Eyvah BPA!!!

Ben nereden bilecektim ki Bisphenol-A maddesini ve bunun biberonların yapımında kullanıldığını, daha da kötüsü BPA’nın insansağlığını tehdit edebilecek bir yapısı olduğunu ve de Türkiye’de BPA maddesi olmayan biberon, emzik gibi ürünlerin satılmadığını… Hamileliğin Amerika’da geçirilip de bebek alışverişinin buradan yapılmasının bir avantajı daha. BabiesRus reyonlarında kendimden geçmiş gezerken, beslenme raflarında dikkatimi çeken bir şey oldu. Ambalajların üzerinde kocaman kocaman ‘BPA-Free’ yazan etiketler vardı. Avent alacaktım ki biberonların rengi bir değişik gelmişti. Türkiye’de gördüklerim ve arkadaşlarımın kullandıklarından farklı sarımtrak bir rengi vardı. İlk o zaman fark ettim bu BPA-Free yazısını. Sonra raflara şöyle bir göz gezdirince bu etiketin olmadığı tek bir ürün satılmadığını anladım. Zaten koskocaman posterin önünde duruyormuşum da zahmet edip de dönüp okumamışım. Tesadüf bu yazı için BPA logosu ararken, benim gördüğüm BPA posterinin fotoğrafı çekilmiş ve NY Times’ın web sitesinde kullanılmış. Haberi burada.
Ben BPA maddesinden arınmış alışverişimi yaptım. Koray doğdu, günler geceler karıştı derken zaten araştırmaya vakit kalmadan unutup gitmiştim. Türkiye’ye dönünce biberon başlığı almam gerekti. Girdim bir bebek mağazasına. ‘BPA’sız istiyorum’ dedim kendimden emin, her şeyi bilen bir tavırla. Benimle ilgilenen satıcı kız boş boş baktı suratıma. Zavallıymışım gibi süzdü beni, sonra da ‘bizde BPA’sız ürün yok’ dedi. Yazık heralde BPA’yı iyi bir şey zannetti. Ben tabii didaktik bir görünüme bürünerek başladım kıza anlatmaya. BPA denen maddenin plastiklerin içinde olduğunu ve Amerika’da artık bu şekilde satılmadığını falan onun anlayacağı sadelikte anlattım. Kızın geri çekildiğini gören mağaza müdürü yanıma yaklaştı. Belli onun da haberi yok. ‘Bize böyle bir bilgi gelmedi. Zararlı olsa satılmaz’ dedi. ‘Tamam dediğiniz gibi olsun ama ben almayacağım’ dedim ve çıktım mağazadan. Gerçi sorsalar bana bilimsel açıklamasını, benden de 2 cümle zor çıkardı. Telefonumu kaptığım gibi kimyager kuzen Hande’yi aradım. ‘Bana hemen BPA ile ilgili bildiğin ne varsa anlat’ dedim. Handecim sağolsun beni aydınlattı. İnternetteki kaynakları verdi. Ben de üzerine, bu maddenin bebek ürünlerinde kullanılmasıyla ilgili biraz daha araştırma yaptım.

Kısacası BPA:
Bisphenol-A için kullanılan kısaltma. Bir çeşit polimer ve gıda ambalajlarını astarlayan kimyasalın bir içeriğiymiş. Aynı zamanda polikarbon plastiğin önemli bir yapı taşıymış. En basitinden kimyasal olarak bu bir polimer ve polimerle yüksek sıcaklıklara dayanıklı değil. BPA bileşenleri yani polimerler temas ettikleri gıdalara geçmeye eğilimliymiş. Zamanla kendi bileşeninden ayrılıyor ve yüksek sıcaklığa dayanıklı olmayan polimerler sıcağın etkisiyle vücuda giriyor. Benim kuzen basit bir örnek verdi: Koray’ sütü ısıtıp veriyorsun. Sütün sıcaklığı ile biberon da ısınıyor doğal olarak. Diyelim Koray bey biberonu ısırdı veye bir şekilde biberon delindi, eğer o sıcaklıkta polimer bozunursa, vücuda geçer. Süt kutuları bozuksa almayın sakın! derler ya. Onun da açıklaması geldi blogun kimyagerinden. Kutuların bir katmanında polietilen varmış. Herhangi bir çatlak ve ezilme durumunda polietilen sütle temas ediyormuş.

İnsan Sağlığına etkileri:
ntvmsnbc.com’un konuyla ilgili bir haberi çıktı karşıma. Habere göre, Amerika’da yapılan araştırmalar sonucunda BPA insanlarda göğüs kanseri, düşük sperm sayısı, diyabet, prostat kanseri gibi hastalıklara yol açıyormuş. Şişelerde gözle görülmeyen bir çatlak, BPA’nın suya sızmasına sebep oluyormuş. PET şişelerdeki kimyasallardan en çok etkilenen grup ise bebek ve büyüme yaşındaki çocuklarmış. Habere göre piyasada satılan bebek ürünlerinin %95’inde BPA bulunuyor. Haberin tamamı ‘BPA’nın Etkisi’ www.ntvmsnbc.com

Bisphenol A, endokrin salgılanmasını engelleyip, vücuttaki hormonları taklit ederek insan sağlığını ciddi şekilde tehdit edebilmekte. Son zamanlarda bu konu üzerinde büyük hassasiyet oluştu. Gerçi kullandığımız ürünlerdeki BPA oranı insan vücudu için tolere edilebilir düzeydeymiş ama bu güveli seviye de tartışılmaya başlandı.  En son 2009 yılında, Endokrin Derneği BPA’nın insan sağlığı üzerindeki etkisi dolayısıyla duydukları endişeyi anlatan bilimsel bir makale yayınlamışlar.

Yapılan araştırmalara göre her Amerikalı’dan 9’unun vücudunda az da olsa BPA tespit edilmiş. Ancak FDA yani Amerikan Yemek ve İlaç Dairesi, Harvard Risk Analiz Merkezi’nin ortak kararına göre BPA seviyeleri yetişkinlerde herhangi bir tehlikeye yol açacak miktarlarda değil. Buna karşılık BPA araştırmacılarının görüşünce hükümetler tarafından risksiz kabul edilen bu oranlar, aslında güvenli olmaktan uzak. ABD Ulusal Toksikoloji Programına göre insanları asıl korkutan bebeklerinin ve çocuklarının bu madde yüzünden risk altında olmaları. Vücutta bir hormon gibi çalışan BPA, çocuklarda erken ergenleşme, hiperaktivite, bağışıklık sisteminde değişiklik gibi sağlık problemlerine yol açabildiğini gösteriyormuş.
BPA’yı hayatımızdan çıkarabilir miyiz?
Plastikten yapılmış bir çevrede yaşıyoruz ve BPA’dan da uzak durmak o kadar kolay olmayacak gibi. Ancak teması en aza indirmek iyi bir başlangıç olabilir. İçinde BPA maddesi olduğundan şüphelendiğiniz plastik kapları ısıtmayın, mikro dalgaya koymayın. Pet şişelere asla sıcak su doldurmayın. Bebeklerinizin yemeğini polikarbonat bir şişenin veya kabın içinde hazırlamayın.
Formülünde BPA olmayan biberonlar veya cam şişe kullanacaksınız.
BORN FREE, MEDELA, THINKBABY, GREEN TO GROW markalarının biberonlarında BPA maddeleri kullanılmıyor. AVENT de artık raflardan eski biberonları kaldırmış.

Bu yazı da dikkatinizi çekebilir: Gidabilimi.com’dan BPA açıklaması…
kaynaklar:
www.wikipedia.org
www.bisphenolafree.org
www.treehugger.com
www.gidabilimi.com



0

1 Yorum

Leave a Reply