Anne olunca insan kendini ”Süper Kahraman” gibi hissediyor-mu?!?

Anneler günü geldi çattı ya, her yerde süper güçleri olan kahramanlardan biri gibi bahsediliyor. Annelik en önemli  ‘meslek’. Anneler cesur, karşı durulmaz, üstelik onların güzellikleri de tartışılmaz. Her ünlü düşünürün, şairin, devlet adamının annelere, annelerine ithafen söylediği 1-2 cümle vardır. Ne He-Man, ne Spiderman… SüperAnne günümüzün kurtarıcısı. Bu yazıyı yazarken Google’da ingilizce olarak ‘supermom’ diye arattırınca 400.000’e yakın sonuç çıktı. ‘Süperbaba’ 100.000’lerde kalmış. Hepimizin severek seyrettiği reklamlarda bile demiyor mu ‘benim annem hem doktor, hem aşçı, hem ayakkabı bağlayıcısı’ diye.

Henüz yeni bir anne sayılırım ben. Tamam önemli bir özellik doğurganlık, soyun devamının sağlayıcısı olmak da… nereye kadar? İlk anda duyduğunda insan Süper Anne benzetmesini, hoşuna gidiyor, insanı cesaretlendiriyor. Oysa bu ikonik durumun başka yönleri de varmış. 10 kanatlı melek olunca o kanatların taşıdığı, taşıması beklenen tonlarca ağırlıktan-sorumluluktan kimse bahsetmiyor. Canı bile yansa sessizce üstesinden gelmesi beklenir. Güçlüdür çünkü o.  Oysa yeni babalar gece boyu emzirmiş gibi rahatlıkla ‘çok uykusuzum, bizim oğlan dün gece çok sık uyandı’ diye şikayet edebilir. Ama bu bizim işimiz, uykusuz kalmak zorundayız, şikayet etmek çok saçma. Ne yapalım canım, yeni doğan bebeğiyle günlerdir dışarı adımını atmadan hayatta kalmaya çalışıyorsa bir anne!! Temizlik, ütü, yemek yapması gerekiyor daha ve hatta akşam bebek uyuduğunda anne kostümünden çıkıp kadın da olması. Süper Anne o!

İyi de yok böyle bir şey!

Daha da tuhafı bebeğinin uykusuzluğundan, yaramazlığından, yemek yememesinden şikayet edemez. Biraz sesini yükseltse ‘aaa ama annesisin sen, senden başka kimi var?’ diye iç burkan uyarılara maruz kalır anne. Yaşama sen, sürün ya da kostümünü giy. Süper Anne ol. Her şeyin üstesinden gel!

İtiraf ediyorum: Doğumda insanın canı acıyor!

Oh rahatladım!

Bugün hamile kalsam yine normal doğum yaparım o ayrı. Hiç bir şeye değişilmez bebeğimin canımın içinde çıkıp tenime değdiğini hissetmek ama yalan mı söyleyeyim. Saatler süren kasılmalar insanın ömründen ömür gidiyor. Bebek doğana kadar tabi. Sonra ne ağrı kalıyor, ne acı. İnsanın dünyası değişiyor. Aklına bile gelmiyor 5 dakika önce hissettikleri. Zaten hiç bir anneden de doğumdan dolayı çektiği acılardan şikayet etmesibeklenmez. O kadar kutsal bir olay ki… İyi de acı var acı. Sezaryan mı dersiniz? ASLA onun ağrısı, hem bedende hem de akılda bıraktığı izler korkunç. Doğurun, normal doğurun, doğal olanı yaşayın ama itiraf edin. Epidural yardımı almak kötü bir şey değil. İhtiyacınız varsa yardım isteyin. Süper kahraman olmak zorunda değilsiniz. Doğum başlangıcında ben de kendimi ‘Süper Hamile’ zannettim. ‘Her acıya katlanırım, uyuşturucu istemiyorum, annelerimiz nasıl doğurduysa ben de öyle doğuracağım’ diyordum. Ağrı eşiğimin düşüklüğünden endişe eden hemşire epidural takalım dediğinde sevinçten ağlayacaktım ama utandım itiraf etmeye ve açıkça ‘evet epidural takın’ demeye.  Ama sorduk mu birimiz acılar içinde kıvranarak tarlada doğuran kadınlara ‘epidural ister miydin?’ diye??? İlaçsız hoop diye çıksaydı keşke Koray. Ben mi nazlıyım yoksa?

Doğallıktan biraz olsun uzaklaşıyoruz belki ama o zaman modern dünyada da yaşamayalım. Hayatımızı kolaylaştıran elektronikleri kullanmayalım. Saçımız elektrikli süpürge olsun. Demir ütü ile kocalarımızın gömlekleri daha bir harika olur hem. Bebeklerimizin kakalı bezlerini önce kaynatalım sonra da ellerimizle yıkayalım. Süper Anne’liğin hakkını da vermiş oluruz. İşin ilginç olanı yukarıda bahsettiğim doğal(!) hayata dönüş erkekler için hiç bir şey fark ettirmiyor. Akşam eve geldiklerinde yemek hazır, çamaşırlar yıkanmış, bebek tertemizdir. Bulaşıklar da yıkanır zaten birazdan. Televizyonun, bilgisayarın yokluğu rahatsız eder ama. Eyvah nasıl devam edecek hayat? Bırakın televizyonun eksikliğini kumandasız yaşam bile kötü. Neyse ki ‘Süper Anne’ var. Kalkar değiştirir kanalları ‘yorgun’ kocası beğenmezse. Yoksa annelik çok kutsal diye kimse ‘aman üzülmesin yorulmasın’ diyerek hareket etmiyor.

Bir de bu işten haz alan kadınlar da var. Hani 7 tane çocuk doğurmuş, 8.cisi de yolda. Her yerde övünürler bununla. En iyi anne onlardır. Bayılırlar çocuklara, çocuk doğurmaya. Başka da bir şey bilmezler çünkü. Meslek edinmişler. Kocalarına da annelik taslarlar. Hayatta anne olmaktan başka ne var ki??? İnsan olmak, kadın olmak var. Yine de tartışılır bence… Kaç çocuk doğurduğun mudur önemli olan? 8 taneye mi iyi bakılır, 1-2 taneye mi? Kaliteli, özenli vakit geçirmek daha iyi olmaz mı? 8 çocuklu kadın her zaman sakin, mutlu bir anne, sevgi dolu bir eş midir? Süper Anne kostümünü hiç çıkarmazlar üstelik. Bayılırlar. Asla itiraf etmezler ama gerçekleri.

Ben? Ben Anne olmaktan şikayetçi değilim. Asla. Hayatta en çok zevk aldığım şey yaramaz Koriş’in peşinde koşturmak, onunla vakit geçirmek, uyumak anlatılmaz bir duygu. Annesiyim minik adamın ama Süper olanlarından değilim. Çocuk da yaparım kariyer de… ama yorulabilirim, ağlayabilirim, kızabilirim, canım yanabilir. Bazen yataktan çıkmak da istemeyebilirim. İnsanım çünkü. Herkes kadar saygıya ihtiyacım var. Anneler Gününde bir kırmızı gül veya anlamsız pahalı hediye değil benim istediğim.

Yine de tüm annelerin günü kutlu olsun diyelim! Adettendir…

0

2 Yorum

  • inci says:

    iremciğim!doğumunda başından sonuna kadar kalarak galiba esas ben süper anne oldum !nasıl yaptım bu işi hiç bilmiyorum..sende süperdin doğum sırasında ve hele sonrasında hiç bir sıkıntın olmamış gibi bana bile elletmeden hemen oğluna baktın bende sana baka kaldım! işte annelik bu…yavrunu kimse ellemesin,kimse üzmesin istiyorsun.ölene kadar da annesin,görevimiz hiç bitmesin boşver..seni seviyorum..

  • sifa says:

    butun hayatim gecti gitti gozumun onunden….benim super annem vefat ettiginde 16 yasindaydim ve tam 3 tane abim birde babam kalakalmistik oylece…birsey bilmeyen ben bir yanim hala sokaktayken dogurmadan anne oluvermistim…ne gunler gecti gitti ve ben tam 11 sene sonra grcekten anne olmustum…ne degisti hayatimda ki…

    dedigin gibi sikayet degil maksadimiz…sadece birazcik saygi…verilen emekler gormezlikten gelinince insana fena koyuyor…kimse bilmiyor bzim kac kimlikle kac meslek icra ettigimizi…

    vee gercekten anne olmaya gelince…bende itiraf ediyorum dogum cok fena canimi yakti…dayanabilecegimi dusunuyordum bende dayanamayip epidural yaptirdim ki dogum oncesi gercekten kararliydim..olmadi malesef…onca seye dayanan ben buna yenik dustum…demekki neymis bu is oyle boyle bisey degilmis…

    ama iste o kucuk melek gelince dunya tersiine mi donuveryor ne o anda…:) Allahima hep sukrederim evlat aratmadigi ve hemen verdigi icin…

    vee son sozm…bu yai biraz ic doker gibi olsada benim icin bu bir gercek sanirim…bundan kurtulusum yok…ben super anneyim….cok kucuk yasta basladi gorevim olene kadarda devam edecek…. yazin icin ve gozlemlerin icin ayrica tesekkurler…

Leave a Reply