Bir kadının içinde vardır alışveriş aşkı. Belki bir gün iki kere iki dört etmeyebilir ama bizim hakkımızdaki bu gerçek değişmez. Şimdi bir de bunun bebek alışverişi olduğunu düşünün. Çılgınlık safhasına gelmek çok kolay. Onu al, bunu al, al da al. Kendine ayırdığın bütçeyi küçültür de küçültürsün ama bebeğin için olmadık ürünlere olmadık paralar vermekte hiç de tereddüt etmezsin. Bir de bunun panikleme hali vardır. O ilk heyecan geçer, alışveriş listesi yapılır. Bir bakarsın on sekiz sayfa liste var ama ‘Gerekli midir, Ne zaman alınmalıdır, Ne alınmalıdır?’ sorularına verilecek hiç bir cevap yoktur önünüzde. Sonra paniklersiniz. Piyasada yüzlerce bebek arabası, karyola, beşik, küvet,ana kucağı var. Hangisinin doğru ürün olduğunu nasıl anlayacaksınız? Ben bilgisayarı ve dolayısıyla interneti iyi ve etkin kullan biri olarak derin araştırmalara girip  kısa sürede seçenekleri azaltmayı iyi beceriyorum. Bebek alışverişi döneminde de aynı yeteneğimi konuşturup (bence ve kocamın da beni onaylamasıyla) son derece başarılı bir alış ve veriş sezonu geçirmiştik.

Önemli olduğunu düşündüğüm noktaları yeniden yazmaya karar verdim.

Yenidoğan bebeğin en acil nelere ihtiyacı olur diye düşünerek başlamalı işe.

Kıyafet: body, tulum, çorap en acilleri. Mevsime göre tulum sayısını azaltabilirsiniz. Yazın doğan bir bebeğin uzun kollu, ayakları bacakları kapalı bir şekilde giydirilmesine gerek yok. Gerçekten gerek yok. Sadece bir body ile geçirecek yaz mesimini, benden söylemesi. Ama ay hesabı yaparak mevsimlere göre alışverişinizi önceden yapabilirsiniz.

Bir de bu kıyafetlerin nasıl yıkanacağı sorunu doğuyor. Ben Dalin’in sıvı deterjan ve yumuşatıcısını kullanıyorum. Koray beyaz tenli ve oldukça hassas bir çocuk. En ufak sürtünmede, sinek ısırığında hemen kızarır. Dalin hem harika kokuyor hem de Koray’ın cildinde hiç bir probleme neden olmadı. Bir seferinde bulamamıştık, organik toz deterjan görmüştük bebekler için olan. Hem kıyafetlerinde kalıntı bıraktı hem de kokusu fenaydı. Kalıntıları görünce Koray’a giydirmediğim için cildinde bir hassasiyet yaratıp yaratmayacağı hakkında bir şey söyleyemeyeceğim. Kimyager kuzenim ise hangi marka olursa olsun yumuşatıcıdan mümkünse çok az hatta hiç kullanılmaması gerektiğini söylüyor, bilginize. 

Mobilya. Gelelim en önemlisine: Yatak.Beşik mi, sepet mi, bebek karyolası mı, katlanır açılır sonradan da kafes(!) halini alacak olan mı? Ben Stokke karyola sipariş etmiştim ama o gelene kadar Graco’nun katlanır bebek yataklarından almıştım. Şimdi ki aklım olsa sepet alırdım. Hani şu Moses Basket diye bilinenlerden. Bir arkadaşım 6 ay orada uyuttu bebeğini. Taşıması da kolaydı, bebeğin uykuya geçmesi de. Bir dahakine ben  sepetlerden edineceğim. Yatak olarak Stokke tercih etmemin tek sebebi yuvarlak hatlı olması, tekerlerklerinin olması ve aşağı inen bariyerlerinin yani hareketli parçasının olmamasıydı. Üç kademe yatak seviyesi vardı. Hareketli yan bariyerlerinin kolayca bozulması veya geceleyin uykusuzluk yüzünden açık unutulmasınden dolayı düşüne bebek vakası öyle çok duydum ki. Evime sokmayacaklarımın başında geliyordu. Ancak portatif bariyerler varmış. Korkulukları olmayan yataktaysa çocuğunuz  http://www.yatakbariyeri.com adlı web sitesinde bir çok bilgi var.

Bebeğinizin odasına alacağınız mobilyada kullanılacak olan boyanın ve verniğin ne marka olduğunu mutlaka öğrenin. Kurşun içermeyen ürün kullandıklarından emin olun. Ayrıca o boya ve vernik kokusunun 2-3 hafta içinde geçeceğini söyleyen mobilyacıdan da uzak durun. Hazır bir ürün almayacaksanız, sipariş üzerine bir oda takımı alacaksanız genziniz yakacak boya kokusuna hazır olun ve bebeğinizin doğumuna kadar bu rahatsızlıktan kurtulmaya bakın.

Banyo Saati. Koray için ayaklı küvetlerden almıştım ama minik bir bebek olduğundan ilk ay lavabo içine yerleştirilen banyo süngerlerinden alıp, lavaboyu doldurup o şekilde yıkadım. Daha sonra ayaklı küvete geçtik. Yine o banyo süngerinden yerleştirdim içine. Koray’ı file gibi bir şeyin üzerinde yıkamayı asla düşünmedim çünkü ona yıkanmak denmemeli bence. Çocuk suyun üzerinde yani suya değmeden yıkanmış sayılır mı? Daha da kötüsü üşür ve banyo yapmak istememeye başlar. Bebeğinizin sudan hoşlanmasını, banyo saatlerinin keyif içinde geçmesini istiyorsanız suyun içine sokun derim.

Daha sonra bu ayaklı küvete sığmayınca klasik bebek küvetlerinden alıp bizim küvetin içine yerleştirdik. Biraz bel ağrısı durumu olmuyor değil. İçine bu sefer sünger yerine havlu ile kaplanmış bir destek koyduk. Mothercare’de bulunuyor tüm bu bahsettiklerim. Hatta ayaklı küvet almayacaksanız IKEA’da 12-15 liraya mavi küvetler satılıyor. Gayet de güzel iş görüyor. Önemli olan bebeğin altına yerleştireceğiniz destek. Destek olmasa, elinizle kolunun altından tutsanız ne olur? Hiç. Sadece sizin kolunuz ağrır ve banyo keyfi kısa sürer. 6. aydan sonra ise daha önceki alışveriş listelerimde yer verdiğim MOTHERCARE AQUAPOD ile yıkamaya başladık. Şu anda bile bazen aquapod’unu istiyor. Ben küvetin zeminine kaymayı engelleyici şekilli yapışkanlar yerleştirdim.

Puset ve otomobil koltuğu. Gelelim en çok kafa patlatılan konuya. Çünkü iş bebek arabasıyla bitmiyor. Eğer otomobiliniz varsa onun içine yerleştireceğiniz otomobil koltuğu da var. Bazı markalar tam set satıyor. Port bebe + otomobil koltuğu + puset. Ancak ben işe otomobil koltuğuyla başladım daha sonra da gerekli aksesuarlarıyla hangi pusete takılabileceğini öğrendim. Normalde pusetlerin kendi koltuğunda ilk 5-6 ay bebek oturtamazsınız çünkü bebek oturamaz. Omurgasının geliştiği o dönemde ana kucağı da denilen otomobil koltuklarında taşırsınız. Bazı anneler port bebe ile de taşıyamyı seviyorlar ama bence en gereksiz ve en çok yer kaplayanlar listesinin ilk sırasında geliyor.

İstediğiniz gibi bir puset buldunuz diyelim. Zannetmeyin ki bununla kalıyor. 1 -1.5 yaş civarı şu hafif ve tek hareketle kolayca katlanıp yer kaplamayan baston pusetlerden alma ihtiyacı hissediyorsunuz. Hele hele çok gezen bir aileyseniz almak zorunda kalıyorsunuz. Bu baston pusetlerin de bir çok çeşidi var. En önemli nokta koltuğun sırtının yatıyor olması. Yoksa çocuk için çok sıkıntılı olur.

Bu arada çocuk oto koltuklarının ağırlık grupları hakkında bilgi vermek istiyorum: (Kaynak: http://www.otokoltugu.com)

  • GRUP 0 – Arka yönlü  –  Ağırlığı en fazla 10 kg olan ve doğumdan yaklaşık 9.aya kadar
  • GRUP 0+ – Arka yönlü  –  Ağırlığı en fazla 13 kg olan ve doğumdan yaklaşık 12-15.aya kadar
  • GRUP 1 – Düz yönlü –  Ağırlığı 9-18 kg arasında olan ve yaklaşık 9 ay ile 4 yaşa kadar
  • GRUP 2 – Düz yönlü koltuk/Yükseltici  –  Ağırlığı 15-25 kg arasında ve ortalama 4-6 yaşa kadar
  • GRUP 3- Yükseltici Minder  –  Ağırlığı 15-25 kg arasında ve ortalama 6-11 yaşa kadar
Son günlerde bebeklerin ilk üç yıl arka yönlü oturması gerektiğine dair haberler ve yazılar çıkıyor. Doğrudur ama benim anlayamadığım ayakları koltuktan taşan 2.5 yaşında bir çocuğun nasıl rahat edeceği.
Yukarıda yazdıklarım yenidoğan bebeğinizle yeniden başlayacak olan hayatınız için yeterli diye düşünüyorum. Aslında sıkılmadan, paniğe kapılmadan üzerinde çok düşünmeden hazırlanmak en önemlisi. Bebeğinizin odası yetişmedi mi, dert etmeyin. Alırsınız uygun fiyatta ve büyüklükte portatif bir yatak olur biter. Eşyaları da el kadar zaten. Şifonyerinizin en süt çekmecesine koyarsınız mini mini body ve tulumları olur biter. Zaten daha sonra tecribelendikçe neye ihtiyacınız olduğunu siz kendiniz daha iyi fark edecek ve çok daha akıllı alışverişler yapabileceksiniz.
Çok gezen ailenin alışveriş listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Koray’ın yatak maceralarına IKEA ile son vermiştik, yazısı burada. 
Tüm bu alışveriş çılgınlığının daha normal bütçelerle yapılabilmesi için yazdığım yazı da burada.
Son bir link… ay ay alışveriş listelerim için tıklayın.