Kozmetik geçmişi olan bir anne olarak Koray’ın cildine kullandığım ürünlere çok dikkat ediyorum. Açıkçası çok fazla kimyasal kullanmamaya dikkat ediyorum. Yazın güneş koruyucusu kullanırken bile tedirginim. Zaten direkt güneş ışığına çıkartmıyorum. Vücuduna elbette SPF’li bir ürün kullanıyorum ama yüzüne sürmüyorum. Ayrıca SPF 50’nin altında ürünler kullanıyorum.

Gelelim organik ürünlere.

Herkes doğal olduğuna inandığı ürününe ‘organik’ diyebilir ancak sertifikalandırmak farklı bir konu. En başından en sonuna her türlü aşamada organik standartlarına uymak zorundasınız. Tekstilde de, tarımda da, kozmetikte de böyle. Açıkçası organik kozmetiğe biraz uzak duruyordum. Daha doğrusu inanmakta güçlük çekiyordum. Ta ki miniOrganics ürünlerinden biri elime geçene kadar.

Son derece mükemmel saflık ve yumuşaklıkta ürünleri olan bu Avustralya markası Türkiye’ye gelse muhteşem olur. Egzama, kafa derisinde aşırı kuruluk, kepeklenme, kuru cilt ve pişikten yana sıkıntılı olan bebekler için son derece güvenilir ürünler.

Ürünlerin her biri, dünyada kabul edilmiş  kozmetik standartları tarafından organik sertifikasına sahip olan markanın formülleri genetik olarak oyananmış içeriklerden, pestid, petrokimyasallardan, sülfat ve parabenlerden arındırılmış.

 

Bebek Şampuanı ve Jojoba Yağını deneme fırsatını bulduğum miniOrganics‘e ben, bayıldım. Üstelik sadece bebeklerdeğil yeni anneler de düşünülmüş. Kamelya ve jojoba yağı içeren nemlendirici yağı ilgiye ihtiyacı olan hamile cildi için en iyi çözümleren biri. Meme ucu kreminin de son derece etkili olduğuna eminim.

Kokuları, kıvamları ve hatta ambalajları ile saf ve doğal ürünler olduğunu hemen anlıyorsunuz. Bebeğiniz ve sizin için ideal olabilecek bir marka miniOrganics.

.

.

http://www.miniorganics.com