Anne baba tatilde – 2. & 3. günler

İlk gece sık sık uyanırım zannettim. Meğer o kadar yorgunmuşum ve uykuya o kadar hasretmişim ki Koriş’in uyanma saatine kadar deliksiz uyumuşum. Işınlanmış gibiydim sabaha. Saate baktım 6.00. Uyanmıştır şimdi, anneanne-dedenin tepesindedir diye düşündüm. Emin ellerde. Acaba gece kalktı mı? Sabah bizi göremeyince bir şey yaptı mı? Belki fark etmemiştir henüz benim yokluğumu… Bu düşüncelerin arasında tekrar kapadım gözlerimi. 8.20’deayaktaydım artık. Kendimi dinlenmiş hissediyordum. Elimi yüzümü yıkamadan telefona sarıldım.

2.günün anneanne tarafından özeti: Koray bey gece yarısı uyanınca anneannesi alıp onu bizim yatağa götürmüş tahmin ettiğim gibi. Horozları uyandırmış 5.30’da. Sonra da 9’a doğru perişan halde uyuyakalmış kucakta. Yarım saatlik şekerlemeden sonra dede ile azmaya başlamış. Yemekler güzelce yenmiş. Kakada biraz zorlanmış. Bu durumu ilk defa bu kadar yoğun yaşayan anneanne-dede Koriş’ten daha çok perişan olmuşlar. Benim yokluğumda ağlamasa da veya huysuzsuzluk yapmasa da kakasını yaparken bu kadar zorlanması beni aradığını gösteriyormuş. İçim burkuldu ama belli etmedim kimseye. Ne yanımdaki pimpirik babaya ne de telefonun ucundakilere.

Öğleden sonra 1.5 saate yakın uyuymuş sonra da kendilerini parkta bulmuşlar zorla. Koray bey ayakkabılarını alıp gözüne sokuyormuş dedesinin. O kadar azgınlığa ve sokakta geçirdiği saatlere rağmen akşam uykusu zor olmuş. Her zamanki saatinde banyoya girmiş. Müziği açılmış, kitaplar okunmuş. Kafasını yastığa koymuş. Tam daldı, uyudu diye düşünürken annem, bizimki fırlamış yataktan. Oyuncaklarının başına gitmiş. ‘5 dakikada şarj oldu resmen’ dedi annem. Hadi yarım saat daha oyun derken 8.30’a doğru uyutmayı başarmış. En son konuşmamız da Türkiye saati ile 10 gibi olmuştu. Moralim bozulmadı desem yalan olur. Çok geç uyumuş. Sabah 7-7.30 gibi kalksa dert etmeyeceğima ama ben oğlumu tanıyorum. En geç 5.45’te zıplamaya başlar yatağında.

2.günün anne tarafından özeti: Gece uyanmadığı haberiyle güne harika başladı Koray’ın annesi. Hava harika. Gezilecek keşfedilecek çok yer var Barcelona’da. Yürüsek de olur ama bir Avrupa şehrinin güzelliği en iyi motorsikletle görülüyor. Biz de öyle yaptık. Vespa diye bilinen küçük motorsikletlerden kiraladık. Zaten Barcelona motor cenneti. Park yerleri bile özel. Gencinden yaşlısına herkesin altında. Topuklu ayakkabılarıyla işe giden kadınlar bile gördük. Koray olsa yanımızda biz yerimizde sayacaktık. Motorlu ilk günün sonunda babamız da itiraf etti Koriş’i getirmemekle doğru bir karar verdiğimizi. Hem otel rahat ve yeterince temiz değildi, hem de program çocuklu aileye uygun olmazdı.

Akşam üstü yarım saat dinlenmeli dedik. Gece uzun. Erken yatıp erken kalkmak zorunda değilim. 9’da yemek için buluşulacak. Türkiye’de saat 10. 2.günün raporunu babamdan aldım. Koray beyin akşam uykusuna yatmak yerine oyuncaklara daldığını öğrendim ama yapacak bir şey yok. Benim disiplinimi sağlayacak halleri yok. İlk defa ayrılıyoruz zaten. O ne isterse o yapılıyor benim anladığım. Ama keyfi yerinde. Ağlama sızlanma yok.

2.günün baba tarafından özeti: ‘Koriş’i getirmek iyi olmazmış’ dedi en sonunda. ‘Bari sen keyfini çıkar, rahatla, dinlen’ diye de ekledi.

3.günü uzun uzun anlatmayacağım. Sabah kalkışı bildim yine. 5.40. Kahvaltıdan sonra kuzenlere gitmişler. Bizim kuzen bebeleri Ela ve Tibet bütün gün Koriş ile oynamışlar ama anlatılana göre bizim azgının hiç sesi çıkmamış. Ağlamak da yok ama. Oyunlara katılmış, yemeğini yemiş ama konuşmamış hiç. Fark etmiş anlaşılan annesinin yokluğunu. Eve dönüş yolunda ne zaman ki annem ‘Koriş evine gidiyor, Lucası onu bekliyor’ demiş, o zaman şakımaya başlamış. Heralde evde anne-baba var zannetti. Bu daha da içini burkuyor insanın. Gece uykuya geçişi daha da zorlaşmış. 3. gece 7’den 9’a kadar uğraşmışlar uyusun diye. Off moral bozucu. Ağlamıyormuş, sakince yatağından inip salona inmek istiyormuş. Bir de anneme itiraz başlamış. ‘Sen benim annem değilsin, sen bana karışma’ der gibiymiş. Bu arada biz de iyice çocuksuz çift kıvamındayız.

0

Etiketler

2 Yorum

  • NURDAN AKTAS says:

    Merhaba , yazılarınız çok güzel… kendimden çok şey buluyorum..
    gerçi bütün annelerin dili olmuşsunuz :)bulmamak sanırım imkansız….

    ben hep derim “onla da onsuz da olmuyor” bu gibi eğlence tatil yerlerinde….
    anne olarak içimiz acıyor.. sanki o olsa daha çok tad alacaz gibi aslında değil….

    eğlenmenize bakın lütfen.. dönünce acısını çıkartırsınız…gerçi bu gibi durumlardan sonra düzenleri bozuluyor ve tekrar uğraşılıyor tabi ama :(

    ben de yılbaşı geceleri otele gittiğimizde bırakmak durumunda kalıyorum. ilk bıraktığım zaman sanırım alkolün de etkisi ile ağlamıştım oğlummmm diye:)
    daha sonraları insan biraz daha alışıyor… onu ayrı bir birey olarak görmeye mecburuz…yoksa evlendikten sonra bile yanlarından ayrılmayan cadı kayınvalide durumuna düşeriz…

    tabi bunu ikinci çocuğumda diyebiliyorum..ilk çocukta bütün duygular daha kabarık oluyor ilk kez yaşanıldığı için…

  • ir says:

    Sevgili Nurdan,

    İki çocuklu ve oldukça tecrübeli bir anneden bunları duymak insanı rahatlatıyor. İlk sefer olmasından dolayı değişik duygular içindeydim ama Koray’a anneanne ve dededen başka kim daha iyi bakabilir ki zaten??? İtirafta bulunayım çok özledim onu ama bu 4 günlük tatile götürmediğim için de pişman olmadım. Annelerin de dinlenmeye, eğlenmeye hakkı var!!!

    :D

    irem

Leave a Reply