Alternatif alışveriş!

Bebek, çocuk ve hatta hamilelik dönemi alışverişlerinde uzman ilan ediyorum ya kendimi. Aklıma geldi, dünya para verip alınan küvetler, beşikler, aletler. Aslında aynı işi gören bir sürü alternatifleri var. Küvet mesela. Yeni doğum yapmış bir arkadaşıma gittim dün. Ünlü çocuk mağazalarından birinden aldığı küvete sığamadıklarından, daha doğrusu bebeği koydukları şezlongumsu aleti içine yerleştiremediklerinden şikayet ediyordu. Gidip bir büyüğünü alacak ama bir küvete de 70-80 TL’ye yakın bir para vermek kim ister ki? Ayaklı falan da değil üstelik. Bildiğimiz plastik bebek küveti. Üzerinde fazladan belki bir ördek resmi vardır. ‘Sen şaşırdın mı arkadaşım?’ diye ani çıkışımla sıçradı kız. ‘IKEA’dan al 12 TL’ye mavi küveti. Koy içine ne istersen.’ Daha da hafif üstelik. Aklına bile gelmemiş tabi ki. İlk kez benim de gelmemişti, Daha sonra göçebe yaşantı ortaya çıkınca, her yere de küvet taşıyacak halim yok, anneanne evine ve Bursa’ya aldım IKEA’dan küvetleri. Sonuç: Koray hala temiz. Demek ki neymiş? Maharet küvette değil, her gün o küvete girip yıkanmaktaymış. Gucci marka bebek küveti olsa binlerce dolara, ben isterim ki o küvetten çıkan bebek sabaha kadar deliksiz uyusun, sabah da 9’da kalksın. Öğlen 3 saat uyusun! Nasıl ama???

Koray'ın artık sığamadığı yatağı. Korkuluklardan atlamaması için yan bölmelerinden birini çıkarmıştık.

Küvetten sonra yatak kısmı geliyor. Önce moses basket denilen hasır sepetlerle başlanıyor işe. Sonra beşiğe geçiliyor, sonra da parmaklıklı bebek karyolasına. Yaklaşık 3-4 yaşında da artık koruması olmayan büyük insan yatağına terfi ediyor çocuk. Benim gözlemlediğim süreç bu.

Sepeti bir arkadaşım vermişti ama Koray gözünü bile kırpmadı içinde. Beşik de almadım. Gidip beşik-bebek karyolası kıvamında bir yatak aldık. Daha doğrusu anneanne aldı. Yatak çocuk büyüdükçe büyüyen cinsten. Süper, oval, güvenilir, sağlam. Ama bizim 1.5 yaşındaki arkadaş büyük insan yatağı istiyormuş meğer. Öyle tek kişilik de değil. İki kişilik yatakta yatıyor resmen. Deliksiz uykular geri geldi hayatımıza. Bunun üzerine 90x200cm’lik yatak aldık. Yazısı da BURADA.

Bebek odasında mobilya özellikle de beşkten sonra en pahalı şey genelde duvar kağıdı ve lamba ile uyumlu bordürler oluyor. İstediğim gibi bir duvar kağıdı bulamamıştım. Bordür en sevmediğim dekorasyon ürünü. Sonra aklıma dekoratif duvar sticker’ları geldi. Koriş’in odası önce gökyüzünü çağrıştırsın diye uçuk maviye boyandı. Daha sonra da Winnie ve arkadaşlarının dev sticklerları ile süslendi. Hatta 4 parçalı duvar kağıdını babamın liderliğindeki kuzen takımı yapıştırdı. Ben de son aşama olan dekoratif stickerlardan sorumlu müdürdüm. Boya maliyetinin dışında bana 129 TL’ye patladı. Bebeğinizin odası için bir sürü seçenek var artık.

Kuzenler çalışıyor! Anne de oturduğu yerden 'olmuş, olmamış' diye direktif veriyor :)

Duvar dekorasyonu tamam.

Bebek çantası ya da anne çantası olarak Türkçeye çevrilen diaper bag’ler oldukça büyük bir pazar haline gelmiş. Ünlü tasarımcıların bile bir çoğu konuya el atarak nal kadar logoları ile ‘bu işte ben de varım’ diyorlar. Çanta düşkünü bir insan olarak bebek bezlerinin, kremlerinin konulduğu bir çantaya üstüne üstlük bir de yıkanması önerilmeyen bir çantaya çok para vermek anlamsız geliyor. Genelde sırt çantasını veya postacı çantasını tercih ettim. Bebek mağazalarından da almadım. Girdim spor mağazalarından birine aldım leke tutmaz, makinede yıkanabilen sırt çantası. Koray büyüdükçe, yanımızda taşımamız gerekenler de azaldıkça çantaların boyutu, tipi de değişti artık. Şimdi 3 t-shirt, 1 pantalon, 2 bez, 1 paket ıslak mendil, 1 kitap, 1 model araba, süt ve su için 2 biberon kapasiteli küçücük çapraz sırt çantası taşıyoruz.

Mutfakta kullanılacaklara gelirsek. Sterilazatör, biberon ısıtıcı, yoğurt yapma makinesi, buharlı pişirme&püre makinesi, ıvır zıvırlarla doluyor ev bir anda. Sterilazatör ve biberon ısıtıcının bir arada olduğu ürünler hem ekonomik hem de yerden tasarruf sağlıyor. Ben yaptım mı hayır! Sonradan jeton düştü. Geçen yaz ARÇELİK bebek serisinden ürünler aldım yazlık ev aletleri olarak. Hem ucuz, daha küçük. Elektronik değil ama iş görüyor mu görüyor.  Zaten kim sterilazatörünü mutfak tezgahında yıllandırıyor çok merak ediyorum. Kaç ay kullanabilir ki bir anne? Benden yaşça büyük olan kuzenler çocuklarının eşyalarını sırasıyla kullandılar. Bir sterilazatör, buharlı pişirici, yoğurt makinesi 4-5 gezdi ev. Bene gelene kadar ya bozuldular ya da akıbetleri bilinmiyor. Taşınmalar sırasında kaybetmiş bizimkiler. Ama ben kararlıyım. Kutularını bile atmadım ki ihtiyacı olan kuzene, arkadaşa vereyim.

Önerdiklerim: Arzum yoğurt yapma makinesi. Hem yoğurt mayalandı mı, kıvamı oldu mu acaba? endişesi taşımak istemediğimden hem de küçük cam kavanozlarda hazırlandığından makine almayı tercih ettim. Yoksa dolaptan çıkar sütü koy kavanozlara, sabaha yoğurt hazır değil. Bir kaşık yoğurt ile mayaladığınız ılık sütün katılaşabilmesi için uygun sıcaklıkta olmasını sağlıyor. Ocaktan aldığım tencereyi mayalayıp bir kumaşa sarsam olmaz mıydı? Belki olurdu, belki olmazdı. Garanticiyimdir ben!

İkinci el kullanılmayacak ve çok ucuz alternatiflerine gidilmemesi gereken gereçleri de yazmazsam olmaz (Tabi bu sadece benim yorumum): Puset, otomobil koltuğu, sling-kanguru. Bu ürünlerin ortak noktaları bebeği taşıyor olmaları. Güvenlik ön planda. Eski tekerlekler, kilidi aşınmış otomobil koltuğu, dikişlerinin sağlamlığından emin olmadığınız kangurular bebek için risk faktörü bence. Amerika’da yapılan bir araştırma sonucunda korkunç bir gerçek ortaya çıkmış. Otomobil güvenlik koltuklarının %90’ı ya yanlış takılmış arabaya ya da yanlış kullanılmış- bebeği yanlış yerleştirme, koltuğun yanlış yönde kullanma, emniyet kemerinin hatalı takılması vs. Bunun dışında konunun uzmanları çok eski beşiklerin bile kullanılmamasını öneriyorlar yazısı bu linkte: http://www.babiestoday.com

0

Etiketler

3 Yorum

Leave a Reply