5 günlük ayrılığın mutlu sonu!

Benim de herkes gibi en merak ettiğim şey Koray uyanıp da bizi karşısında görünce ne tepki vereceğiydi. Daha da önemlisi biz ona nasıl yaklaşmalıydık. 5. günün sonunda o uykudayken evimize varmıştık. Luca delirdi resmen. Ağlamaya başladı, homurdanıyordu. Kim bilir Koriş ne söylenecekti. Anneanne-dede acil olarak yola çıkmak zorundaydılar. Doktor olmanın dayanılmaz hafifliği, ameliyatları varmış ertesi sabah. Annem de gece gece yalnız gitmesin babam diye eşlik etti ona. ‘Değerli’yi teslim edip gittiler. Kalakaldık öylece. Dedim ki Sarp’a: “Biz de yatalım, Koriş’i de aramıza alalım. Onun kokusunu içimize çeke çeke, ellerini öpe öpe uyuyalım. Sabah gözünü açtığında da bizi görsün ilk.”

Usulca gittim yanına, minik ayaklarını sarkıtmış yatağın kenarından elinde emzikleri mışıl mışıl uyuyordu. Ninnisini söyleye söyleye aldım kucağıma. Hemen koydu kafasını boynuma, iyice sokuldu. Anladı mı bilmiyorum ben olduğumu ama huysuzlanmadı hiç. Aldık aramıza. Bir yandan babası, bir yandan da ben ellerini, kollarını, ayaklarını, ağzını, burnunu, kaymaklarını öpe öpe bir hal olduk. Koriş uyanmadı üstelik bu kadar sevgi gösterisine. Üçümüz birbirimize sarılarak uyuduk sabah 6.20’ye kadar. Daha doğrusu ben 6 gibi uyandım. Baktım bizimki uyuyor rahat rahat. Bekliyorum usulca, gözlerini açsın diye. Birazdan fıkırdamaya baçladı. Gerindi, gözlerini açtı. Kocaman kocaman bakakaldı boncuk gözleriyle. Bir bana, bir babasına baktı. ‘Korişim günaydın’ dedim. Şaşkınlık ve mutluluk arasındaydı. Yüzümedokundu, gözlerime, saçlarıma… sonra babasına döndü kocaman bir öpücük aldı yanağından. Doğruldu yatakta, karşıma geçti oturdu. Emziğini uzattı. Ardından hoop atladı üstüme. ‘Annii’. Gerçekten de anne diyordu Koray. ‘Efendim aşkım’ dedim. Tekrar ‘anni’. Yine de bir bocalama yaşıyordu sanki. Emin olamıyordu sanki gerçekten ben miyim, değil miyim? Vakit kaybetmeden dev Kinder yumurtasını ve Mickey Mouse ile Pluto figürlerini koydum önüne. Nasıl sevindi Mickey’i görünce. Kinder’e de bayılır. Azıcık bir parça verdik artık rüşvet olarak sabahın altı buçuğunda. Utangaçlığı biraz daha devam etti ama cici cici diye yüzümü sevmekten de kendini alamıyordu. Ama mutluydu çok. Belli. Huzurluydu, gözlerinin içi gülüyordu adeta. Artık güvendeydi çünkü annesinin kucağındaydı. Anneanne-dede süper ikili olarak en iyi arkadaşları olacak Koray’ın ama annesi bir tane. Anladım o gün bir bebeğin hayatında annesinin gerçekten ne kadar önemli olduğunu.

Sonuç olarak tahminlerim doğru çıktı. Benim melek oğlum sabah uyanıp da anne ve babasının koynunda olduğunu görünce şaşkınlıkla sevinç arasında bir yerlerde kaldı. Ardından gerçek olup olmadığımı anlamak için uzun uzun yüzüme, saçlarıma dokundu. Sonra da boynuma atladı. Küsmedi, ağlamadı.

Tüm bunların üzerine pişmanlık hissediyor muyum diye soracak olursanız, cevabım yine de HAYIR olacak. Çünkü kötü bir şey yapmadım. Koray’ı en az benim kadar hatta benden çok daha iyi bakacaklarına emin olduğum anneanne ve dedeye bırakarak 4-5 günlük kısa bir tatile çıktım. Anneyim ama insanım ben. Dinlenmeye, uyumaya, eğlenmeye, enerji depolamaya ihtiyacım var. Belki ilk sefer için 5 gün değil de 3 günlük bir ayrılık olsa Koray’ın uykuları daha az bozulurdu. Sadece o. Bir de eksik hissettim kendimi. Meğer Koray benim elim, kolum gibi ayrılmaz bir parçam olmuş. Kalbim onun kalbi attığı sürece atıyor artık.

Bir de bebeklerini sokağa atanlar var. Onlara akıl sır erdiremiyorum. Hatta insandan bile saymıyorum!!!

0

Etiketler

3 Yorum

  • güzin says:

    bu karşılaşma anınızın yazısını dört gözle bekliyordum, okurken gözlerim sulandı valla….
    güzel karşılamış sizi ama hem şaşkınlık hem sevinç bir arada , küsmemiş olması gayet iyi.
    arada küçük kaçamaklar yapmak lazım tabi, bizim babamız da ne zaman diye sormaya başladı bana ama ben henüz yapamadım 2 ay sonra 2 yaşında olacağız ama hala uykuya annesinin memesi ile dalan oğluma memeyi bıraktıramadım ki bir de bırakıp kaçamak yapayım …

    • ir says:

      @güzin: Ben de korktum acikcasi, nasil gonlunu alirim diye dusunuyordum. İlk defa yaptigimiz bu kacamak bana ilac gibi geldi. Enerji doldum resmen. Benim sansim, senin de dedigin gibi gibi emmiyor olmasi. Anneanne-dedenin arasında uyumaya da alışık olduğundan hiç problem yaşamamışlar. Sadece son iki gun morali bozulmaya baslamis artik. Memeyi daha dogrusu seni biraktigi gun kendine 2 gun izin verebilirsen inan bambaşka bir insan olacaksın.
      :)

  • PINAR NURAL CITIR says:

    Ay çok olmuş bu yazıyı siz yazalı ama şu an aynı karar aşamasındayken ben vallaha ilaç gibi geldi. Bu kavuşma sahnenizi de ağlayarak okudum. Sanırım bende 5 gün bırakıp gidebileceğim 17 aylık kızımı.
    Biraz daha net kafam. Kimsenin yavrusundan ayrılmaması dileğiyle…. Teşekkürler size…

Leave a Reply