Kitaplarda 9-13 haftalar arası 3. ay olarak kabul ediliyor. Bu ay organ gelişimi açısından kritik olduğu kadar yapılan testlerden dolayı da önemli. Siz de yavaş yavaş hamileliğinizi kabullenmeye başlıyorsunuz. 3.ay bittiğinde kendinizi hamile kıyafeti satan dükkanlarda gezinirken bulabilirsiniz. Bir kaç hafta içinde bir anda ortaya çıkan göbeğiniz ile tanışacaksınız. Ancak henüz söylemediyseniz kimse dışarıdan anlamaz içinizde bir canlı büyüdüğünü. Aslında anlamak da kolay, iyice yaklaşıp gözlerinizin içine baksalar her şey ortaya çıkar. ”Gözlerinin içi gülüyor” derler ya, işte bu söz gerçek oluyor hamilelikte.

Hamilelikte 3.ay (bu sefer pregnancy.org’da gezindim.)

Siz: bulantılarınız ve yorgunluk hissinden hala şikayetçisinizdir. Dayanın az kaldı. 12-13. haftalarda her şey düzelecek. Kıyafetleriniz özellikle bel bölgenizde sıkmaya başlar. Progesteron ve östrojen hormonlarının artmasıyla göğüsleriniz de gittikçe büyümektedir. İyice hassaslaşmıştır. Bunun yanında meme ucu renginde koyulaşma başlar. Hamilelikte önce bel kalınlaşırmış ki gittikçe büyüyecek olan karnınız dengenizi bozmasın. Ağırlık merkezi yer değiştiriyormuş. Gelelim hassas konuya, kilo durumu: İlk üç ay 1-1.5 kilo alınırmış. Esas kilo alımı ikinci-3 aylık dönemde gerçekleşiyor. Progesteron hormonunun yüksek seviyesinden dolayı bağırsakların kas hareketi oldukça yavaşlıyor bu da mide yanması, hazımsızlık, kabızlık ve gaz şikayetleri ile bize geri dönüyor. Birinci üç ayın sonuna yaklaştıkça bebeğinizin kritik gelişimi tamamlandığından, düşük riski oldukça azalıyor.

Bebeğiniz: 8. haftadan itibaren artık ”fetus” olmuştur. İlk 3 aylık dönemin sonunda yani 13.haftada baş-popo uzunluğu yaklaşık 7-8 cm’dir yani küçük bir limon kadar. Tüm organları ve kasları oluşmuştur ve fonksiyonlarını yerine getirmeye başlar. Çok küçük olduğu için siz henüz tekmelerini hissedemiyorsunuz. Bebeğinizin genital organları oluşmuştur. Şanslıysanız ve doktorunuz da iyi bir gözlemciyse bebeğinizin cinsiyeti tahmin edilebilir ancak henüz çok küçük.(www.pregnancy.org)

Sıra bende: Moral bozmak istemiyorum en baştan ama 6. ile 10. hafta arası 2 kilo almıştım ben. Neden olduğunu da anlayamıyordum. Aşırı bir acıkma veya yemek yeme, tatlıya düşkünlük yoktu. Daha fazla kan pompalandığını biliyorum da 2 kilo kadar da pompalanmaz değil mi? Şişkinlik yaptı heralde.

2. doktor kontrolü:

Moşe bey beni 10. haftada görmek istedi. Benim için en önemli kontroldü ve nasıl atlatacağımı düşünüyordum. Ya aynı şeyleri bir daha yaşarsam? Bir önceki hamilelikte bu 10. hafta kontrolüne sevgili kocam yetişememişti. Ben işten çıkıp gitmiştim, o trafikteydi. ”Sen gir içeri, ben yetişirim” demişti ama olmamıştı. Sonra kendi kendime ”o gün Sarp yanımda yoktu” dedim. Sanki beraber olsak kötü haberi almayacaktık. Bu sefer ”sen olmadan içeri adımımı atamam” dediğimde ”İremcim asla yalnız olmayacaksın” cevabıyla ona olan aşkımı 3’e 5’e katladı. Kontrol öğleden sonraydı. Ben bir türlü oturamıyordum yerime. Ofiste oradan oraya koşturuyordum. Mideme kramplar girmeye başlamıştı saat yaklaştıkça. Tam bu sırada Sarp ”yoldayım, geliyorum ama biraz trafik var” demez mi? Başımdan aşağıya kaynar sular indi. Annemden, kuzenimden başka hamile olduğumu ofisten bir arkadaşım daha biliyordu. ”Ben seninle gelirim, Sarp gelene kadar elini tutarım, yeter ki sen sakinleş” dedi. Annem aradı biliyordu ne halde olduğumu ”kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. Bir terslik, bir ağrı, kötü giden bir şey var mı? Anne olacaksın, anneler her şeyi hisseder. Şimdi sakinleşmeye çalış, karnındakinin sağlıklı olduğunu ve senin bu sıkıntılarına anlam veremediğini hayal et, üstelik o her şeyi duyuyor içerde, üzme onu” dedi. Ben bir yandan ağlarken, bir yandan da sakinleşmeye başlamıştım.

Özgecim bana eşlik etti gittik kontrole. Hemşire seslendiğinde Sarp da muayenehanenin kapısında belirmişti. Moşe bey ”hadi İrem bir bakalım içeride neler oluyor” dediğinde benim tansiyonum 14-15’e fırlamıştı bile. Sarp elimi sıkı sıkı tutmuştu. Sonra o sesi duydum, oradaydı, yaşıyordu, hareket ediyordu.

Rahatlamıştım. Tansiyonumu kontrol etti hemşire, düştüğünü görünce Moşe bey ”kiloya dikkat” uyarısında bulundu.

Moşe bey beni 10 gün sonra tekrar çağırdı. 11-14. haftalar arasında yapılan ”ikili tarama” için ense kalınlığına bakılacak. Aynı gün içinde de kan testi yaptırmam gerekiyormuş.

İkili tarama hakkında ansiklopedik bilgi:

11-14. gebelik haftaları arasında bebeğin ense kalınlığının ölçümü, beraberinde anne adayından alınan kanda Beta HCG ve PAPP-A ölçümü yapılır. Bunlardan elde edilen değerlerinözel bir programla risk analizi yapılır ve bebeğin Down Sendromu ve Trizomi 18 için bir risk oranı verilir. İkili testte verilen sonuç sadece bir olasılıktır. Sonuçta riskin yüksek bulunması bebeğin Down sendromlu olduğunu göstermez. Sadece ileri tetkik gerekliliğini gösterir. Yine test sonucunda riskin düşük çıkması da bebeğin Down Sendromu ya da Trizomi 18 olmadığını göstermez. Yalnızca riskin düşük olduğu bilgisini verir.

*Benim testlerimin sonuçları riskin çok düşük olduğunu gösterdiğinden hamileliğim boyunca rutin kan ve idrar testleri dışında başka bir tarama testi yapılmadı.

3 aylık hamileydim artık. Her şey yolundaydı. Test sonuçlarımı göstermek üzere 13.haftada Moşe bey’e uğramıştık. ”Hazır gelmişken bakalım istersen, kalp atışlarını dinlemek ister misin?” diye sordu. İyi ki gitmişiz o gün çünkü Moşe bey bombayı patlattı. ”Oğlunuz olacak gibi gözüküyor” dedi.Normalde 16.hafta civarında cinsiyete bakılır ama şans o ya bizimki tam pozisyondaymış. Bu arada meğer müstakbel baba kız istiyormuş, bozulur gibi oldu sonra da kendini tutamayıp dahiyane ”nereden anladınız?” sorusunu sorunca, ”Tıp fakültesini bitirdim Sarp’cığım” cevabı geldi doktordan. Uzun zamandır o kadar çok gülmemiştik. Artık söyleyebilirdim herkese, en önce kendime…


Tags : Hamilelik
Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

Leave a Response