Anneanne-dede evi gibi yer var mı?

Koray için de benim için de yok…

Bu hafta sonu 23 Nisan’ı fırsat bilip babamızı işten uzaklaştıralım, bize de değişiklik olsun diye annemlere gidelim dedik. Dayısı da geldi Koriş’in. Sürpriz yaptık daha doğrusu. Zaten uzakta değiller. İstanbul’dan arabayla 2.5-3 saatlik mesafedeler. Bahçe içinde sakin bir evannemlerinki. Komşular zamanla aile olmuş birbirleriyle. Karadeniz ikliminde sıcacık, samimi bir köşe.

Her zaman huzur vardır bizim evde. Gelenler kendilerini rahat hissederler, mutlu olurlar, bol yemek yerler, ister istemez neşelenirler. Kimse kimseye karışmaz. Teklif vardır, ısrar yoktur. Mutfak her daim açık büfe. Annem çocukları gelecek, hele şimdi torunu gelecek diye çeşit çeşit yemek, tatlı yapmıştır. Şükran günü kutlamayız elbet ama annem sağolsun böyle zamanlarda her akşam “Şükran Yemeği” sofrası hazırlar. Aslında o da, çocukları ve torunları yanında, sağlıklı, mutlu olduğu için kutlama yapıyor.  Babam da “fırsat bu fırsat biraz kolestrol yükseltelim” der.

Bizim huzurlu ve neşeli halimiz gibi Koray da burada çok mutlu. Belki de benden geçiyordur mutluluğu. Esas tatili ben yapıyorum çünkü. Koray’ın yatağı anneanne-dedenin odasına kuruluyor. Biz her zamanki gibi çatı katına (benim genç kızlık odama) yerleştiriliyoruz ki kızları biraz uyusun, dinlensin. Gün de kolay geçiyor bu kadar insan varken. Benim görevim uyutmak, anneanne beslenmeden ve yeni şarkılardan sorumlu, babası ise banyodan. Dayısı ve dedesi oyun arkadaşları paşamızın.

Havalar güzelleşti tüm gün, kocaman bahçede koşturuyor. Çimlere çıplak bastırmaya çalışıyoruz. İkinci günün sonunda ancak basabildi bizim huylu. Kediler, köpekler, kuşlar bildik hayvanlar zaten de esas karıncaları fark etti bugün. Akşam yemeğinden önceki son 1 saati karıncaları seyretmek ve yakalamaya çalışmakla geçirdi bizim küçük bey. Anneanne başında. Annesi, babası olarak  yan gel-yat kıvamındayız, uzaktan seyrediyoruz. Arada aklına geldiğimizde “dediyyy” ve “maaaammm” diyerek koşturuyor bize. Sonra keşfe devam. Ben Koray ile 10 gün kalırsam burada, heralde annem 3-4 kilo verir. Dün akşam Kerem -kardeşim olur kendisi, “burası tatil köyü oluyor İrem ile Koray’a demez mi :O”.  Çok güldük bu tespitine. Doğru söze ne denir? 7/24 mutfak açık. İsteyene odaya da servis veriliyor. Doktor hem de cerrah doktor var. Bebek bakıcısı da var. Oyun dayısı var. Var da var. Check-in yaptığımız anda alıyorlar çocuğu, ayrılırken teslim ediyorlar neredeyse…

Herkese iyi geldi bu hafta sonu.  En çok da anneanne ve dedeye heralde.

0

2 Yorum

  • hande says:

    Artık tatil köyünün alaçatıya açılma vakti geldi Korayla dalından kopardığımız eriği muşmulayı yemek istiyoruz.Komşu eriklerimizinde tam kıvama gelmesine 1 hafta var.Sizi kocaman öpüyoruz…KORAY YAZIN CANLI OYUNCAĞIN OLMAK İÇİN SABIRSIZLANIYORUMMM…

  • inci says:

    gönüllü tatil köyü çalışanı olarak çok mutlu olduğumu söyliyebilirim..sabah 5.30 mesaim başlamasına rağmen nasıl bir enerji verdilerki akşam 10 oldu hala ayaktayım..allah herkese bu mutluluğu yaşatsın! çocuklarım sizi çok seviyorum.. ama koray ı bir başka aşkla!!!!

Leave a Reply