Yaştan mı yoksa şehrin havasından mı bilmiyorum her kış cildim daha çok hassaslaşıp kuruyor. Elbette benim kuru cilt problemim yazın da güneş, tuzlu su ve havuz yüzünden devam ediyor ancak hassiyet daha az oluyor.

Günlük nemlendiriciler asla yeterli gelmiyor. Yoğun olanların bir kısmı da cilt tarafından tam emilemiyor ve ince bir tabaka da olsa yüzümde kalıntı varmış gibi hissediyorum.

Peki ne yapıyorum? Yağ kullanıyorum.

Yağlar sanıldığının aksine cilt tarafından kolaylıkla emiliyor. Karma ve yağlı ciltler kendilerine uygun bir yağı rahatlıkla kullanabilirler üstelik. Benim tercihim senelerdir değişmedi. Elime geçen her yağı deniyorum ama hiçbiri Leonor Greyl Manolya yağı gibi değil. Sanırım biraz da baş döndürücü kokusu yüzünden. Ciddiyim. Zaten Manolya en sevdiğim ağaç, nazlıdır da. Biraz ilgilenilmezse küser, yapraklarını kapatır hemen.

Leonor Greyl aslında saç uzmanı bir marka. Gerçek bitki ve çiçek özleri kullanarak saç bakımı için aklınıza gelebilecek ve hatta gelemeyecek birçok ürün geliştirmiş. Birkaç tane de cilt bakımı için var. Bu yağın içinde de pro-vitamin A’dan zengin botanik yağlar var. Elbette muhteşem kokusuyla Manolya öne çıkıyor.

Sadece nemlendirici olarak kullanmıyorum. Leonor Greyl Huile de Magnolia güneş banyosundan sonra cildin kurumasını engelliyor, epilasyon sonrası oluşan kızarıklığı gideriyor, makyajı muhteşem bir şekilde temizliyor. Göz makyajınızı nazikçe temizlerken aynı zamanda bakımını yaptığını düşünün. Masaj yağı olarak da son derece başarılı bir ürün. El, yüz ve vücut bakımı için her şey tek bir şişede desem doğru olur sanırım. Yazın özellikle tatile giderken sadece bunu alıyorum yanıma.

Anti-aging kremlerini, manolya yağını sürüp cilt tarafından iyice emilmesini bekledikten sonra kullanabilirsiniz.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

3 Comments

  1. selamlar :) bu yağı nereden bulabiliriz? şimdiden ışıltılı bir yıl dilerim

Leave a Response