Anne baba tatilde – 4. ve son gün

Korişsiz geçen 3 koca gün. Hala hayattayız .

Özlem çok büyük ama hepimize bir ders oldu bu seyahat. Geride kalanlara da, tatile çıkan anne-babaya da. 4 gece-5 uzun gün olarak tarihe geçti bu tatil. Anladığım kadarıyla 3 gece Koray’ın yaşı ve tahammülü açısından ilk sefer için daha uygun olurmuş. Deniliyor ki çocuğun yaşı kadar ayrı kalınmalıymış. Yani 2 yaşının içinde desek 2 gece uygunmuş. Hadi 1 gece daha dişini sıksa diyelim 3.gecenin sabahı annesini evde görmesi en iyisiymiş. 4. ve 5. günler bir şey yapmamış. Aslında hiç bir şey yapmamış. Sorun da bu zaten. Çok mahsunlaşmış. Ağlamak, huysuzlanmak yok ama yavaş yavaş mutsuzluk belirtileri göstermeye başlamış. Anneanne-dede sağolsun onun gözünün içine baktıklarından Koray’ı mutlu etmek, güldürmek için ellerinden geleni yapmışlar. Kısacası sokaktalarmış hep.

4.ve 5. günlerin anneanne tarafından özeti: Sabah 5.20’de ayaktaymış bu sefer. Gece uykusu gittikçe azalmış durumda. Hal böyle olunca gün içinde perişanlık belirtileri gösteriyormuş. Gece az uyudu, gündüz çok mu? Tabi ki hayır. Koray bu. Gündüz uykuları 2 saati geçmez asla. Bugüne kadar bir kere bile ‘anne’ demeyen oğlum, yokluğumda sokaklarda ‘anni anni’ diye gezmeye başlamış. Son gün durup durup bizim yatak odamıza girip yastıkların altına bakıyormuş ‘anni’ sayıklamalarıyla. Anneanne ile dedenin gözleri dolmuş. Yine de benim tatlı oğlum onları hiç üzmemiş. Son gün hariç yemeklerini çok güzel yemiş. Bizim dönüş yolunda olduğumuz 5.gün hiç bir şey yememiş. ‘Haline üzüldük’ diyor annem tabi bu arada Koray bey fırsattan istifade uykuya geçme saatini geciktirmiş.

4.ve 5. günlerin anne tarafından özeti: Çift olmayalı ne kadar uzun bir zaman geçmiş. Meğer biz başbaşa da bayağı eğleniyormuşuz. Koray’ın varlığı bu eğlenceyi festival havasına dönüştürmüş. Yoğun geçen günler, gittikçe daha da hareketlenen bir oğlan yüzünden birbirimizi unutmuşuz. Koray’ı düşünmüyorum zannetmeyin. O hep aklımda, çok özledim ama getirmediğim için bu tatile pişman da değilim itiraf ediyorum. Enerji depolamaya ihtiyacı varmış. İnsan evden uzaklaşınca anlıyor. 4.günün akşamı Türkiye saati ile 9.30 gibi içime bir kurt düştü evi aradım. Bizimki yaklaşık 2 saattir uykuya geçemiyormuş. Evde oradan oraya dolanıyormuş. Sanırım bizi arıyor. ‘Bayılacak birazdan’ dedi babam. ‘Gözünden uyku akıyor ama huzursuz. Sen merak etme kötü bir şey yok. Ağlamıyor sadece evde geziniyor. Pes eder yakında bekliyoruz’ dedi. Eyvah dedim içimden. Çocuk isyan ediyor artık. Devamlı saate bakıyorum. 5 dakika, 10 dakika… tam elime telefonu aldım, babamdan mesaj geldi. Benimle konuştuktan 3 dakika sonra Koray dedesinin kucağına gelmiş ve uyuya kalmış.

Son gecemiz artık. Uykuyu sevmeyen biriydim ben, hala da öyleyim bu kadar yorgunluğa ve uykusuzluğa hala gündüz yatıp uyuyamıyorum veya akşam erkenden yatamıyorum. Benim asıl derdim kesintisiz uyku. Yoksa 12 saat uyuyayım, öğlen kalkayım istemiyorum. Bu tatilde çoook uzun süredir ilk defa kesintisiz 6-7 saat uyku uyudum. İnsan ne kadar mutlu kalkıyormuş.

Bu arada Koray’ın ‘anni’ dediğine inanamıyorum. Belki de tesadüfen çıktı ağzından. Acaba sabah uyanıp da bizi gördüğünde ne tepki verecek? Küser ya da belli bir süre ilgisiz görünebilirmiş. Babaya değil de bana. Alışık onunla 4-5 gün görüşmemeye bizim anneanne kaçamaklarımız yüzünden. Annelik iç güdülerim tersini söylüyor. Bence Koriş hiç bir şey yapmayacak. Şaşıracak, sonra da sevinecek. ‘Cici’ yapacak yüzüme saçlarıma, bir yandan da rüşvet olarak vereceğimiz çukuları paylaşacağız.

4.ve 5.günün baba tarafından özeti: ”Oğlumu çok özledim, oğlumu çok özledim, oğlumu çok özledim. Ama iyi ki de bu tatile gelmişiz ve Koriş’i anneanneye bırakmışız.”

0

Etiketler

3 Yorum

Leave a Reply