Nasıl oldu bilmiyorum ama ani bir karar ve karşımıza çıkan kaçırılmayacak bir fırsatla karı-koca 5 günlüğüne deniz aşırı yolculuk yapacağız. Elbette Koray’ı götürmüyoruz bu kadar kısa süreli bir Amerika gezisine. İki gündür içimde bir sıkıntı var. Aslında tam sıkıntı değil. Zaten ilk bırakışım da değil ama ilk defa bu kadar uzağa gidiyorum, bu kadar zaman farkı olan bir ayrılık yaşayacağız. Neredeyse iki haftadır her akşam yatarken anlatıyorum ona ¨biz babayla uçağa bineceğiz, toplantıya gideceğiz. Sana da sürpriz bir şey getiririz¨ diyordum. Hep dinledi, siparişler verdi ve hiç itiraz etmedi. ¨Ben de geleceğim¨ demedi.

Sonunda gün geldi çattı. Bu sabah okula gönderip göndermeme arasında kararsız kaldım. Uçak akşam üstü, Koray okuldan geldiğinde bizi göremeyecek büyük ihtimalle. Günü oğlumla mı geçirsem yoksa doğal akışına mı bıraksam düşündüm durdum. Koray’a sordum. Önce istemedi gitmek, sonra aklına ne geldiyse ¨Ben gitmek istiyorum okula, hadi giyinelim¨ dedi. Servise bindirirken anlattım. Eve döndüğünde bizim olmayacağımızı ama taaam 5 gün sonra görüşeceğimizi söyledim. ¨Tamam¨ dedi, öpüştük koklaştık. Gitti. Servisin arkasından bakakaldım. Elbette problem yok. Anneannesi yanında, kendi evinde, isterse kuzenlere gidebileceğini biliyor. Çok uzaklarda olmak alışık olmadığım bir durum ama biraz düşününce o kısacık vakti piyangodan çıkmış gibi yaşamam gerektiğini fark ettim.

Ayrıca;

neredeyse bomboş bir valizle yolculuk yapmak,

uçağa içi tıka basa oyuncak ve kıyafet dolu kocaman bir sırt çantası yerine küçücük şık bir çantayla binmek,

puset, sling gibi malzemelerle uğraşmamak gibi bana şu anda oldukça lüks gelen şeyleri yapıyorum :)