Söze nasıl başlayayım bilmiyorum.

Birkaç zamandır ne bloga doğru dürüst yazı yazabiliyorum, ne de sosyal aktivitelere katılıyorum. Sosyal medya desen akşam 9’dan sonra kapanıyor. Yapamıyorum, kolum kalkmıyor… uyuyorum çünkü sayın seyirciler, canım sadece uyumak istiyor. Geçen hafta sonu evden çıkmadığım gibi üzerimden pijamalarımı da çıkaramadım. Çocuğa da babası baktı ben uyudum. Hayır, depresyonda değilim hatta tam tersine içim kıpır kıpır. Üstelik bu kıpırtı tek kişilik de değil.

Evet. Doğru. Benimle ilgili şüpheleri olan herkes haklı. Ailemize bi ufaklık daha katılıyor.

20121203-194911.jpg

Şu anda tam 14 haftalık hamileyim. 15.haftanın içinde ilerliyorum. Bugüne kadar sadece çok yakın çevreme söyledim bir de benim bu uyku hallerimden şüphelenip de beni sıkıştıranların suratına bakıp yalan söyleyemedim tabi :) Bekledim yazmak için. Bekledim çünkü Koray’dan önceki düşük hikayem çoğu kişi için olağan da olsa benim için atlatması çok kolay olmadı. Düşük sonrası yine kısa süre sonra hamile kalıp oğlumu kucağıma sağlıkla almıştım ama o hamilelik boyunca ben her doktor kontrolünde neredeyse kalp krizi geçirecek hale geliyordum. Bir türlü durduramadım kendimi. Hata, büyük hata ama yapacak bir şey yok. Bu sefer daha sakin olurum zannettim ama yine aynı sıkıntıları çektim. Doktora giderken tansiyonum fırlıyordu, kötü haber almayı bekler gibiydim. Saçmalıyorum elbette ama işte… geçti o ilk halim neyse ki. En sonunda da ikili testimin sonucu da iyi çıkınca ben nispeten kendimi daha rahat hissettim ve paylaşmak için sabırsızlanmaya başladım.

Cinsiyetini bilmiyoruz henüz. Oysa Koray’da 13.hafta kontrolünde ‘erkek’ olduğunu öğrenmiştik. Bu sefer bekliyoruz heyecanla. Elbette her türlü saçma sapan testleri yapmaktan da geri durmuyoruz. Çin takvimi, yüzük çevirme, oturduğun yere bıçak/makas koyma… ne varsa sırayla yapıldı. Sonuç mu? Söylemeyeyim şimdi. Sağlıklı olsun yeter.

Tahmin ederseniz bundan sonra blogun konusu hamilelik, doğum ve sonra da yeni doğan olacak. Ben, önümüzdeki haftadan itibaren hafta hafta hamilelik maceramı hem de ilki ile karşılaştırarak yazmaya başlayacağım. Kilo durumuydu, beslenmeydi, anne karnındaki miniğin gelişimini anlatacağım. Oğlumu unutur muyun hiç? Onunla ilgili paylaşımlara devam.

Eski defterleri çıkartmaya başladım. Kütüphanemin en dibine attığım hamilelik kitaplarım yine başucumda. Bir de telefonuma indirdiğim uygulamalar var. Gören ilk hamileliğim zanneder :)

İnsan içinde bir canlı büyütünce her zamankinden daha heyacanlı oluyor. Bazen de korkuyor ama genelde kendini çok güçlü hissediyor. Kalbi daha hızlı atıyor, hep bir gülümseme oluyor dudaklarda. Biliyorsunuz ya bir minik daha var canınızın içinde dünyaya kocaman sarılmak istiyorsunuz. Kök salmak damarlarınıza işliyor, başka bir şey düşünemez oluyorsunuz. Düşünemiyorum ben de.

Bakalım benim ikinci çocuk ve iki çocuklu maceram nasıl olacak?!?

Ve tabi ki

İsteyen herkesin en kısa sürede çocuk sahibi olması dileğiyle…