Biliyorsunuz, Koray’a yemek yedirme konusunda çok dertliyim. Aslında işin en başından anlatayım, yemek yapmaktan nefret eder oldum. Normalde benim için keyif olan yemek yapma, görev haline gelince iyice canımı sıkmaya başladı. Evde de tartışma konularımızın başında Koray’ın menüsü geliyor. Bir türlü kimseye beğendiremiyordum.

Koray iştahsız bir çocuk değil ama yemekle olan ilgisi çok yok. Hayatta kalmak için yemek yiyenlerden. Aklı fikri oyunda. Masaya küçük oyuncaklar taşımasına izin veriyorun, veriyorum da bir süre sonra neredeyse tüm oyuncak kutusu masada yer almaya başladı. Ben de yemeği yedirebiliyorum diye göz yumunca yemek masası oyuncak dükkanı haline gelmeye başladı. Bu sefer tartışmaya başladık Koray ile. Oyuncakları olmazsa yemek yemez oldu, ben de otorite kuracağım diye ‘aç kal madem’ dedim. O öğünü atladı, sonraki öğün iki katı yedi ama elinde yine bir oyuncakla. Baktım olmuyor yemek yedirme görevini evde benden başka kim varsa ona devretmeye başladım. Bende problem var belli. Gerçi hala tabağındakini bitirmiyordu ama yiyordu işte.

Sonra yuvada tam güne geçince bana düşen sadece akşam yemekleriydi. Çocuğun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, kalsiyumu iyi düşünmek gerekiyor. Sebze yemekleri önemli. İyi de ben o kadar becerikli veya bilgili değildim o konuda. Çocuğa ne yedirecektim? Hep aynı yemekleri yaptığım iddia ediliyordu ve ciddi eleştiriler vardı kocamdan, annemden, babamdan… Benim cevabım belli, çocuk yemiyor ben de sevdiği menüyü yapıyorum. Gerçekten de öyleydi ama. Okula sordum ¨nasıl yiyor?¨ diye, cevap pek iç açıcı değildi. Tabağının yarısı kalıyordu. En azından ilk zamanlar. Daha sonra yavaş yavaş da olsa midesine inen porsiyonun büyüklüğü artmaya başlamış. Şaşırtıcı şekilde evde de aynı durumdaydı. Üstelik yemeyi reddettiği besinleri de bir şekilde yiyordu. Göze de hitap etmesi gerekiyormuş meğer.

Ben de yemekleri onun seveceği şekilde hazırlamaya başladım. Etleri şekilli kestim, brokoliyi patateslerin arasına ağaç gibi sıkıştırdım. Ağzına sokmadığı somonu azıcık soya sosuna batırarak koydum tabağına. Bir şekilde eğlenemeye başladı. Masada hala oyuncak var ama tabağına konanı keyifle yiyor. Okulun etkisi mi bilmiyorum. Düzeldi her şey. Yemek problem olmaktan çıktı.

O yüzden sizin de çocuğunuz aslında işahsız değilse fakat zaman zaman yemek yemeği istemiyorsa, her zaman yediğini bile reddediyorsa çok da zorlamayın. Kimseye zehir olmasın o gün.

Bundan böyle (başarabilirsem) her hafta bir menü vereceğim Koray’ın bayılarak yediklerinden:

Mini Hamburgerler-zeytinyağlı taze fasulye-yoğurt. Tarife gerek yok elbette. Sırf fikir versin, ¨çocuğa bugün ne pişireceğim?¨ diyenlere yardımcı olsun.

 

İşte böyle. Uykuydu, beslenmeydi, okuldu bir şekilde düzene oturuyor. Bu süreci doğru yönetmek bizim elimizde.

Bol uykulu, bol iştahlı günler :)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

9 Comments

  1. hmm bu durumda omlet,makarna,pilav hariç herşeyi reddeden 12 aylık bir bebek için kreş-okul çağını beklememiz gerekiyor sanırım:( oyun,oyuncak,tv,sofraya beraber oturma şimdiye kadar işe yaramadı.patatesten çıkan ağacı ise şu an ayırt edebileceğini sanmıyorum :(

  2. Şimdi yazınızı okudum ellerinize sağlık.Ancak yazınızda kafamı karıştıran bir nokta var. Somon yedirdiğinizi yazmışsınız.Somonun pek iyi olmadığını okumuştum ben de 1.5yaşına gelene kadar hatta belki 2 yaşına gelene kadar hep somon yedirmiştim ama sonradan sizlerden ve diger sitelerden aldığım bilgiler dogrultusunda somonu yedirmeyi bıraktım.Şimdi yedirmeli miyim yedirmemeliyim?

  3. Benim kizimda kansizlik oldmstu kisa bir donem ve hematolog bir prof. doktora gitmsik.Konustklarimizdan aklimda kalan onemli bir bilgiyi paylasmak istedim sizin vasitanizla herkesle.Eger cocugun yemek menusunde et,ispanak gibi demir yonunden zengin bir besin varsa onunla beraber sut yogurt gibi demirin etkisini nerdeyse sifira indiren urunleri tukettirmeyin demisti.Aradan 1 saat gecsin yogurdu da ara ogunde verin demisti.ornegin bebek kahvaltilarinda yapariz ya hani,bebe biskuvi, peynir,zeytin ezmesi…vs karistirip sutle mama yapar yediririz hani.iste pek ez katar bazi anneler bu karisima,oysa bu cok yanlismis cu ku pekmezdeki demiri sut yok edermis pek ezi 1 saat sonra ilac gibi kasikla ya da sulandirip surup gibi vermeliymisiz.Nacizane bilgilerinize hassas anneler….

  4. Koray Somonu yediyse yiyen çocuk kategorsinde :) Bana geçen gün biri bir doktorun “Eğer çocuğunuz sebze vesaie yemiyor ama çikolata vesair yiyorsa iştahsız diyemeyiz ama çocuğunuz gerçekten bunların hiç birini yemiyorsa o zaman gerçekten iştahsız demektir” demiş. Bu durumda örneğin biimki de iştahsız değil ama yemek seçiyor :) demektir

  5. Merhaba,
    Dr Kadir Tuğcu*nun et ve süt ürünlerinin beraber kullanımıyla ilgili söylediklerini aktarmak istiyorum:

    Et ve süt ürünlerinin karıştırılmayacağı lafı bazı “cahil” doktorların iddiasıdır, onlara kulak asmayın. Onlar daha “organik demir ve kalsiyum” ile “inorganik demir ve kalsiyum” un arasındaki farkları bilmeyen doktorlardır… Etteki ve sütteki demir ve kalsiyum, organik, yani proteine bağlı elementlerdir, kimyasal reaksiyonlara girmezler. İlaç olarak alınan demir ve kalsiyum, inorganik elementler olup, bu laf bunlar için geçerlidir.

Leave a Response