Her hafta bir fotoğraf koyuyorum ya instagram’a. Dedim belki bu hafta koymam artık, yazı da yazmam ama ben duruyorum her zamanki gibi. Gelmeye niyeti yok bizim kızın. Gerçi beni duyan 42.haftadayım zanneder. Henüz zamanını tam olarak doldurduğu söylenemez ama ben 37.hafta kontrolünde 1 cm açık olduğunu ve rahim ağzını kapatan ‘nişan’ denen mukusun atıldığını duyunca beklemeye başladım bir heyecan. Hastane çantamı bile hazırlamıştım hatta doktordan çıkar çıkmaz. O gün bugündür bekliyoruz. Doğal yollarla doğumu tetikleme araştırmasına bile girdim. Sonra vazgeçtim hepsinden, bıraktım kendi haline. Tek yaptığım yürüyüşleri arttırmak oldu işin gerçeği. Bebek geleceği zamanı biliyor diye düşünüyorum. Doğumu bebek mi başlatıyor, kadının vücudu mu belli değil. Herkes, her araştırma başka bir şey söylüyor. Büyük ihtimalle anne ile bebeği uyum içinde çalışıyorlar ve çoğu zaman müdahale edilmeden doğum başlıyor.

Bu aralar derdim tamamen doğal doğum yapmak. İlaçsız, müdahalesiz. İlk doğumunu epidural ile gerçekleştirenler ikinci ve diğer doğumlarının çok daha kısa ve kolay şekilde gerçekleştirdiklerinden bahsediyorlar. Son günlerde durmadan ultra(!) doğal doğum hikayeleri ile karşılaşıyorum. Çoğu evde doğum. İkizlerini bile evde doğuran var sadece bir doula eşliğinde. Tüm bunları okuyunca insan ¨Neden olmasın?¨ diyor. Evde doğum fikrine daha bir sıcak bakmaya başladım ama nerede bende o yürek. Ben biraz daha kontrollü bir yerde olmalıyım gibi hissediyorum. Benim en sevdiğim hikayelerden biri fotoğraflarla evde doğum şurada. Bazen de ¨Aman canım kadınlar nasıl doğurmuş bugüne kadar, doğur gitsin evde¨  diyorum kendime. Ben bunları yaşarken dün bir de hastanenin acil kapısında bebeğini doğuran kadının hikayesi ile karşılaştım. Kadın arabadan iniyor ve içeriye giremeden ¨Bebek geliyor!¨ diye bağırarak oracıkta doğum yapıyor. Hah! dedim ideal hikaye. Hastane kapısında tamamen doğal doğum :)

Çok da takılmamak lazım aslında. Sezaryen olanlar daha mı az anne oluyor veya epidural ile doğum yapanlar? Bazen görüyorum ¨çatır çatır normal doğurdum hem de ilaçsız¨ diyenler oluyor. Sormak istiyorum onlara: Sonuç? Madalya mı verdiler? Bana çok acımasız geliyor bu tip ifadeler. Hep bir üstünlük taslama çabası var. Bebek sağlıklı mı, anne sağlıklı mı? Gerisi teferruat bir yerden sonra. Bu kendini üstün görme emzirme hikayesinde de çıkıyor ortaya. Mama verenler, sütü sağıp biberonla verenler ve emzirenler ayrı tarafta herkes. Mama verenler şiddetle kınanıyor elbette. Tabi ki iyi olan, gerekli olan anne sütüdür mama değildir ama anne kendince bir tercihte bulunmuş sonuçta. Ya da zorunlu kalmıştır belki. Hemen ¨kesin uğraşmadı emzirmekle yoksa sütü mutlaka gelirdi¨ etiketini yapıştırmaya gerek var mı? Kimse kimseden daha fazla anne olmuyor çatır çatır doğurunca, 2 sene emzirince. Annelik doğurmakla da olunmuyor illa. Her gün haberlerde neler duyuyoruz, görüyoruz. Ben böyle düşünüyorum, böyle bakıyorum olaya o yüzden her şeye hazırlıklıyım. Evet kendimce tercihlerim olacaktır ama bunlar için de kimseye hesap vermek zorunda değilim. Değiliz.

Doğumu bir kenara bırakırsak ben bu hafta hareketlerimi arttırmaya başladım. Hani dedim, o 1 cm açıklık belki artar da doğum başlar diye. Öyle ki geçen gün 7 km’den fazla yol yürümüşüm, toplam 11.000 küsür adım atmışım. Gerçi o andan itibaren kasıklarımdaki ağrılar şiddetlendi ama henüz öyle aman aman bir hareket yok. Bugün doktor kontrolünde 2 cm açılma olduğunu öğrendik. Zaten hissediyorum iyice yerleşti kafası aşağıya da biraz ağırdan alıyor hareketleri bu kız. Ben, toplamda 14.5 kilo almış durumdayım ama nedense kendimi daha şiş hissediyorum. Daha doğrusu bu hafta ellerim, kollarım, bacaklarım şişti sanki. Pantalonuma zor girdim. Doğumun işareti midir nedir? Kilo meselesine çok takılmak istemiyorum ama işte kadın olmanın dayanılmaz hafifliği, beynimizin bir köşesinde o tartı hep duruyor. Bu 2 cm açılma doğumun çok yaklaştığını gösteriyor öyle değil mi? Eh zaten gelsin artık. Bu arada peş peşe doğum haberleri alıyorum, çok mutluyum. Tek dileğim bebeklerimizin sağlıkla dünyaya gelmeleri.

Doğum sırasında büyük kardeş

Benim esas derdim nasıl doğurduğumdan çok Koray’ı ne yapacağım aslında.  Bütün o süreç boyunca yanımda mı olmalı yoksa birileri tarafından oyalanmalı mı? Anneyi ağrı çekerken veya hastane odasında yatakta sızlanırken görmesi doğru mu? Bir sürü soru vardı aklımda. Sonra yukarıda bahsettiğim gibi normal doğum hikayelerini okurken ve fotoğraflara bakarken dikkatimi çeken şey büyük kardeşlerin de doğum sürecine katılmış olduklarıydı. Annesinin yanına uzananlar, başını okşayanlar, kardeşinin doğmasına şahitlik edenler… çok etkilendim çok. O gün geldiğinde Koray’ın tepkilerine göre yanımda olmasına karar verdim. Rahatsız olduğunu hissettiğim an uzaklaştırırım gibi geliyor ancak bebek doğar doğmaz yanımızda olmasını, kardeşini herkesten önce onun görmesini istiyorum. Dilerim her şey yolunda gider de bu dediklerimi gerçekleştirebilirim. Doğumu yaklaşmış olan bir hamilenin en çok ihtiyacı olan şey bol duaymış meğer.

Bu da 39.Hafta pozumuz :)

 

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

13 Comments

  1. Karnınız çok tatlı kocaman olmuş:)Herkesin anneliği kendine kuşkusuz.Anne olmak doğurmaktan ziyade sonraki süreçlerde başlıyor.Bence de daha kontrollü bir yerde doğumunuzu gerçekleştirin,evet eskiden evde doğum oluyormuş ama başarı oranı daha azmış,o kötü hikayeleri pek kimse anlatmıyor;sadece çatır çatır doğuranların övünme hikayelerini biliyoruz.Küçükken annem hastaneye yatmıştı(7-8 yaşlarında).Basit bir ameliyattı fakat çok korkmuştum,hiç unutmuyorum,anneme birşey oldu sanmıştım.Belki Koray öyle olmaz.Duruma göre siz anlarsınız zaten.Doğum konusunda da,Koray’ın yanınızda olup olmamasına da içgüdüleriniz cevap verecektir.Su gibi gelsin kızınız,sevgiler:)

  2. Ne kadar guzel ifade etmissinız.. Beni tam 5 ay oncesıne goturdunuz..
    40 saatlik aci dolu, normal dogumumun ardindan (amsterdam) bebegim de ben de oldukca bitap dustuk… 3 de vakum yediginden emmesi guclu degildi.. Bas agrisi da vardi ki burda enderdir drların ilac vermesi, hemen paracetamol aldi…

    İlk 24 saat ne emdi ne mama icti..(dogumdan 2 saat sonra evdeydim)

    Koluma koymamla aglamasi bir oluyordu, memeyi bile gormeden… Hemen hastane tipi pompa aldik.. Ilk baslarda azimle inat ettim sagıp vermeye.. Sonra 2miz de buraların kışı cetindir, hastalandık.. Sagdıgım süt de azalmaya basladı maalesef.. Cok istedim artsın da sadece emsin diye.. Cok okudum arastırdım, ne bulursa annem yedirdi icirdi bana, ben bebegimle ugrasırken…

    Cok korktum da; ya bagimiz kurulmazsa, ya cabucak hastalanırsa diye… Stres en buyuk dusmanmıs.. 1-2 damlaya dusunce sagdıgım -tum cabama ragmen- 2 ay sonunda tamamen bıraktım ve uzulmek yerıne bebegıme akıttım tum sevgımı pozıtıf duygularımı… Annem buyuk ablamı 20 gun emzırebılmıs, o da almamıs neme.. Kısmet dedi… Agladım cok.. kısmet dedim…

    Bu emzirme baskısı logusa annenin omzunda apayrı bir yuk.. Simdi diyorum kendimi o kadar uzdugume degdi mi? Kızımın ilk gunlerinde annesini aglarken gordugune degdi mi? Emzirmek, emmek bu kadar kolay olsaydı herkesin harci olsaydi neden sut anneler olustu zamanla… Ya da normal dogum cok kolay olsaydı neden sezaryen icat edildi?

    Keyfine varmalı tum baskılara inat, elinden gelenin en iyisini yaparak, sonrasına kısmet diyerek..

    Dogumunuzda kolaylıklar dilerim, Allah cocuklarımızı bagıslasın
    Sevgiler
    Burcu

    1. Normal dogum ve emzirme.konularindaki.fikirlerinize tamamen katiliyorum. Normal dogumu cok istedim, kordon dolandigi ortaya cikinca sirf kendimi kanitlamak ugruna o riski almak istemedim. Kendim icin degil, bebegim icin korktum, sezaryen oldum. Emzirmeye o kadar hazirdim ki bir tek biberon bile almamistim dogumdan once. Tum cabalarima ragmen damla damla.gelen sut artmadi. Ben de cok agladim. Bu berbat gunlerde sutu ugrasmadan veya ugrasarak gelenler tarafindan yargilanmak kadar kotusu olmadigi kanaatindeyim. Ilk aylar herkese ne kadar cabaladigimi (gunde 4-5 saatim.pompa basinda, diger kismi da emzirerek geciyordu) anlatmakla gecti. Yine de yeterince cabalasam sutumun gelecegini soyledi.bilirkisiler.
      Sizin de dediginiz gibi, o sikintiyi yasamamis kimsenin bir baskasini.yargilamaya hakki yok.

  3. İkinci doğumların birincililere göre daha kolay olduğunu ben de okumuştum.İlk doğumlarda değil ama ikinci doğumlarda evde doğumu teşvik eden ulkeler var(bknz İngiltere:))Şahsen ben yinede evde doğum yapmaya korkarım gibi geliyor birde yabancı bir ulke faktörüde var.Sizin için hayırlısı olsun.Allah kızınızı sağlıklı ve kolayca kucağınıza almayı nasip etsin.

  4. “Kimse kimseden daha fazla anne olmuyor çatır çatır doğurunca, 2 sene emzirince. Annelik doğurmakla da olunmuyor illa. ” seni ençok bu yazınla sevdim sevgili İrem sağlıkla bir avazda doğurursun inşallah…

  5. merhaba.
    söylediklerinize çok katılıyorum.ben hamilelik sürecini pek sevmedim.çünkü zor geçti.o yuzden bir an önce doğurmak istedim.bana deselerdi ki yarın dogacak normal dogururdum.ama belirsizlik beni dahada rahatsız ettiği için epidural sexio yapıldı.o dönemde başladım blog yazıları okumaya.ooo neler.sanki normal doğum yapına dediğiniz gibi farklı bir anne olunuyor.anne sutu muhakkah verilmeli.benim oglum 3 ay emebildi.sütüm 30cc çıkınca ne kadar mutlu oluyordum.ama mama devam ettik.blog yazılarını okuyunca mama mı tü kaka.olmayınca ne yapacagım.o dönem bu yazılar çok sinirlendiriyordu beni.ama inanın bütün çocuklar anne sütüde alsa normal de doğsa 7/24 annelik yaptıgımızıda düşünsek hepsi aynı buyuyor.bu tur ifadelerinde bir tur modaya uyma ve kendini tahmin etme olarak düşünüyorum.neyse çok yazdım.bebeğinizi sağlıkla kucagınıza alın.

  6. Hamilelik dönemim ve düşüncelerim geldi aklıma okudukça :) sizin ilk doğumunuz normal dogum oldu diye düşünüyorum bende normal olsun diye isteyip çeşitli sebeplerden epidural sezio oldum bebeğimin ilk sesini ben duydum ilk kokusunu ben aldım tabi ki ama sonuçta bir ameliyat oldum ve ilk gece zordu hastanede..ama hemen sutum geldi ve hala(17 aylık olduk) oğlumu emziriyorum ve cok düşkün memeye bende nasıl birbiraktiracagimi düşünüyorum artık …birde bu mesele var ;)) AAa birde hayalim 2. Doğumum ssvd olsun istiyorum…sizin icin dua edeceğim en yakın zamanda doğal bir sekilde ve sağlıkla bebeğinize kavuşun inşallah :)

  7. ben de 13 gun once dogum yaptim. hypnobirting olayina kafayi feci takdigim icin agrisiz, ilacsiz dogurmayi dusledi. hep. bebegim 37+1de tam da benim dogumgunumde dogmata karar verdi. 1530da suyum gelmisti ancak agrim yoktu, hakkatten agrisi mi doguracagim acaba diye sevinmistim :) ne cantam hazirdi ne bebegin ismine karar vermistik. annem disinda tum akrabalarim sehir disindaydi. gece yarisina kadar agrinin gelmesini bekledik, arada nisan da gelince 01.30da doktorla hastanede bulustuk, 3 cm acikligi. vardi ama agri duymuyordum. nasil sartladiysam kendimi baski vardi kasiklarimda ama kesnlikle agri yoktu. bir saat kadar daha bekledik nstde agri goruluyor bebegin kalp atislarinda yavaslama olunca istemeden de olsa suni sanci verildi. 45 dakika kadar baskilarim artti ama yine de agri, sanci diyemiyorum. ya dedigim gibi cok sartladigim icin kendime, ya da agri esigim yuksek oldugu icin sadece baski hissettim. 5 cm acikligim vardi ama suni sancidan dolayi dakika basina baski geliyordu doktorum epidural onerdi. istemedigimi biliyordu ama bana simdi takarsam dogumun cok hizlanir dedi. bir an once bebege kavusma isteginden mi, gelisini daha sakin karsilamak istedigimden mi ya da acidan mi bilemiyorum kabul etttim. epiduraldan sonra 1 saat icinde 9 cm aciklikliga ulastim ve 530da doguma girerken bu sefer epizyo konusu gundeme geldi istemedigimi soylemistim doktoruma. ama esnekligin az oldugunu, ilk dogumumda rahim agzinin incelmemesinden dolay basinin baski yapmasi vs vs bi suru sey sayarak olurumu aldi. en nihayetinde 530da girdigim dogumhaneden 550 2890 gr 47 cm b minik adamla ciktim. ismini de ruzgar gibi geldi gecti denildigi icin hastanede ruzgar koyduk :)

    cok karsi oldugum halde suni sanci da aldim, epidural de taktirdim, epizyo da oldu. snra dusundum inat etseydim, karsi ciksaydim ne olackti? belki ben de Ruzgar da daha fazla hirpalanacaktik ve ben simdi oldugmdan daha fazla anne olmayacaktim. benim gibi idealist bir arkadasim ertesi gun dogumunu anlatmayi reddetti ve basaramadim dedi. epiduralli ve epizyolu bir dogum oldugu icin.

    umarim saglikla alirsin bebegini kucagina, dualarimiz senile

  8. İlk çocuğumu normal doğumla yaptım ve uzun süre hem bedensel olarak hem de psikolojik olarak normale dönemedim. Devlet hastanesinde normal doğum yapmak işkence gibi bir şey. Yüz kiloluk bir hademe kadın karnıma bütün gücüyle abandığı için 40 gün bel ağrısı yaşadım. Sonrasında öğrendim ki bu abanma işi aslında çok tehlikeliymiş. Doğum anında çok kesik yapmışlar bu yüzden tuvalete gitmekte uzun süre zorlandım. 7 yıl ikinci çocuğu düşünmedim. Sonra yeniden hamile kalınca sezaryanla doğuracağım çocuğumu dedim. İkinci çocuğumu özel hastanede sezaryanla dünyaya getirdim. Bebek gibi baktılar bana. Psikolojim falan da bozulmadı. Çabuk toparlandım doğum sonrası. Normal doğum belki daha rahattır ama benim ilk doğumum ben de çok kötü izler bıraktığı için ben korktum ikinci doğumu normal yapamadım ne yazık ki! Saygılar

  9. :)) Allah yardımcınız olsun.. iki doğumumda sezeryan oldu.. ikiside üniversite hastanesinde asistanların elinde.. ikisinde de 6-8 saatin sonunda ayaktaydım.. ameliyat olmusum doğum yapmısım yatmalıymışım faso fiso.. normal doğum gibi kalktım ayağa.. ikinci doğumda 5. günde emniyetteydik pasaport çıkarabilmek için.. 7. günde marketteydim.. 21. günde de denizdeydim oğlusumla beraber:)
    Annelik sezeryanla normal doğumla ölçülmüyor yada emzirmişsin sütün gelmemiş.. tamamen sevgi.. evet karnının doymasına da ihtiyacı var bebeğin mamaylada olsa karnı doyuyor ama sevginin alternatifi yok..
    iki hamileliğimde 38.haftada gerçekleşti, ilkkinde 30kg almış olmama rağmen çok enerjik ve hoppidiydim.. o hafta ikikez bowling bile oynamıştık.. ikinci hamileliğimin son 1,5ayı hamilelik kaşıntılarıyla geçti. erkenden doğsun kaşıntı bitsin diye yapmadığım kalmadı, Dr.umuz 38.haftada almaya karar verdi.. zor bir dönemdi.. bu zorlukların hepsi geçiyor.. güzel anılar kalıyor akıllarda..

    Allah bizi yavrularımızdan ayırmasın..
    Kolaylıklar diliyorum..

  10. Doğumun nasıl olduğu bence de önemli değil. Önemli olan doğumdan sonra ne kadar sürede toparlandığınız. Hele de nazınızı çekecek anneniz yoksa bu çok önemli sanki. Ulkemden uzakta, eşim dışında kimsemin olmadığı bu süreçte tek isteğim çabucak toparlanmak. Umarım her sey istediğim gibi olur.

Leave a Response