Çocuklu aileler tatil planları yaparken öncelik çocukların rahatıdır. Uyku ve beslenme düzeni mümkün olduğunca devam etsin ister anneler. Babalar da bu annelerin iki dudağının  arasından çıkacak kelimeleri beklerler. Anne onaylamazsa yolculuk ve tatil programını mümkün değil gidilmez. Ancak bazı durumlar vardır ki, uyku-beslenme kuralları bir süre rafa kalkmak zorundadır: Okyanus aşırı ve saat farkının 2’den fazla olduğu bölgelere seyahat.

Bırakın çoluğu-çocuğu, bebeği; biz yetişkinlerin bile dengesi bozuluyor. Yepyeni bir saat düzenine vücudunuzu, beyninizi uydurmak zorundasınız. İngilizcede JET-LAG olarak tanımlanan bu süreçte yorgunluk, uyku bozuklukları, bağırsak hareketlerinde değişiklik, baş ağrısı, bulantı, susuzluk, huzursuzluk, salaklık halleri görülebiliyor. İşin ilginç tarafı yetişkinleri çocuklardan daha fazla etkiliyor olması. Jet-lag için uçuşun, kuzey-güney veya ters yönünde değil, doğu-batı/batı-doğu yönünde olması gerekiyor. Doğuya doğru yapılan seyahatler insanı daha çok etkiliyor çünkü saat kaybediyoruz. Yolda geçirilen 10 saatin sonunda nerdeyse 16 saat ileride olduğunuzu anlıyorsunuz. Hiç yaşamadığınız 6 saatlik bir kayıp var. Batı’ya doğru giderken zaman kazanıyoruz. Dinlenmek ve toparlanmak için daha fazla zamanımız oluyor.

Her yerde yazılan ve bizzat uyguladığımız yöntem bulunduğumuz yerin yerel saatine göre yaşamak. Yani uçaktan indiğinizde yapacağınız ilk iş kolunuzdaki saati değiştirmek olmalı. Zaten ister istemez yerel saate göre yaşamak zorunda kalacaksınız. Güneş varken uyumak oldukça zor ve gece yarısı kalkıp yemek yemek daha da zor.

Sık seyahat eden ve özellikle de saat farkının oldukça fazla olduğu şehirlere seyahat eden bir aile olarak bu konuda deneyimimiz çok. Burada en önemlisi yukarıda da bahsettiğim gibi uçuş yönü. Türkiye’den Amerika’ya giderken yapılacaklarla, Amerika’dan Türkiye uçuşlarında yapılacaklar farklı olmalı. Ailelerin çocuklarıyla çıktıkları seyahatlerinden sinir krizi eşiğinde dönmelerinin sebebi aslında, çocuklarının uyku düzenini uçuşa göre düzenlememeleridir. Yine de dediğim gibi ve yazıldığı gibi çocuklar özellikle de bebekler jetlagten biz yetişkinlerden daha kolay sıyrılıyorlar. Türkiye’ye gelirken Doğu yakasından uçaklar, genelde akşam üstü saatlerinde kalkıyor. Gece uçuşu yaptığınız için de bolca uyuyorsunuz. İndiğinizde İstanbul’da gün yeni başlamış oluyor. Yol boyu ne kadar çok uyursanız, jetlagten de o kadar çabuk sıyrılıyorsunuz. Tam tersi yönde, yani İstanbul’dan Amerika’ya giderken güneş hiç batmıyor. Uçaktan akşam üstü saatlerinde iniyorsunuz. Uçakta uyuyacağınız 1-2 saat size zaman kazandıracaktır. Akşam 9’a kadar dayanabilirseniz ne ala. Ertesi sabah güne normal zamanda başlayabilirsiniz.

Bebekler  jetlag’ten nasıl kurtulur? Aslında bebeğiniz ne kadar küçükse o kadar kolay olur. Koray 25 günlüktü ilk okyanus aşırı yolculuğunu yaptığında. Uyudu, uyandı, emdi, yine uyudu. 4 kere kaka yaptı, uyudu, uyandı, emdi. Böyle geçti. Zaten koyun koyunaydık. Beraber uyuya uyuya geldik. Ancak emziren annenin de bir an önce yeni saate kendini uydurması gerekiyor ki süt üretimi aksamasın. Yol boyunca bol, çok bol su içmeyi unutmayın.

8-9 aylık, uyku ve beslenme düzeni olan bir çocuğa biraz yardım etmek gerekiyor. Amerika-Türkiye yönünde yapılacak en iyi şey, uçakta mümkün olduğunca çocuğunuzu uyutmaya çalışmak ve vardığınızda tutabildiğiniz kadar uyanık tutmak. Böylece normal uyku saatine daha yakın bir zamanda yatırmış olacaksınız ve 1-2 gün içinde Türkiye saatine tamamen ayak uydurmuş olacak. Gece yarısı cin gibi uyanma ihtimali çok yüksek. Yapacağınız tek şey onu yatağında tutmak. Ilık bir süt, bir masal kitabı ile yeniden uykuya geçmesini sağlayabilirsiniz. İlk bir kaç gece ister istemez uykularda düzensizlik oluyor. Merak etmeyin ve paniklemeyin. Siz düzene ne kadar sadık kalırsanız, bebeğiniz de o kadar çabuk adapte olur yeni saate.

Türkiye’den Amerikaya gitmek nispeten daha kolay bir adaptasyon gerektiriyor. Bebeğinizi uçakta her zamanki gündüz uyku düzenine göre uyutabilirseniz, uçaktan indiğiniz öğleden sonrayı daha kolay atlatıp akşam uykusuna kadar dayanabilir. Yolda çok uyursa akşam uykuya geçmekte zorlanabilir. Bu durumda sabah her zaman kalktığı saatte uyandırın. Uykusunu almasa da güne normal saatinde başlaması daha iyi oluyor.

1 -2 yaş arası çocuklar ve jetlag. Bebeklere göre biraz daha zorlanıyorlar çünkü gün içinde daha az uyuyorlar artık. Yine de uçakta uyutmak çok problem olmuyor. Sanırım titreşimin de etkisi var bunda. İlk bir kaç gece yarısı genelde açlıktan uyanıyorlar. Dikkat edin uyandıkları saatler,  aslında yemek yediği zamanlara denk geliyor. Süt, açlık hissini bastırmak için en iyi besin. Yine ilk günler gündüzleri daha fazla uyumak istiyorlar. Koray’ın 3 saatlik uyku rekoru 1 yaş Amerika seyahatinden döndükten sonra olmuştu. Geceleri cin kesilen çocuğa yapılacak şey süt vermenin dışında, yatağında kalıp kitap okumasını  sağlamak. Loş ışıkta sakince geçirilen 1 saatin sonunda yeniden uykuya dönebiliyorlar.

Bir seferinde ben bu eve dönüş jetlagini iyi yönetememiştim. Koray gündüzlerini o kadar düzenli geçiriyordu ki, gece her zamanki uyku saatinde yattıktan 2-3 saat sonra uyanmasına sinirleniyordum.  O ağlıyordu, ben ağlıyordum. Her gece yarım saat öne aldı uyanmalarını. Jeton 5. gece düştü bende. Koray JETLAG olmuştu. Hem de ciddi bir şekilde. Gündüzleri o kadar iyiydi ki hiç jetlag olmadan atlattık, diye düşünüyordum. Sanırım ben de fena jetlag olmuşum, kafam çalışmıyordu. Neyse ki aramız düzeldi. 6.gece, yarım saat geç yatırınca sabaha kadar uyanmadı. Bu da bana ders oldu. 15 gün sonra yine gidiyoruz. Bakalım 2 yaş çocuğu jetlag ile nasıl başa çıkıyor? Bu sefer kararlıyım, ne onu ne de kendimi üzmeyeceğim.

*British Airways’in jetlag hesaplayıcısına da bir göz atın.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

Leave a Response