yavrusu içindir’ cümlesi varmış, onu da öğrendim. Arada versem diyorum ne kaybederim ki? Çünkü bizleri alıp görüş alışverişinde bulunan insanlar da anne-baba. Bir de herhangi bir ithal ürün için insanı canından bezdiren Avrupa, bebek ürünü üretecek ve bu kötü olacak. Avrupa’da üretiliyor olması gözümü boyamadı değil. Dünyadaki en yüksek kalite standartları ve denetim orada çünkü. Yine de kimyasal işte.

Sonuç olarak benim aklım karıştı.

İnek sütü mü, devam sütü mü?

 

*4 sene sonra not: Hayır Koray’a devam sütü vermedim. Hiç. İkinci çocuğum oldu ona da vermedim.