Dünyamız Tükeniyor – 1 Milyar İnsan İçilebilir Temiz Su Bulamıyor.

Her yıl 15 Ekim’de, tüm dünyada blog sahipleri Blog Action Day adlı etkinlikle seçilen bir konu hakkında yazı yazıyorlar. Amaç global farkındalık yaratmak. Bu yıl 130 ülkeden 4018 blog SU hakkında yazıyor. SlingoMOM da bu hareketin içinde yerini alıyor.

Neden SU?

Çünkü BM, ‘temiz suyun’ temel insan haklarından biri olduğuna dair bir karar aldı bu sene. Çünkü su medeniyetlerin devamlılığı için gerekli. Her sene yaz mevsiminin başında ‘İstanbul’un su rezervi %bilmem kaç, 40 günlük suyumuz kaldı, Ankara’da 20 günlük su var.’ gibi haberlerle gündemimize gelen SU, bir kaç günlük yağmurun yağmasıyla unutulup gidiyor. Ta ki bir sonraki seneye kadar. Oysa gerçek çok farklı.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Gıda ve Tarım Kuruluşu’nun yaptığı araştırma göre, 1 milyardan fazla insanın içilebilir temiz suya sahip olmadığı, 2,6 milyar insanın da temizlik için gereken sudan yoksunmuş. Önümüzdeki 15 sene içerisinde bu rakamların katlanacağını ve ülke ekonomileri açısından da büyük sıkıntı yaratacağı görüşü hakim.

Farkında mısınız?

*Dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü’nün yüzde 60’ı kurumuş.
*2025’te dünyadaki su tüketimi ihtiyacı bugünden yüzde 50 fazla olacak.
*Su sıkıntısı dünya genelinde elde edilen hasatın yüzde 10 oranında düşmesine neden olacak.
*Çin’in nüfusu bugün 1.2 milyar. 2030’da 1.5 milyar olacak. Ülkenin su ihtiyacı yüzde 66 artacak.

Temmuz 2010’da Birleşmiş Milletler  temiz içme suyunun “temel insan hakkı” olduğunu ilan etti. Bağlayıcılığı bulunmayan karar, 122 ülkenin desteğiyle kabul edilmesine rağmen, aralarında ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Botswana’nın bulunduğu 41 ülke ise çekimser kalmış. “Yaşam hakkının tam olarak kullanılabilmesi için bir insan hakkı olarak güvenli ve temiz içme suyu ile sağlığın korunması hayati önemdedir” denilen kararın sonucunda da “Herkes için güvenli, temiz, erişilebilir, ulaşılabilir su ve sağlık koruması için çabalar artırılmalı.”  fikri vurgulanmış.
BM verilerine göre, her yıl 5 yaşın altındaki yaklaşık 1,5 milyon çocuk, su ve sağlık koşulları bağlantılı hastalıklardan ölüyor. Bir anne olarak bu benim içimi acıtıyor. Sadece Koray’ın biberonlarını yıkamak için ne kadar su harcıyorum acaba?!?

Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum:

  • 40 Milyar Saat: Afrikada yaşayan kadınlar, her sene 18 litre suyu evlerine taşımak için 40 milyar saat yürüyorlar. Üstelik bu 18 litre su, içilebilir temizlikte değil.
  • Haftada 38,000 çocuk: 5 yaşın altında en az 38000 çocuğun temiz olmayan su içtikleri ve hijyenik olmayan yaşam koşulları yüzünden öldüğü tahmin ediliyor.
  • 2 Milyar internet kullanıcısı var. Bir o kadar insan da içmek için temiz su bulamıyor.
  • 24 litre: 1 hamburger yapmak için harcanan su miktarı.
  • 1514 litre: Üzerimizdeki pamuklu t-shirtlerin üretiminde kullanılan su miktarı.
  • 2 Milyar Ton: Her yıl su kaynaklarına atılan çöp miktarı.
  • 12.8 Milyar $: Su kaynaklarındaki kirlilikten dolayı global ekonominin zararı.
  • 20$: Bir kişinin 20 yıl boyunca temiz içme suyuna sahip olmasını sağlayacak yardım.

Pis suyun insan&hayvan sağlığı ve çevre açısından ne kadar zararlı olabileceği hakkında bilginiz var mı? Hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz elbette. Hastalık kaparız korkusuyla içmek ve yemek yapmak için şişe sularını tercih etmiyor muyuz zaten? Malesef herkes bizim kadar şanslı değil.

Dünyada bir çok kar amacı gütmeyen organizasyon sadece yapılan bağışlarla kampanyalar düzenliyor. En büyük iki kuruluş Water.org and charity: water, gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelere temiz su sağlamaya çalışıyor.

Siz de bu hareketlere destek olmak isterseniz charity:water ve water.org web sitelerinden bağış yapabilirsiniz. En azından bir çocuğun sefaletten, pislikten ve susuzluktan ölmesini engelleyebilirsiniz.

—-

Gelelim ülkemize. Türkiye’nin de geleceği pek parlak değil. TEMA Vakfı Genel Müdürü Orhan Doğan konuyla ilgili demiş ki:

“Türkiye, asla su zengini bir ülke değildir. Zengin bir ülke olabilmesi kişi başına kullanılabilir su miktarının yılda 8-10 bin ton olması gerekiyor. Ülkemizde ise bu miktar bin 430 ton civarındadır. Nüfus artışı ve bilinçsiz kullanım devam ettiği sürece bu miktar 2020’ye kadar çok daha fazla düşecektir. Bu tehlike sinyallerini çok iyi algılayıp, önlem almamız gerekiyor.”

NASA’nın yaptığı bir açıklamaya göre, Türkiye 2040’ta çöl olacak. Çocuklarımıza bırakacağımız bu mudur? Şikayet ediyoruz. Peki bir şey yapıyor muyuz? Bireysel olarak su kullanımını azaltmak veya optimum seviyeye indirmek yeterli mi? Devletin bu konuda öncü olması gerekmez mi?

Deniliyor ki, BM’nin su ile aldığı karar yüzünden 40 yıl sonra petrol değil su savaşları olacak. Doğrudur. Zaten ülkeleri, toplumları birbirine düşüren yer altı zenginlikleri değil midir yüzlerce yıldır? Bilginin bu kadar hızlı ve etkin şekilde yayıldığı bu çağda elimiz kolumuz bağlı susuz-havasız- topraksız kalmayı mı bekleyeceğiz?


Kaynaklar:

http://water.org/

http://www.charitywater.org/

http://www.un.org.tr/2009_March/haber-1002.html

http://www.undp.org.tr/Gozlem3.aspx?WebSayfaNo=1905

http://www.tema.org.tr/Sayfalar/CevreKutuphanesi/SuKaynaklari.html

1

Etiketler

Leave a Reply