Tıp dünyası bunu tartışıyormuş. Doktorların bir kısmı eşlerin doğuma girmesini istemiyormuş. Gerekçeleri ise yaşadıkları stres yüzünden anneyi panikletip doğumu zorlaştırmalarıymış. Doktorlar müdahalelerden ve beklenmedik durumlardan çekindikleri için doğumda kimsenin bulunmasını istemiyor olabilirler ama bir kadın için en büyük destek, en büyük mutluluk eşinin doğum sırasında yanında olması, elini tutmasıdır.

Hamile kaldığım ilk günden itibaren normal doğum yapacaktım ve Sarp da benimle birlikte bebeğimizin doğumuna tanıklık edecekti. Açıkçası ona sorma zahmetinde bile bulunmamıştım. Ben planımı yapmıştım. Ne zamanki doğuma haftalar kala kuzenlerimden biri ‘Sarp sen de doğuma girecek misin?’ diye sordu, o zaman fark ettim kocamın fikrini hiç almadığım. Cevabı ‘elbette’ olmuştu allahtan. Ya istemeseydi? Oturur oracıkta ağlardım. Biliyorsunuz düşük yüzünden kendi kendime travma yaşattım tüm hamileliğim boyunca. Özellikle de her doktor kontrolünden önce. Sarp’ın yanımda olmadığı doktor kontrolünde kalp atışlarının durduğunu öğrenmiştim ya.. tüm sebep onun yokluğuydu. Bilmeyenler Hamilelik Günlüğüm‘den okuyabilirler.

Atamadım bu saçma sapan düşünceyi kafamdan. Bu yüzden de kocam olmadan bir doğuma girmek aklımın ucuna gelmemişti. O da aynı hisleri paylaşıyordu benimle. Tedirginliğimin, gerginliğimin farkındaydı. Oğlu doğacaktı ve karısının yanında olmalıydı. Bazı arkadaşları ‘aman Sarp sakın girme doğuma, çok kötü bir tecrübe olur senin için’ demişler. Olayın çok korkunç olduğunu söyleyenler sezeryan doğuma girmiş olan eşlerdi ve normal doğumun daha da feci olacağı konusunda Sarp’ı uyarmışlar ama canım kocam kararlıymış girmekte.

Suyumun gelmesiyle başlayan ve 10 saat süren doğum boyunca bir an olsun yanımdan ayrılmadı. Elimi hiç bırakmadı. Ben ‘elimi ne tutuyorsun beee!’ diye çemkirdiğimde bile bırakmadı. Doğum hemşiresini kendine hayran bırakacak bir doğum koçu olmuştu bana. Soğuk kanlılığını bir an olsun kaybetmeden, ben sancı çekerken, ıkınmaya çalışırken saçımı okşadı, alnımı öptü, nefes alışverişlerimi düzenlememe yardım etti, susuzluktan geberirken(evet tam anlamıyla gebermek) meyveli buzlarla rahatlatmaya çalıştı. Koray’ın göbek bağını o kesti.

O müthiş bir doğum koçuydu, müthiş bir kocaydı, şimdi de müthiş bir baba.

 

Doğumda, özellikle de normal doğumda bulunan erkeklerin eşlerine karşı soğukluk yaşadıklarını, cinsel hayatın asla eskisi gibi olmayacağını dile getirenler de var. Sanırım bu, erkeklerin doğum hakkında bilgisiz ve de hazırlıksız olmalarından kaynaklanıyor. Hamilelik boyunca karısıyla birlikte tüm aşamalardan geçen, doğumda da eşinin elini tutan, bebeğini herkeslerden önce kucağına alan adamın karısından değil uzaklaşması, yanından bir an olsun ayrılması mümkün olmaz gibi geliyor bana.

Bizim ilişkimiz doğumdan sonra daha da derinleşti. Birbirimize olan güven, sevgi, saygı katlandı. Tam bir aile olduk diye klişe bir söz vardır ya… işte o okadar doğru ki. Biz tam bir aile olduk artık.

 

Umarım herkes benim kadar rahat bir hamilelik, sorunsuz bir doğum geçirir.

Sonra umarım içerden çıkan velet de gazsız ve de uykucu olur. Benimki bi’burada şaştı :)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

6 Comments

  1. İlk doğumuma hastane kuralları gereği babaları almadığı için eşim girememişti. İkinci doğumuma girdi ve dediğiniz gibi bu aramızdaki bağı perçinledi. Belki o heyecanı yaşayabildikleri için daha farklı bakıyorlar. Doğum ya da operasyon sırasında eşinin yanında olmak dışarıda beklemekten çok daha kolay ve rahatlatıcı bence. Hem de anne açısından müthiş bir güven duygusu. O bebek ikisinin de bebeği ve o anları yaşamak her ikisinin de hakkı. Strese giren baba da girmesin, sakin olmayı bilsin ve becersin :)

  2. kocama “sen girmezsen doğurmam diyorum”:) o kararsız,biraz ürküyo sanırım.ama bu an sadece 1 kere yaşanır,doğar doğmaz onu görüp koklamaktan güzeli varmı

  3. Eşime doğuma girircekmisin diye sorduğumda istersen girerim demişti. Ama bu konutu daha sonra ikimizde açmadık, doktorada sormadık tabi girebilrmi diye. Şİmdi düşünüyorum girse bütün hıncımı ondan alır senin yüzünden doğuramadım derdim :) Canım kocacım dışarda benim çığlıklarımı dinlerken çokkötü olmuş. Ebelerin sezeryana alıcaz dediği zaman yüzünün rengi atmış, çok korkmuş bana birşey olucak diye. Tabi bunları bana annem anlattı, kocam kişisi şımarmayayım diye birşey söylemedi :)

  4. bi ara kocalar doğuma girmesin diye düşünenlerdendim..Ama kocam aksine “kesinlikle girmeli! ” diyordu. fikrim değişti artık, bence de girmeli. O mucizeye tanık olmalı ve bebeğini anneyle beraber aynı anda görmeli… ah bi de sen normal doğum yap seni başımda taşıycam diyo :) artık şart oldu bana normal doğum hihih :)

  5. Eşim asla girmek istemiyor :( zaten zorlasam da girse kesin beni kötü etkiler çünkü çok gergin ve korkak olur.. ayılır bayılır diye onu düşünmekten ben stres olurum … bu yüzden girmeyecektir :(
    size ise maaşallah diyorum :)

  6. ben doğum anına kadar, eşimi istemedim. “ay çok bağırdın, herkes bizi dinliyor” falan dersin sen hiç gelme dedim 9 ay boyunca. ama geleceğini aslında içten içe çok iyi biliyordum. normal doğum planlamıştık, ama planların dışında şeyler gelişti ve epiduralli sezaryen olmak durumunda kaldım. ancak “karnım kesiliyoooor kurtar beniiii” şeklinde krize girince, elimi bıraktırdılar ve dışarı çıkarıldı, sonrasında anestezi almışım hatırlamıyorum doğumu. ama gözümü açar açmaz “arda nerde” diye sormuşum doktora.. doktor ve diğer hemşireler şokta bebeği sorarım sanıyorlar.. ben eşimi sordum.. bilinçsizce. düşünmeden. hiç birşey planlamaya gerek yok sanırım, herşey olması gerektiği gibi gelir..

Leave a Response