Bu konu daha önce de gündeme geldi aslında. Kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir blog yazarı anne tarafından dilimiz yandı. Gerçi bu sefer farklı bir durum var ortada. Ben ne yapacağımı, ne düşüneceğimi bilemedim. Buraya yazıyorum. Hem fikir almak için hem de belki o blog yazarı yazımı görür de çeki düzen verir kendisine diye.

Durum şu;

SlingoMOM’da bazen kendi yaşantımdan, bazen haberlerden, bazen de ürünlerden bahsediyorum. Kısacası bir kadını, özellikle de bir anneyi ilgilendirecek her bilgiye yer vermeye çalışıyorum. Yazıya konuya olan blogda daha önce ilk benim yer verdiğim bazı haber, ürün ve yazılardan bahsedilmiş. Daha doğrusu yazıları yok da resimlerini eklemiş blog sahibi. Belki de ingilizcesi yok, orjinal siteden çeviri yapamadı. Benden de direkt almaya çekindi yazıları sadece resimleri koydu.

Şimdi ‘ne var bunda?’ diyebilirsiniz. Beğenmiş koymuş sitesine. İlk başta ben de öyle düşünmüştüm. Ta ki bugün bir arkadaşıma anlatana kadar. Arkadaşım ‘konu her ne olursa olsun, eğer senin sitende gördüyse, üstelik resimleri de zahmet edip orjinal siteden değil de senin blogundan kopyalıyorsa söyleyecek. ‘Şu sitede gördüm, çok hoşuma gitti paylaşıyorum’ diye yazacak. Zorunda’ diye çoştu bir anda :) Bunun üzerine ben de biraz daha inceledim siteyi. Konu ettiğim yazılarda kullandığı resimleri de benden almış. Eminim çünkü resimlerin adını bile değiştirmemiş. Bu arada yayınladığım her resme gizli bir imza atarım ben. Hem üzerine hem de adına.

Gerçekten de yaptığı ayıp mı? Yoksa herkes bir ürünü, bir haberi beğenebilir ve bunu sitesinde yayınlayabilir mi?[pullquote]herkes bir ürünü, bir haberi beğenebilir ve bunu sitesinde yayınlayabilir mi?[/pullquote]

Ben karar veremedim.

Ben nereden buluyorum bu haberleri, ürünlerin bilgilerini?

Bana düzenli olarak haber bülteni geliyor markalardan. Her hafta yüzlerce basın bülteni ile boğuluyorum. Yabancı markaların web sitelerinin bülten listelerine de kayıt oldum. Neredeyse her gün yüzlerce web sitesi tarıyorum. SlingoMOM’ı zengin içerikle doldurmak için çalışıyorum kısacası. İstesem siteyi ‘sağ tık’a kapatırım yani kolay kopyalamayı engelleyebilirim. Bir de üstüne kopyalamaya çalışanların izini sürebilirim. Ama yapmıyorum. Herkes bilgiden kolayca yararlansın diye açık bıraktım siteyi. Sadece düzenli olarak google’da tarıyorum. Bir blog yazarının yapacağı ise çok basit: alıntı varsa link verecek, esinlenme varsa siteden veya yazardan bahsedecek.

Peki bir gazetede haber veya bir reklam dikkatimizi çekti. Onunla ilgili yazı yazsak, gazete kaynak olarak göstermeli mi?

Haber hakkında bir yazı kaleme alıyorsam MUTLAKA belirtiyorum. Eğer internet sitesinde de varsa aynı haber, bulup linkini veriyorum. Reklamlar için aynı şeyi söylemeyeceğim. Reklam, ‘para verilerek bir ürün veya hizmetin tanıtılması.’ Bu durumda ürünle ilgili araştırmaya gidiyorum. Sitesi varsa orayı tarıyorum. İçeriği ve resimleri esas kaynaktan alıyorum. Ancak bir blogda gördüğüm herhangi bir haberi, ürünü linksiz yazmıyorum. Olur da habersiz olarak bir başka blogda yer verilen tanıtımı ben de yazmışsam, blog sahibine söylüyorum. Diğer türlü davranmak haksızlık ve emeğe saygısızlık bana göre.

Ama dediğim gibi karar veremedim. Sonuçta daha önce başıma gelen doğrudan çalıntı içerik durumu yok gibi. Yine de blog sahibi  ‘şu sitede gördüm, beğendim’ deseydi daha şık olmaz mıydı?