Çoğu anne babanın hayalidir aslında da dile getirmeye çekiniriz genellikle. Anne-baba olduktan sonra çocuksuz adım atmak veya çocuksuz zaman geçirmeyi istemek kötü bir şeymiş gibi algılanır. Oysa çocuğu güvendiğin birine bırakıp biraz kendine ve evliliğine zaman ayırmanın nesi kötü olabilir ki? Hoş, ben rahat bir anne olsam da Koray’dan 1.5 yaşına kadar hiç ayrı kalmadım, kalamadım. Onun bana bağımlı olduğu kadar benim de ona bağımlı olduğum gerçeği ortada çünkü. Üstelik kaynağını hatırlamadığım bir yazıda, mümkünse çocuğun 18 aylıktan önce annesinden veya ona bakan kişiden ayrılmaması gerektiğini okumuştum. Çocuk, bu on sekiz ayda ciddi anlamda tek bir kişiye ihtiyaç duyarmış ve onun çevresinde olmaması stres yaratırmış. On sekiz aylık civarı ise bu bağımlılık ve ihtiyaç hali yavaş yavaş azalmaya başlarmış.

İLK AYRILIĞIMIZ – 1 gece

Bu zamandan önce bırakılan çocuklara bir şey oluyor mu? Elbette olmuyor ama işte ben okudum aklımda kaldı ve gidemedim. Bizim Koray ile ilk ayrılığımız zorunlu oldu. 17 aylıktı ve Sarp’ın acil bir ameliyata girmesi gerekti. Koray’ı anneme bırakıp o geceyi hastanede geçirdim. Geçirdim ama gözüme uyku girmedi. Bir anda oluvermişti. Onu arabaya bindirip arkasından el sallamıştım. Aynı şehirdeydik ve 24 saatten az ayrı kalacaktık ama geceyi ayrı geçirmek zor gelmişti. Koray için de durum farklı değilmiş. Problem çıkarmamış ama huzursuz ve sinirliymiş. Ertesi gün beni görünce hafiften bozulur gibi oldu. Bildiği ortam, güvendiği, çok sevdiği insanlarla olsa bile annesi yoktu ve mutsuzdu. Soramıyordu çünkü henüz Luca, baba, dede’den başka bir kelime çıkmıyordu ağzından. Onun için daha sancılı geçmiş ama kısa sürmüştü.

İKİNCİ AYRILIK – 4 gece 5 gün

Bu olaydan birkaç hafta sonra arkadaşlarımız kapımızı çaldı. ¨4 günlük bir kaçamağa ne dersiniz?¨ dediler. Dört çift Avrupa tatiline çıkacaktık. Çocuğu olan tek bizdik. Ben aslında anında atladım bu fikre. Sarp’ı ikna etmek zor oldu. ¨Oğlumu bırakamam ben, onu da alırım¨ dedi durdu. Çocuksuz arkadaşlarımızla tatile çıkarken çocuğu götürmenin pek iyi bir fikir olmadığını daha önce tecrübe etmiştik üstelik ve en sonunda Sarp’a ¨Koray’ı almayı planlıyorsan ben bu geziye gitmiyorum. Sana güle güle¨ dedim. Ciddiyetimin farkına varan kocam ikna oldu ve uçak biletlerimizi aldık. En sonunda o gün geldi. Annemle babam bizdeler, Koray pek mutlu. Uçağın olduğu gece zaten uyumadım, bir de karnım ağrımaya başladı sıkıntıdan. Sabahın körü evden çıkarken anlayamadık ne olduğunu ikimiz de. Koray arkamızdan bakakaldı.

O dört gün bizim için harikaydı. Çok eğlendik, çok gezdik. Günde 4 kere telefon ve 50 adet mesaj mesaimiz de vardı ama olsun. Uzun zamandır beklediğim, ihtiyacım olan bir kaçamaktı. Döndüğümüzde kalbim çarpa çarpa eve gittim. Koray uyumuştu, ben de girdim yanına kıvrıldım. Sabah gözünü açtığında beni gördü. Bensiz o dört-beş gün boyunca bir kere bile ağlamamış, problem çıkarmamış ama mutsuzmuş. Üzgünmüş. Daha doğrusu 2. günün akşamı aramaya başlamış evde beni. 3.günün akşamı artık suratı düşmüş. 4. gün ise bizim odayı gidip kıyafet dolaplarımın karıştırmış, yastığımın altına bakmış. Ve en sonunda ağzından o kelime çıkmış: ¨Anne???¨ Beni sormak zorunda kalınca dili çözülmüş resmen. Anlaşılan o ki çocuğun yaşına göre ayrı kalınmalı tezi doğru.  18 aylık bir çocuğun iki geceden fazla anneden ayrı kalması sıkıntı yaratmaya başlıyor. En azından bizde öyle oldu. En fazla 3 gece.

ÜÇÜNCÜ AYRILIK – 2 gece

2.5 yaşındaydı. Koray ben evden çıkarken ağlıyordu ama geri dönüp bakamadım. Biliyorum birkaç dakikaya susacaktı. Tahmin ettiğim gibi oldu. Yine problem yok ama iki saatte bir telefon açtırdı anneme. ¨Anne gel, anne gel.¨ Neden böyle oldu bilmiyorum. Sanırım o en zorlandığım dönemdi. İkimiz için de bazı değişiklikler vardı. 2.5 yaş zordu.

DÖRDÜNCÜ AYRILIK – 3 gece 4 gün

3 yaşındayken, yarım gün okula gitmeye başlamışken Sarp’ın iş gezisine dahil olup kısa bir Avrupa tatili yarattım kendime. Oğlan her zamanki gibi anneanne ile evde. Bu sefer yemek biraz problem olmuş, annemi parmağında oynatmış iyice ve çok eğlenmişler beraber. Döndüğümde beni görünce 10 dakika ağladı. Sonra unuttu gitti.

BEŞİNCİ AYRILIK – 4 gece 5 gün

Ve en sonunda ‘yapmam, yapamam’ dediğim Koray’dan ayrı kıtalararası yolculuk planı. Sanki okyanus geçince daha zor olacaktı. Bu sefer tam gün gidiyordu okula. Kendinden emin, rahat bir çocuk. Bana bir sürü oyuncak siparişi verdi ve bizi yolcu etti. Aklımız bu sefer hiç kalmadı arkada. Koray’ın halinden memnun olduğunu gördük. Bu 5 gün boyunca sadece iki kere konuştuk. Birkaç kez de mesajlaştık annemle. Her şey yolundaydı. Ne uyku, ne yemek sorun olmamış. Harika vakit geçirmişler. Evet çok özlemiş bizi ama o kadar. Yolda olduğumuzu duyunca yerinde duramamış sadece heyecandan. 4 saatlik rötar sonucu eve oldukça geç bir vakitte varmamıza rağmen uyumamış ve bizi beklemişti. Görünce kucağıma atladı. Öptü öptü, saçımı kokladı. Oyuncaklarını sordu. Hepsini kucağına doldurup yatağına gitti ve uyudu.

Demek ki bir şey olmuyormuş. Birçok kişiden  duyduğum ‘çocuğun yaşı kadar ayrı kalın’ bilgisinin doğruluğunu bu yazıyı yazarken bir kere daha anladım. 9 aylık bebeği 10 gün bırakıp gidince de emin bir şey olmuyordur. Anne için daha zordur üstelik. Çocuk büyüdükçe, iletişimi arttıkça hele ki konuşuyorsa bu ayrılıklar, ayrı vakit geçirmeler sorun olmaktan çıkıyor. Hatta daha da güzelini söyleyeyim, 3 yaşından sonra kendileri için de büyük bir aşama oluyor, güven kazanıyorlar. Çevrede anne-baba olmadan da bir düzenin devam edebileceğini görüyorlar. Hoş, anneanne-babaanne ve dedelerin en iyi şekilde bakacaklarını herkes biliyor :)

Eğer ki sizin de bebeğinizi/çocuğunuzu güvendiğiniz birisine bırakıp yapmayı planladığınız bir seyahat varsa kara kara düşünmeyin sadece iyi organize olun. Tarih önemli. Kiminle kalacağı önemli. Çocuğun alışık olduğu, uyku ve beslenme rutinlerini bilen biri olmalı. Anneniz de olsa çocuğu yakından tanıyor olmalı. Siz yola çıkmadan en az iki-üç gün önceden aynı evde yaşamaya başlayın. Bırakın kontrolü emanet edeceğiniz kişi alsın eline birkaç günlüğüne. Çocuk küçükken kendi evinde kalmak isteyebilir. Zaten büyüdükçe veya emanet ettiğiniz kişiyle çok sık beraberse bu pek sorun olmuyor. Çok katı kurallar uygulamayın. Çocuk için daha fazla strese gerek yok. Elbette uyku ve beslenme düzeni önemli ancak biraz gevşetilmesinde yarar var. Çünkü siz yokken çocuğun kendini rahat hissetmesi her şeyden önemli. Fazla beklentiye girmemeye çalışın. İlaçlarını hazırlayın. Doktorunun ve en yakın eczanenin telefon numaralarını vermeyi unutmayın. Hemen panik olmayın bunları yazdığım için. Bize gerek olmadı hiç. Eminim size de gerek kalmayacaktır ama hazır olmak herkes için iyidir. Merak etmeyin çocuğunuza en az sizin kadar hatta sizden çok daha iyi bakacaklardır.

Hem zaten bir annenin aklının ve kalbinizin yarısı her zaman çocuğuyladır. Yanınızda veya uzağınızda olması fark etmiyor.