Doğrusu her hafta yazmam bu hamilelik hallerini ama olmuyor, atlıyorum. Bazen de yazacak çok fazla bir şey bulamıyorum ama çoğu zaman sebep hamile olduğumu bile unutuyor olmam. Oysa daha dün gibi ¨ben galiba hamileyim¨ dediğim an. Zaman hızla akıp gidiyor hele ki evde bir küçük çocuk varsa. Doktorumun kontrolden önce istediği tahlilleri bile yaptırmayı unuttum bir seferinde de şimdi tüm sülale not almış bana hatırlatıyor :)

IYYK! ŞEKER YÜKLEMESİ

Doktor kontrolü demişken 50 gr şeker yüklemesinin sonucu az da olsa yüksek çıktı. Doktorum da 100 gr’lık yükleme yaptırmam gerektiğini söyledi. Koray’da hem daha zayıftım hem daha az kilo almıştım hem daha hareketliydim şeker sorun değildi ve 100 gr’lığın nasıl kötü bir tecrübe olduğunu bilmiyordum bu yüzden. Aman tanrım, o ne fena bir tat. Tadını da geçtim, 12 saatlik açlık, üzerine şekerli su ve  3 saat boyunca bekleme. Dilim damağım şeker içinde kaldı ama su içemiyorum. Yüklemeyi yaptırdığım hastaneye yayıldım resmen 3 saat. Yanımda kitabım, bilgisayarım bekle bekle sıkıntı bastı. Bir ara uykum gelir gibi oldu, hemşire ¨uyumamanız gerekiyor¨ dedi. O da olmadı, içim çekildi, susadım, sıkıldım derken bebek gibi mızmızlanmaktan vazgeçtim sonunda. 4. kere kanım alındı ve özgürlüğüme kavuştum. 100 gr şeker yüklemesinde önce aç karnına kan alınıyor. Daha sonra şekerli suyu içiyorsunuz ve ardından 1., 2. ve 3. saatin sonunda tekrar kan alınıyor. Bu dört kan alımının sonucunda kandaki şekerin nasıl düştüğü yani insülinin doğru salgılanıp salgılanmadığı ortaya çıkıyor. Doktorumun bana daha önce dediğine göre elde edilen bu dört değerden iki tanesi yüksekse bir diyabet uzmanına gözükmek gerekiyor.

Benim maalesef iki tanesi yüksek çıktı. Çok kötü değil ama dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor. Sonuç olarak sıkı bir diyete girmem ve mümkün olduğunca çok hareket etmem gerekiyor. Haftada en az 3 kere yürüyüş yapmam önerildi. Protein ve sebze ağırlıklı beslenmem ve akşam 7-8’den sonra mutfağa girmemem öğütlendi. ¨Azıcık bile çikolata da mı yok¨ diye sordum. Babam ve Sarp zaten kiloma takmış durumdalar bana bayağı yasak ettiler her şeyi. Ama ne oldu 4.günün sonunda attım ağzıma bir parça bitter çikolata da sinirim geçti :)

Sonuç olarak anne tarafı şeker hastalığı ile boğuşan bir kadınım, dikkat etmem gerekiyor. Hem kendim için hem de bebek için. Yüksek şeker bebeğin gereğinden fazla iri olmasına ve doğumu zorlaştırmasına neden oluyormuş. Sonra eskileri düşündüm. Böyle testler mi varmış? Yokmuş zaten o yüzden bebekler 5 kilo doğuyormuş, anne de 3-4 doğumdan sonra şeker hastası oluyormuş. Demek hepsi hamileyken bilinmeyen yüksek şekerdenmiş. Her çok kilo alanın şekeri yüksek çıkacak demek değil elbette ama benim ailemde olduğu için sıkıntı var. Kısaca şu anda 29 haftalık gebeyim ve diyetteyim. Arada bir parça bitter çikolata atıyorum ağzıma ama ondan da vazgeçmeye kararlıyım.

YAŞAM SINIRI

28. Haftada gitmiştim en son kontrole. Bizim kız biraz önden gidiyor gözüküyordu. ¨Çok iri olmaz değil mi?¨ diye sordum. Neden dert ettiysem iri bebeği. Sanırım doğumu düşünüyordum sadece. 3100-3200gr olur diye bir tahminde bulundu Moşe Bey. Koray’ı da bilmişti, güveniyorum kendisine. 28. hafta ve 1100 gr gördük ya artık iyice rahatladım. Çoğu kaynakta bu hafta ve özellikle bu kilo ‘yaşam sınırı’ olarak değerlendiriliyor. Yani bebek şu anda doğarsa çok büyük sıkıntı olmadan biraz destekle hayatta kalabilir. Neler okuyoruz, duyuyoruz. 600 gr ile hayata tutunan savaşçı bebekler var. O yüzden mutluyuz, huzurluyuz. Tek dileğimiz var o da sağlıklı bir bebek olması.

KIZ BEBEK HAMİLESİ

Derlerdi ki kız bebekte karın yuvarlak olur, erkekte sivri. Olur mu öyle şey derdim ama vallahi de oluyormuş. Bana öyle oldu en azından. Yukarıda görmüş olduğunuz resimde bendenizin yusyuvarlak karnını anlamış olmalısınız. Koray’da sivriydi. Belki de yatış pozisyonundan bilmiyorum. Koray ilk günden itibaren baş aşağı dururdu, oysa bu kız Cleopatra gibi sağdan sola yaymış yatıyor. Dönmeye niyeti de yok gibi. Gerçi geçenlerde öğrendiğime göre ikinci, üçüncüler son haftalarda dönüyormuş. Doğum sancıları ile dönen bile varmış. Ben de bekliyorum o günü. Bir şey değil, hem sağdan hem soldan tekmelendiğim için rahat da yatamıyorum.

Bir de saçlarımı kestirdiğime çok pişmanım. Ben ettim siz etmeyin, hamileyken ya kısacık kestirin ya da azıcık da olsa at kuyruğu şeklinde toplanabilir bir boyda kestirin :)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

4 Comments

  1. Şeker yüklemesi hikayeni okuyunca o günlere gittim. Heralde bir hamilenin çekbileceği en kötü test kendisi. Ben sen kadar dietle kurtaracak aşamada sıyırmadım son 4 ay insülin kullandım. Belki bu yazıyı okuyup insülin verilen anneler vardır diye yazmak istedim. Sakın kafanıza takmayın. Çok basit bir uygulama ve acaba şekerim ne oldu stresiniz olmuyor. Daha rahat besleniyorsunuz ve doğum yaptığınız an şekeriniz normale dönüyor insülini kesiyorsunuz . Bebeklere sağlıklı kavuşmak adına böyle şeylere gögüs germek gerekiyor. Sevgiler :)

  2. birisi soyledi ya da bir yerde okudum, hatırlamıyorum:
    Gebelikte aniden ortaya çıkan hastalık, muhtemelen yaşlandıgımız zaman boğusacağımız hastalıkmış.
    bende de gebelikte hipotiroidi çıkmıştı. baba tarafımda bol bol hipotiroidi hastası var ve muhtemelen 50-60lı yaşlarda gene çıkacak ve beni upraştıracak. sende de şekere yatkın bir sulale varsa seninki de bu olabilir

Leave a Response