Ayrı geçen ilk gece…

Koray doğduğundan beri tek bir gecemiz ayrı geçmedi. Nereden çıktı şimdi bu???

Kısa gezilere giderken bile bırakamadım Koray’ı… Ama alışsa iyi olur diye de düşünüyordum. Bir sonraki kısa tatile Koray’ı götürmemeye ikna etti annem bizi. ”Karı-koca tatil yapın, biz bakarız” diyordu devamlı. Benim ikna olmam zor olmadı tabi ki. Annem ile babamın benden daha iyi bakacağı kesin de Sarp için zordu Koray’ı geride bırakmak. Bu konuşmaların olduğu ve bizim gezi programının yakınlaştığı şu günlerde babamız acil ameliyata alındı. Daha doğrusu hastaneye yattı. Zaten son iki-üç gündür blogun yazısız kalma nedeni de buydu.  İlaç tedavisi ve arkasından ameliyat.

Hastanedeki ilaç tedavisi boyunca her gün Koriş ile babasını ziyaret ettik. Ameliyat olacağı gün hastanede kalırım diye düşündüm. Şimdi Koray’ı strese sokmayalım boşuna diye düşündüm. Annemler de ameliyatın olacağı gün geldiler zaten. Babamız sağlıkla operasyondan çıktı. Bizimkiler de Koray’ı alıp eve gittiler. İki dede, anneanne, hala, herkes Koray’ın peşinde. Anne-baba olmadan geçireceği ilk gece. Ben aslında rahattım. En fazla biraz huysuzluk yapacaktı. Belki uykuya zor geçecekti veya gece sık sık uyanacaktı. Sonuçta yabancıya bırakmıyordum. Endişenlenmiyordum da merak ediyordum. Ne yapıyor diye. Acaba fark etmiş miydi benim eksikliğimi? Yok daha erken. Yemek vakti bile gelmemişti. Belki uykuya geçerken biraz zorlardı annemi… 7.30-8 arası uyuması gerekiyordu. 8’de aradım. Babam çıktı telefona. ”Koray’ı uyutmaya çalışıyor, seninki biraz maymunluk yapıyor” demez mi? ‘Eyvah’ diye geçirdim aklımdan. 10-15 dakika sonra annem aradı. ”Şimdi çıktım odadan, Koray emnzikleriyle oynuyor hala” dedi. Meğer 7.40’tan beri uyutmaya çalışıyormuş. Ağlamak, huysuzluk yapmak yok da dile getiremediği bir huzursuzluğu var. Bir şey eksik ama ne??? Beni görünce eksiğin ne olduğunu anlayacakmış babamın dediğine göre. Öyle böyle derken en sonunda 8.20’de  kendi kendine uykuya geçmiş. Bu arada ben de gece uyumadan önce kendi kendime Koray için uydurduğum ninniyi söyledim. ”Rahat uyu Korişim, annen hep seni düşünüyor” dedim. Gece bir kaç sefer uyanmış, annem de yanına almış. Koyun koyuna uyumuşlar ama saadet 5.15’e kadar sürmüş. Bizimki  bıcır bıcır konuşarak kalkmış. Tekrar uyutmak ne mümkün. Biz de bu arada hastanede, acaba ”Koray kalkmış mıdır? Şimdi ne yapıyordur? Çok yormuş mudur bizimkileri?” diye düşünüyorduk ki, telefon çaldı. Annem arıyor. Koray’ın sesi geliyor. ”Koraaay” diye seslendim. Bizimki ağlamaklı bir ses çıkardı.

Sinirlenmiş atmış telefonu sonra. İçim ”cız” etti derler ya… İşte ben de ilk defa hissettim kalbimde bir sızı. Kolay bir operasyon olduğundan hemen taburcu edildi babamız ve evin yolunu tuttuk. Eve varmamıza 5 dakika kala bir telefon daha. Annem ”Nerdesiniz, bu delirdi” diye soruyor.

Az kaldığını öğrenince, ”sokakta bekleyelim biz sizi” dedi. Zaten bütün gün bahçede vakit geçirmişler, eve girmiyormuş. Biz evin önüne geldiğimizde, Koray pusetinde merakla ona yaklaşan arabaya bakıyordu. Bir yerden tanıyorum ben bu arabayı der gibi bir ifade vardı suratında. Camdan kendimi gösterince önce bir şaşırdı, sonra sızlanmaya başladı. Pusetten inmek istiyordu. Alelacele park edip indik arabadan. Koriş’i kurtardım pusetinden ama o benim suratıma bakmadan kollarını babasına uzattı. ‘Allah allah’ dedim içimden. Küstü mü? Fark mı etmedi??? 10-15 dakika babasına gösterdi bütün ilgiyi, sonra beni affetti heralde ki tepeme çıktı ve bir daha da inmedi.

Ayrı geçen ilk gecemiz fena sayılmaz. Ağlamak, huysuzluk yapmak yok. Bolca maymunluk var, biraz da şımarıklık sanırım.

0

2 Yorum

  • güzin says:

    eşinize geçmiş olsun, yazıyı okurken garip bir şekilde benim de içim cız etti.Hep aynı duygular, 1-2 saat bile oğlumu geride bıraksam acaba beni arıyor mu, yemeğini yedi mi, uykuya nasıl geçecek meme mi arayacak acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hele ayrı bir gece geçirme olayını henüz yapamadık, eşimle eskiden bebek olmadan tatile çıktığımızda beraber tatil yaparız sonra 1-2 gün Kıvanç’i İzmir de anneannesine bırakıp kaçarız diye konuşurduk, konuşmasına konuşurduk da ben şimdi bunu 100 defa düşünüyor oldum uygulamaya gelince… eşim de kandırdın mı yani beni boş sözlerle deyip duruyor, ben de kem küm hani daha ufak 3-5 yaşından sonra yapsak diye kıvırıyorum :)) böyle işte insanın canından bir parçasını geride bırakası gelmiyor, onsuz birşey yapamıyor oluyor bir anda. Bazen bakıyorum da çevrem beni eleştiriyor, fazla bağlandınız ana oğul biraz ayrı vakit geçirin iyi değil diyorlar ama elimde değil yapamıyorum, daha doğrusu yapmak istemiyorum galiba …

    • ir says:

      Teşekkür ederim önce. Her şey yolunda artık.
      Yok ben seni çok iyi anlıyorum. Elin, kolun gibi ayrılmaz bir parçan haline geliyor. Ayrı geçirdiğimiz ilk gece, hep eksik hissettim kendimi. Diğer yandan her ikimiz aslında her üçümüz için de iyi bir deneyim oldu.

Leave a Reply