Küçük çocuğu olan annenin bir günü… Hep aynı sanki :O

Her yerde çocuklu hayatın son derece macera dolu olduğu konuşulur ya hatta ben de zaman zaman yazılarımla bunu desteklerim ya… Ancak her gün aynı aslında. Çocuk büyüdükçe aktiviteler değişiklik gösteriyor sadece. Mesela bizim evde hafta içi şu şekilde yaşanıyor:

5:45 – 6:15 arası Koray’ın ”anni veya enne” nidalarıyla gün başlıyor. Evet şaka yapmıyorum, hala 5.45. ‘Yaşını geçsin’ ya da ‘tek uykuya geçsin değişir o’ diyenlere buradan selam gönderiyorum.
6:30-7:30 arası 1 büyük biberon ballı süt eşliğinde odasında oyun oynuyoruz.
7:30-8:00 (bazen de 8:30’a kayıyor) Babasının duş-traş-giyinme ritüeline maydanoz olmaca. Ben de bu arada kahvaltılarını hazırlıyorum çocukların:)
8:00-9:00 kahvaltı saati. Bir lokma Koray’a, bir lokma Luca’ya… sonra anneanne-dede aranır ve sabahın köründe ‘kaga kaga kak didi’ şarkısı söylenir, bir yandan da kahvaltı edilir.
9:30 – 11-00 Koray parkta, anne de bilgisayarını almış kucağına kendi gününe başlıyor. Bir gözü Koray’da bir gözü blogunda. Bazen evdeki yardımcımız ile parka gidiyor Koray. İşte o zaman bilgisayarın yanına bir fincan kahveye de kavuşuyorum.

Eğer sabah 6’dan sonra kalktıysa parkta daha uzun süre vakit geçiriyoruz ve eve geldiğinde yemek yiyecek enerjisi bile oluyor. Ancak genelde uykusu salıncakta gelmeye başlayınca Koray’ı kaptığım gibi eve getiriyorum ve altını üstünü değiştirip yatırıyorum. Eskiden pusetle giderdik, eve dönene kadar (3 dakika bile sürmüyor) uykuya geçiyordu, bu sefer de yatağına yatırınca 45 dakikada uyanıyordu. Artık yürüyerek gidip, sürünerek dönüyoruz. Olsun ama evinde yatağında uyuyor. Hem de 1.5 – 2 saate yakın.

11:00 – 13:00 uyku saati. Genelde yukarıda da bahsettiğim gibi 1.5 saat uyuyor. Uyandığında kurt gibi acıktığından biraz da asabi olmaya başladı artık.
13:00 – 13:30 öğle yemeği. Yemek yemeden yatarsa, çok aç kalkıyor ve tabağındakileri silip süpürüyor.

Eveeet bunda sonra günün ikinci yarısı hem de geçmek bilmeyen, uzuuun yarısı başlıyor. Çünkü bir daha uyumuyor. Akşam üstü 1 saat falan uyusa, gece uykusu 8’den sonraya kayıyor ancak sabah yine 5:45’te uyanıyor. Bu sefer de uykusunu yeterli alamadığından güne kötü ve mutsuz başlıyoruz.

14:00 Babytv’de Oliver’ı yakalıyoruz veya Mickey Mouse Club House şarkılarında dans ediyoruz.
14:30 Luca ile oyun saati. Hava güzelse bahçedeyiz. Bahçeye çıkınca da hortuma sarıyor. Sıkıysa al hortumu elinden.
15:30‘da yine 1 kocaman ballı süt-meyve veya kuru mısır gevreği.
16:00 – 18:00 Koray parkta. Yine evdeki yardımcımızla dönüşümlü bazen de beraber gidiyoruz parka.
18:00 – 18:30 Akşam yemeği. Bir yandan skype ile canlı yayın yapıyoruz, bir yandan yemek yiyoruz.
18:30 – 19:00 azıcık oyun, banyo, masaj ve sonunda UYKUUUU.

19:00 itibariyle annenin saati başlıyor.  Bilgisayar başına otursa, koca dır dır ediyor. Oturmasa aklı kalıyor. Karı-koca film seyretmeye kalksalar annenin hemen uykusu geliyor. Eee gün yine bitti, hem de kendine fazladan 1-2 saat ayıramadan. Niye?

Çünkü bebeğini bakıcıya bırakamadığı için;
Çünkü annesi başka şehirde yaşadığı için;
Çünkü kuzenleri ve Koray’ı emanet edebileceği diğer aile bireyleri Anadolu yakasında oturduğu için;
Çünkü ‘çocuğuma ben kendim bakarım’ dediği için;
Çünkü gerçekten de çocuğuna kendi tek başına bakabildiği ve bunda hiç zorlanmadığı için;

Doğrusu bu. Ben Koray’a tek başıma rahatlıkla bakabiliyorum. Rahat bir anneyim çünkü. Katı kurallarım sadece temizlik ve uyku için var. Katı derken de nazi subayı değilim heralde. Uyku saatleri, rutini ve uykuya geçişlerinde hassasım. Yoksa gece yarısı kalkıp yanıma geldiğinde ‘sen odana’ diyerek çocuğu mutsuz etmiyorum. Alıyoruz koynumuza sabaha kadar deliksiz mışıl mışıl uyuyoruz. Şikayet ettiğim konu kendime zaman ayıramayışım. Çocuksuz program yapmaya kalksak ‘hadi ben çıkıyorum’ diyerek evden çıkamam çünkü Koray’ı dadıya, bakıcıya bırakma fikrinden çok uzağım. O cesaretim yok, bundan sonra da büyük ihtimalle gösteremem. Ani gelişen bir akşam yemeği planına ‘evet’ diyemem. Ancak 1 gün önceden veya sabahtan haberim olacak ki, boğazın diğer yakasındakilerden biri-genelde yengem gelecek Koray’a bakacak, biz de dışarı çıkacağız.

Yukarıda anlattığım günlük program benim açımdan fazla bir değişiklik göstermiyor. Tüm günü dışarıda geçirsek bile İrem yine anne olarak ortalarda. Kendisi için gezdiğinden değil yani. O yüzden dedim ya her gün aynı diye…

Koray’ın seyrettikleri

http://www.babytv.com/oliver.aspx

0

3 Yorum

  • esel says:

    ah be iremim çok güzel anlatmışsın ..annelik 24 saat ve sadece okula başladığında biraz kendine biraz vakit ayırabiliyorsun o da çalışmıyorsan tabi ..
    sen ne güzel saat saat oğlunla geçirdiğin vakti yazabiliyorsun ..ben ne yazıkki 6 aylık oğlumu bakıcıya bırakıp işe gitmek zorunda olduğum için bir sürü şeyini göremedim taaa ki 8.5 yaşına gelene kadar ..ama zaten çooktan büyümüştü tibet..her anın tadını çıkarmaya bak canım sadece yapacağın hayatı biraz kendine kolaylaştırman ..mesela  anadolu yakasına taşınma işini cidden düşünmeniz !! hem biz hem çocuklarımız koriş’e hasret büyümezler hem de sen de kendine ve evliliğinize vakit ayırırsınız ..güzel olmaz mı ?? biz de hergün skype demi görsek  ve facebook da yeni resim var mıdır acaba diye zavallı çırpınışlar göstermesek !! :)))

  • inci says:

    eselciğim çok haklısın…fikir harikaaa

  • sifa says:

    -cunku-yle baslayan kismi cok guzel yazmissin…duygulara tercuman olabilmek guzel yetenek…seni yine kutlamak zorundayim kusura bakma:)

Leave a Reply