ntvmsnbc’nin haberi ilgimi çekti ve paylaşmak istiyorum.

Hamilelik döneminde her önüne gelen bir şey söylüyor ya, ‘aman kızım oradan geçme, onu yeme, oraya oturma, bunu yapma…’ gibi nice önerme duyuyoruz. Bazıları mantıklı geliyor uyguluyoruz, bazılarına da sinirleniyoruz ama karşımızdakiyle laf dalaşına girmemek için duymamaya çalışıyoruz.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı da bu yanlış inanışlara bir açıklık getirmiş:

* Gebeler güvenlik kapılarından geçemez.
Güvenlik kapıları metal detektörü barındırırlar. Herhangi bir röntgen ışın söz konusu değildir. Bu nedenle güvenlik kapılarından geçmek sakıncalı değildir.

Valla ben de geçmiyordum, hatta Koray’ı da hala geçirmiyorum. İkna olur muyuz sizce millet olarak?

* Cep telefonları, bilgisayar ve mikrodalga fırın kullanmak risklidir. Gebelik sürecinde cep telefonu ile konuşmak, bilgisayar veya mikrodalga fırın kullanmak sakıncalı değildir.

Cep telefonlarındaki radyasyon oranları ile ilgili endişelerim var. Sadece hamilelik süresi için değil üstelik. Bence iyice araştırılmalı. Hoş ben sosyal bağımlı olarak elimden düşürmüyorum o ayrı.

* Sinek öldürücü ilaçlardan uzak durulmalı:
Gebelik sırasında sivrisinek için tabletler veya sıvı şeklinde insektisidler kullanılabilir. Sprey şeklinde cilde sıkılan sivrisinek kovucuların zararı gösterilmemiştir.

Cilde sürülenlerden bahsediyor sanırım. Ben bebekler için olanlarından kullanmıştım sineklerden bunaldığım bir iki gün.

* Seyahat etmek sakıncalıdır.
Gebelerin hava, deniz veya karayolu ile seyahat etmeleri sakıncalı değildir. Hamileliğin son 4 haftasına kadar otomobil kullanmalarında sakınca yoktur.

Bir problem yoksa hamilelikte seyahat harika aslında. Blogda ‘seyahat’ etiketli yazılarımdan anlaşılacağı gibi her şartta yolculuk yaptım.

* Gebelikte cinsellik tehlikelidir.
Kanama veya erken doğum tehdidi gibi durumlar olmadığı takdirde gebeliğin son 3 haftasına kadar cinsel ilişkide bulunmanın herhangi bir olumsuz etkisi gösterilmemiştir. Gebelik sırasında orgazm olmanın erken doğumu başlatacağı şeklindeki inanç ise tamamen yanlıştır.

* Beslenmeyle ilgili yanlışlar.
Vejetaryenlerde gebeliğin seyri genellikle normaldir. Kırmızı et yenmesi şart değildir ve tavuk ve balık kırmızı etin yerini tutabilir. Balık haftada iki defa yenebilir. Denizde uzun süre yaşayan büyük balıklar etlerinde bazı ağır metalleri biriktirdikleri için çok sık tüketilmemeleri gerekir. Süt ve süt ürünlerinin yarım yağlı veya yağsız yenmesinin herhangi bir zararı yoktur. Gebelik sırasında günde 2 bardak açık çay, 1 bardak kahve ve 1 bardak kola içilebilir. Sosyal bir ortam olduğunda az miktarda alkol alınmasının bebeğe herhangi bir zararı olmaz. Pişmiş olarak şarküteri yenilebilir. Çiğ ve az pişmiş etten uzak durulmasında yarar vardır. Suşi yenebilir.

Dengeli beslenmek önemli. Dikkat ettiğim en önemli konu çiğ et ve dışarıda salata gibi iyi yıkandığından emin olmadığım sebzeleri yememekti.

* Gebelikte spor zararlıdır:
Profesyonel sporcularda bile gebelik genelde normal seyreder. Uzun mesafe koşucularında gebelik süresince spora devam edildiği durumlarda bile normal gebelik sonuçları bildirilmiştir.

Bol bol yürüyüş yaptım. Eliptik bisiklet çok iyi geliyordu ama bulunduğum şehir dolayısıyla doğurduğum güne kadar uzun uzun yürümüştüm. Kolay doğumun en büyük sebeplerinden birisiydi bence.

Kim bilir daha ne neler var kafamızı bulandıran, bizi şüpheye düşüren ama bebeğin sağlığı söz konusu olduğu için sorgulamadan uyguladığımız.