Bebekle birlikte değişen hayatımız elbette doğum ile başlamadı. Bundan çok önce, hamile kalmaya karar verdiğimde değişti her şey. Koray’a nasıl hazırlandık, neler hissettim, fiziksel ve ruhsal değişimlerimi yani hamilelik maceralarımı da yazayım dedim. Henüz planlama aşamasında olanlara da belki bir yararım olur.

İnsan önce kendine bakmaya başlıyor bir kere. Doktorunuz varsa randevu almak için sabırsızlanıyorsunuz. Ya da arkadaşlarınızdan, çevrenizden doktor tavsiyeleri istiyorsunuz. Ben şanslıydım benim harika bir doktorum vardı. Benim için en önemli kriter normal doğumu destekleyip desteklememesiydi. Ben kendimi bildim bileli anne olacaktım ve doğal doğum ile bebeğimi kucağıma alacaktım. Neyse ki bu konuda bir sıkıntı yok. Üstelik hamile kadına hasta gözüyle bakmayan bir doktor kendisi. ”Ben artık anne olmak istiyorum Moşe bey” dediğimde, bana hemen ‘Folik Asit’ almaya başla dedi.

Folik asitin yararları tam olarak kanıtlanmasa da,  bebeğin omurgasında açıklık olma durumunu, plasentanın erken ayrılmasını ve gebelikte ortaya çıkabilecek yüksek tansiyonu önleyebileceğine dair görüşler mevcut. Hamile kalmaya karar verildiğinde başlanıyor ve genelde ilk 3 ay daha alınmaya devam ediliyor. Başka bilmem gereken, fertiliteyi arttırmamı sağlayacak bir şey var mı? diye sordum. Cevap: ”Bir ay tek günlerde, bir ay çift günlerde bir araya gelin” dedi. Spermlerin kalitesinin artması açısından gün aşırı temasa geçmek bir yöntem olabilirmiş. Gerçi yumurtlama döneminde olmadığı halde hamile kalan bir sürü kadın olduğundan da bahsetti. Önemli olan takvimle yaşamamak, takıntı haline getirmemek ve pozitif olmak.

Hamilelikte kilo konusu ne olacak diye sorduğumda, ”11-12 kilo idealdir”  dedi. Gebeliğe zayıf başlamak da en iyisi. Bu arada diet yapsam olur mu? Beslenmeye dikkat ederek, fastfood gibi yağlı gıdaları menüden çıkartarak zayıflayabilirmişim istersem. Gebelikte de ilk üç ay toplam 1 kilo, diğer ikinci 3 ay 4, üçüncü 3 ayda da 6 kilo alınması hem anne hem de bebek için en iyisiymiş. Fazla kilo almanın, iki kişilik yemek yemenin bebeğe 1 gram bile katkısı olmuyormuş ancak eksik, dengesiz beslenme ve aç kalma bebekte ciddi sıkıntılara, gelişme geriliğine bile sebep olabilirmiş. Ben de arka arkaya sıraladım sorularımı. Alkol, kafein alımı ne olmalı? Yasak olan bir şey var mı? ”Alkol olarak istersen haftada 1-2 kadeh şarap içebilirsin, kafein alırken de günde 2-3 fincan kahveyi geçmemeye dikkat et” dedi. Kafein kaynağı olarak kahvenin yanı sıra çikolata, kola, çay ve hatta yeşil çayı da listeye alıp tüketimini de sınırlamak gerekiyor. Çiğ et kesinlikle yasak. Şarküteri mümkünse yemeyeceğim, sebzeler ve meyveler iyice yıkanmış olacak. Dışarıda nasıl hazırlandığını bilmediğim yerlerde salata yemeyeceğim. Aslında hamileyken verilen bu tavsiyelerden Moşe bey bana henüz planlama aşamasındayken bahsetti. Sağlıklı beslenen bir kadın çok daha kolay hamile kalıyor sanırım. Bebek ‘ben burdayım’ dediğinde de vücut ona hazırlanmış oluyor.

Muayenehaneden çıktığımda yüzümde bir gülümseme vardı. Farkındaydım. Karşıma çıkan ilk eczaneye girip Folik asitimi almıştım bile. Artık bekleyeceğiz miniği…

 

Bizim doğum hikayemiz de burada…

Tags : Hamilelik
Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

Leave a Response