Kopyala-Yapıştır sanal hırsızlık

Günlerdir blog gündemimiz çalıntı içerik durumuyla meşgul. Bugüne kadar kendi bloguma taşımamıştım. Ancak olayı mağdur blog yazarlarından biri olarak paylaşmak ve son gelişmelerden haberdar etmek istiyorum SlingoMOM’ın takipçilerini.

İnternet malum, dipsiz uçsuz bucaksız bir dünya. Bir kere daldın mı içine kıyısından köşesinden, çıkamazsın bir daha. Her şey var. Aradığınız soruların cevapları da burada, ilkokul arkadaşınızın şu andaki adresi de burada. Bilgi denizi. Doğru ya da yanlış, eksik ya da fazla… ama her şey internette. Üstelik internet kullanıcılarının her geçen gün artması ve demografik çeşitlilik gösteriyor olması da cabası.  Sonunda kadınlar, özellikle de anneler keşfetti interneti. Önce mail sonra Facebook şimdi de bloglarlar haşır neşir herkes. Yazıyoruz çocuklu hallerimizi. Yardım ediyoruz, yardım alıyoruz uzaktan da olsa. Yaz, çiz, anlat, paylaş. Bence harika bir şey. Annelik kitaplardan öğrenilebilecek bir meslek değil ki. Tecrübe en önemlisi. Yaşarsınız, öğrenirsiniz. Bir de diğer annelere sorarsınız. Onların başından geçenler size fikir verir. Bir uzman kitabı mı, yoksa annelerin blogları mı? diye soracak olursanız, her zaman ilk tercihim bloglar olur. Uzman kitapları başucumda elbette. Onları atlamak olmaz.

Peki bloglar nasıl ortaya çıkıyor. Herkes ne paylaşıyor?

Blog aslında tam da bir kelime değildi bu kadar yaygınlaşana kadar. ‘Web-log’ kelimesinden türetilmiş. İçerikler ise en sabit şekliyle tarih sıralamasına göre yayınlanır. Okuyucular yorum yapabilir. Yazı içerisinden başka kaynaklardan yararlanıp bunlara link verebilirsiniz. Konu? Siz ne isterseniz. İster tamamen kişisel bir blog yazın, tam bir günlük olsun ya da bir şirketin ürünlerini yapan ticari blog da yaratabilirsiniz. Yaptığınız yemekler için de blog tutabilirsiniz. Size bağlı içerik. Tutup da gazete haberlerini ardı ardına sıralarsanız bir anlamı olmaz. Amaç  yazarın varlığının belli olmasıdır. Başka bir insanın yaşayıp yazdıklarını, sitenizde kaynak göstermeden yayınlayamazsınız. Başkasının hayatını yaşayamazsınız. Bir başka kalemden çıkan cümleleri kendinizinmiş gibi paylaşıp bir de üzerine yorumlar alamazsınız.

Malesef yukarıdaki cümlelerim ortaya bir uyarı niteliğinde değil. Benim ve başka blogcuların yazılarını aynen kopyalayarak kendi sitesinde, kendi başına gelmiş gibi isimleri değiştirerek yazan biri var. Benim yazılarımın da kopyalandığını iki gün önce Blogcu Anne’den öğrendim. Kendisi ne zamandır sitesinde hedef göstermeden yazılar yazıyordu-en son yazısı burada.Ben de merak içindeydim. Ardından benim yazılarımın da çalındığını görünce dayanamamış. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Bir kaç blogcu daha fark etmiş içeriklerinin çalındığını. Açalya en sonunda dayanamayarak kimliğini açıkladı yazısı burada. Neresinden tutulur bilmiyorum. Uyku ile bir yazı yazmışım. Tamamen kişisel. Ne bir başka siteye, ne de bir kitaba atıf var. Uykuya olan ihtiyacımı ve kurduğum hayalleri yazmışım. Başlık dahil yazı olduğu gibi kopyalanıp, yayınlanmış. Daha da ileri gitmiş, benim doğal ebevenlikle ilgili yazılarımdan birinin altına rahatça imzasını atıp online bir dergiye göndermiş. Yapılan yorumlara da teşekkür etmiş. İnanılmaz. Nasıl kızgınım anlatamam.

Yazacak bir hikayen yoksa yazma. Kalemine mi güvenmiyorsun? Olsun sana ait iki kelimeyi getir yan yana yeter. Ne güzel valla kopyala-yapıştır, senin olsun! İki gün önce yine, yaptıklarını fark ettiğimizi görünce önce yazılarını ayıklamaya başlamış. İşin içinde çıkılacak gibi olmadığından silmiş sitesini. Adını sanını bilen yok ama bu blogcu diğer annelerin bloglarına bol bol yorum yapan, bir şekilde interaktif ilişkide olan bir insan. Gerçekten çocuğu var mı,gerçekten de şu an hamile bilmiyor kimse. Eğer varsa çocukları, çok üzülüyorum onlar için. Bu kadının yardım alması gerektiğini düşünenlerdenim ben de. Çünkü esinlenme değil, hırsızlık, başkalarının hayat hikayelerini çalıyor. Psikolog da değilim bir teşhis koymam da mümkün değil. Bugün Açalya, bu deli blogcudan gelen özür mailini yayınladı. Kimseye rahtsızlık vermek istememiş, bir daha bloglara girmeyecekmiş. Bu mudur? Bitti mi yani?

Bir başka takma isimle blog açamayacağı ne malum. Belki bu sefer annelik yazmaz da yemek tarifleri yazar oradan buradan arakladığı. Çünkü ben Açalya’ya göndermiş olduğu mailde hiç bir samimiyet ve pişmanlık izleri göremedim. Yaptığının gayet farkında. Yine yapacak eminim. Bu sefer işi daha zor. Hepimiz tetikteyiz artık.

0

2 Yorum

  • Açalya says:

    Adı sanı belli İrem’ciğim. Kadın öyle cahil falan da değil, tanıyanlar görenler var. Geçmiş olsun. Hem dediğin gibi çıkacak yine başka kimliklerle…bu son değil.

    • SlingoMOM says:

      Açalyacağım, yemin ediyorum korkuyorum böyle insanlardan. Yaptığı bir kereye mahsus değil çünkü. Başka bir dünyada yaşıyor. Sana attığı mailden bu konuda herhangi bir pişmanlığı olmadığını çıkarıyorum ben.
      Senin ve Elif’in sayesinde daha bir gözüm açıldı.
      Teşekkürler,
      Irem

Leave a Reply