Bir önceki yazı Amerika seyahatinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Uçağımız sağ salim yere indiğine göre başlasın bizim yeni dünyayı bebekle keşfimiz:

İlk durak bizim için her zaman New York oluyor. Kalabalık içinde kaybolduğunuz ışıl ışıl bir şehir. Gidenler bilir, dümdüz. yürü de yürü. Manhattan adasından bahsediyorum. Kalbi burada atıyor tüm Amerika’nın. Her dinden, her milletten insanın yaşadığı, öğrencilerin bol olduğu, iş dünyasının buraya aktığı dinamik bir şehir. Yaşınız ne olursa olsun sıkılmanız mümkün değil. Araba kiralamanıza da gerek yok, zaten park yeri de yok. Park cezaları oldukça ağır ve çok sıkı bir denetim var. Otoparkların saati 30 dolardan başlıyor çoğu yerde. Dedim ya yürü allah yürü. Metroyla da istediğiniz yere ulaşırsınız ya da New York’un simgesi sarı taksiler var. Kişi başına 1 taksi kesin düşüyordur. Sokaklar, caddeler o kadar canlı ki yürümek keyif veriyor insana.

New York’u ballandıra ballandıra anlattım da bebekle nasıl oluyor derseniz hemen söyleyeyim. Hiç sorun değil. Amerika’da çocuklu hele de bebekli ailelere ilgi büyük. Şehirlerin çoğu da ailelerin rahatına göre düzenlenmiş. Bir bebeğin ağlaması, çocuğun döke saça yemek yemesi sorun değil. Uçakta bile Türkler ”cık cık” yaparken, Amerikalılar ”yardım edebileceğimiz bir şey var mı?” diye sorar. New York’ta her zaman kaldırımlarda puset görürsünüz. Central Park’ta özel pusetlerle (jogging stroller) koşuya çıkar anneler. Her restorantta çocuk menüsü vardır. Yayaya kırmızı bile yansa, yol kenarında bekliyorsanız karşıya geçmek için, arabalar durur ve size yol verir.

Gelelim New York’ta çocukla yapılabilecek aktivitelere:

Central Park:

Şehrin ortasında bir cennet. Bir anda kargaşadan uzaklaşıp sincapların koşturduğu yemyeşil bir dünyaya adım atıyorsunuz. Şehrin haritasına bakınca Manhattan Adasının tam ortasında kocaman bir vaha gibi duruyor. Pırıl pırıl, tertemiz, bakımlı. Göller, çocuk parkları, yürüyüş yolları, bahçeler, köprüler… Her an keşfedilecek bir sürü yer var. En güzeli ise Central Park’ın içinde gizlenmiş bir eğlence dünyası olan Victorian Gardens Amusement Park. Ailelerin gün boyu vakit geçirip, eğlenecekleri, canlı şovların olduğu ve roller coaster’larla dolu bir yer.

Detaylı bilgi: www.centralparknyc.org

American Museum of Natural History – Amerikan Doğal Tarih Müzesi:

Çocuklar için olduğu kadar büyükler için de inanılmaz bir müze. Her bir köşesinde aktivite var. Her bir parça özenle sergileniyor. Herkese açık kocaman bir okul aslında. Yaşınız ne olursa olsun, mutlaka bir şeyler öğreniyorsunuz. Bir gün yetmiyor zaten. Batı yakasında Central Park’ın hemen yanında bulunuyor. Hatta Ben Stiller’in Müze’de Bir Gece adlı film serileri de burada çekilmiş. New York’taki okullar düzenli olarak müzeye gezi düzenliyor. Hatta ödev konuları, sınav soruları müzeden seçiliyormuş. Daha fazla bilgi: www.amnh.org

Manhattan Çocuk Müzesi:

Batı yakasında bulunan müze çocuklar için kocaman bir oyuncak dükkanı gibi. Büyükler de en az çocuklar kadar eğleniyor. Müze olmanın dışında okul çağındaki çocukların bilgi ve becerilerini geliştirecek bir ortam hazırlanmış. Küçük çocukların ise hayal dünyasını genişletecek bambaşka bir dünyanın kapıları açılıyor burada.
www.cmom.org

F.A.O SCHWARZ®:

Belki de dünyanın en güzel oyuncak mağazası. New York’un ünlü alışveriş caddesinde yani 5.Caddede yer alıyor. İçeriye girince Alica Harikalar Dünyası gerçek oldu zannediyorsunuz. Bütün oyuncakları alıp eve gitmek istiyorsunuz. Zaten içeriden eli boş çıkan olduğunu zannetmiyorum. En azından bir emzik tutacağı, bir minik tüylü oyuncak alınıyor. Çocuğunuz için değilse bile kendiniz için…

FAO Schwarz mağazasını aslında çoğumuz henüz çocukken gördük. Tom Hanks’in ”BIG” filmindeki kocaman piyano tuşlarının olduğu sahneyi hatırlamayanınız var mı? İşte orası, burası.

www.fao.com

Times Square:

Aslında tek tek sayacaktım buradaki dükkanları da sonra vazgeçtim. Bence gidin, özellikle de güneş battıktan sonra. Gidin ve gözleriniz kamaşsın. Kalabalıktan, ışıklardan, binaların üzerindeki dev ekranlardan başınız dönsün. İşte dünyanın kalbi burası. Bebeğiniz etraftaki hareketten çok eğlenecek.

Macy’s Thanksgiving Parade – Şükran Günü Geçit Töreni:

1924 yılından beri her yıl düzenlenen tören ilk olarak Macy’s çalışanlarının (çoğu ilk jenerasyon göçmen) Amerikalı olmaktan duydukları gururu anlatmak için Avrupai şekilde bir kutlama yapmak istemişler.  Harlem’den başlayarak, 34. caddedeki mağazaya çeşitli kostümlerle yürümüşler. Halk tarafından çoşkuyla karşılanan törenin Macy’s tarafından her yıl düzenleneceği duyurulmuş. Bugün Macy’s Şükran Günü Yürüyüşü denince akla dev balonlar  geliyor. Çizgi film karakterlerinin başı çektiği bu görsel şölenin yanı sıra okulların ve bando takımlarının geçiş yaptığı, konserlerin v4 canlı performansların olduğu açık hava festivali aslında. Sabah 9’da başlayan ve 3 saat süren geçit törenini seyretmek istiyorsanız, sabahın erken saatlerinde yerinizi almalısınız. Kasım ayında New York’un oldukça soğuk olduğunu hesaba katmak gerekiyor. Sıkıca giyinin, elinize sıcacık içeceklerinizi alın ve  bu geçit törenini izlemeden dönmeyin derim.

Ben aklıma ilk gelenleri yazdım. New York’a bebeğinizle, küçük çocuğunuzla gitmeyi  düşünüyorsanız yapabileceklerinizin listesi oldukça uzun. İşinize yarayacak detaylı bilgi bulabileceğiniz linkleri veriyorum:

http://www.ny.com/kids
http://www.newyorkkids.net
http://nymag.com/family/kids

Bebekle Seyahat yazılarına bir göz atın:
Amerika’ya yolculuk…
Çocuklu Avrupa tatili…
Çok gezen ailenin alışveriş listesi…