Uyku, malum konu. Koray’ın anne-baba ile zaman zaman yatak paylaştığını, gece yarısı kontrol için uyanıp ‘annneee’ diye böğürdünüğü biliyorsunuz. Milliyet.com.tr’de bugünkü yazım AİLE YATAĞI ile ilgiliydi. Oldukça da dikkat çektiği 10.000’lerle ifade edilen TIK ile anlaşılıyor :) Eee tartışmalı konulardan biri:

Aile Yatağı Türkçe’de pek kullanılan bir terim değil açıkçası. Aslında ‘anne, baba ve çocuğun aynı yatakta uyuması’ anlamına geliyor. İngilizce’den direkt çevirince böyle oluyor.

Yine de gözünüzde canlanmıştır. Baba-Çocuk-Anne aynı yatağı paylaşıyorlar. Çocuk doğduğundan itibaren annesinin göğsünde, kokusunu içine çeke çeke güven içinde uyuyor. Anne de bu durumun ne kadar harika bir şey olduğunu kendine itiraf eder biraz zaman geçince. Sonra gece seanslarında da beşiğine koymak yerine yatakta yanına alır bebeğini. Baba, bazen yer bulamaz kendine, bazen de paylaşır yatağını iyice kenara sıkışarak. Mutluluk budur. Bebek küçüktür zaten, herkese yer vardır yatakta. Anne de emzirme seansları arasında hafifçe yerinden doğrulur sadece, bebeği koynunda çabuk uykuya geçtiği için sabahları daha bir enerjiktir. Yeni doğan zamanında bir kaç gün yanıma alayım, sonra yatağına alıştırırım derseniz kendinizi kandırmış olursunuz çünkü ikiniz de birbirinize alışmışsınızdır. Hadi sizin eşiniz var yatakta, ayaklarınız değer birbirinize onun huzuruyla uyursunuz. Oysa miniğiniz tek başına kalmıştır. Gece yarısı alışkanlığıyla annesinin kontrol etmek için uyandığında ürperir, yalnız hisseder kendini basar yaygarayı. Şimdi bu ufaklık haksız mı sızlanmakta?

Ya hiç yanınıza almayacaksınız ki bence çok bir şey kaçırırsınız, ya da tahmin ettiğinizden daha uzun bir süre yatağınızı paylaşacağınızı hem kendinize hem de eşinize hatırlatmalısınız.

Yazının devamı için iki tık rica ediyorum :) :)