Oradaydık ;)

Geçen hafta haberi geldiğinde bir heyecan basmıştı. Takip edenler biliyor daha önce ekrana çıktım ama Gülben Ergen’in programına konuk olmak başka bir olay. Sabah programı hem de en çok takip edilen. O günden beri heyecanlıydım. Programda blog yazan anneler olarak bulunacaktık. Sevgili arkadaşım, becerikli anne Devletşah yemek yapacaktı biz de sohbet edecektik, deneyimlerimizi paylaşacaktık. Ancak dün akşamüstü ¨herkes yemek yapacak¨ haberi ile sarsılmadım desem yalan olur. Zaten bizim evin son günlerdeki tartışma konusu ‘yemek’ bir de çıkıp canlı yayında yemek yapacak olma fikri rüyalarıma girdi dün gece. Pratik ve şaşırmadan bir yemek olarak aklıma gelen Fırında Sebzeli Tavuk yapacaktım. Sabah kalktığımda hala aklımda bu vardı.

Normalde bakımlı ellerle dolaşırım zaten ama ¨yemek yapacaksın¨ dendiği için kendimi sabahın köründe kuaföre attım manikür yaptırmak için. Sonra da yola koyuldum. Şansıma programın çekildiği stüdyo bizim eve 10 dakikalık bir mesafedeydi. Saç ve makyajdan sonra kulise geçtik. Kuliste bizden önce ekrana çıkacak olan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta vardı. Kısa bir sohbetin ardından kendisini programa aldılar ve biz blogger ve uykusuz anneler Devletşah, Elif, Esra, Peri, Nihan başbaşa kaldık.

Sonunda reklam arasında bizim için hazırlanmış olan üstü bol bol bebek eşyaları ile dolu masaya geçtik. Gülber Ergen bizi sıcacık gülümsemesi ile karşıladı. Ekrandan bana hep sıcakkanlı, güleryüzlü, bol bol konuşan, kendinden emin bir kadın olarak görünmüştür. Tam da hayal ettiğim gibi bir kadın. Üstelik çok da güçlü bir çizgisi var, toplumsal olaylara da duyarlı biri.

Daha önce ilik bulunması için hep beraber seferber olduğumuz Gamze Anne’nin telefonla bağlanması bizim için sürpriz oldu. Gamze şimdi İtalya’da bulunmuş olan iliğin nakli için gün sayıyor. Ancak Gamze ile bitmiyor iş. İlik donörü olmak her zaman herkesi ilgilendiren bir olay. Zaten kısa süre önce haberini aldığımız 16 yaşındaki lösemi hastası Gizem de buna örnek. Sevgili Gülben Ergen bu konuyu özel olarak ele almak istediğini belirtti.

Laf lafı açtı, gelen telefonlara cevap verelim derken yemek yapmaya zaman kalmadı. Gerçi ben Devletşah’ın ‘5 dakikada ekmek’ tarifini çok merak ediyordum. Programın asıl yıldızı elbette küçük Sufi idi. İşte böyle geçti. Ve evet bence de çok kısaydı, daha anlatacaktık. Hem belli mi olur belki yine çıkarız :) Programda emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Programdan beri özellikle bebek taşıma ile aldığım mailler beni öyle mutlu etti ki anlatamam. Blogda sanırım daha fazla yazı yazmam gerekiyor bu konuyla ilgili. Hem mail, hem Twitter hem de Facebook yoluyla bana ulaşan herkese teşekkür ederim.

Seyredemeyenler için program işte burada:) :