Akşam yatmak bilmeyen ben, sabah da kalkmak bilmiyor olmak isterdim ama çocuk gözümün yaşına bakmıyor.  Sıkıysa kalkma!

Çevremdeki yeni doğum yapmış annelere baktım. Kucaklarındakileri emzirmek için çaba sarfediyorlar, bir yandan da gülümsemeye çalışıyorlar ama ben anlıyorum, kanları çekiliyor uykusuzluktan. Sorsam ‘uykuların nasıl?’ diye iki damla gözyaşı iner yanaklarına. Bilirim. Gece boyu iki saatte bir emzirmenin insan beynine verdiği zararı bilirim.

Bir süre sonra, özellikle de gece emzirmeleri kesilince uyumaya başlıyor anne ama çocuğun da insaflı ve deliksiz uyuyor olması lazım. Uyumuyor mu? Yukarıda resmini gördüğünüzden daha feci bir hal alabiliyorsunuz.

Bebek gibi uyumak…

Bunu kim uydurduysa kendisiyle görüşmek istiyorum. Hani reklamlarda veya fotoğrafçıların çektiği uyuyan yenidoğan bebek resimleri var ya, kardeşim hangi bebek o? Bizimki ‘çıt’ dedin mi uyanıyordu? Bu tip fotoğraflara her bakışımda aklıma gelen tek şey bu oluyor.

Çocuk biraz daha büyüdüğünda gece uyusa bile sabahın köründe kalkan cinsten olabiliyor. Başucundaki saatte 7.00’ı göremeyen anneden bahsediyorum. Çocuğun en geç 6.30 ortalamada ise 6.00’da uyandığı durum. Gelecek olan soruları da bertaraf ediyorum: ‘Akşam kaçta yatarsa yatsın sabah kalkışları değişmiyor!’ Aslına bakarsanız çocuğun suçu da olmayabilir. Anne olacak kadın ‘ay bana zaman kalmıyor’ diyerek gece yarılarında kadar tv, bilgisayar, twitter, kitap başından kalkmazda sabahım köründe acı çekmesi içten bile değil.

Bazı sabahlar Koray’a ne yapsam da ikna etsem, birazcık daha uyusa diye düşündüğüm oluyor. Sonra bu karikatürü bulmuştum:

Uyuyacağını bilsem yemin ediyorum veririm ben de :D

Şimdi ben bu yazıyı durup dururken neden yazıyorum:

İki gündür 5.50’de kalkmaya başlayan oğluma bu sabah dedim ki:

– Koray’cığım lütfen annene yardımcı ol, daha güneş uyanmadı(!), kediler yok, kimsecikler yok sokakta. Allah rızası için biraz daha uyuyalım.

– Anne kalk, ben uyandım.

 

İşte bu yüzden yazıyorum. Yarın sabah para vermeyi deneyeceğim :D