Uyku dedik dedik… 6

Koriş’in uyku eğitimi –üzerinden neredeyse 1 yıl geçti ve eğitim kelimesinin ne kadar itici olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum– son hız devam ediyor. İlk 1 ay yerimizden kıpırdamadık, inanılır gibi  değil. Kıpırdamadık derken şehir dışına çıkmadık ve uyku saatlerinde evde olmaya özen gösterdik. Hiç bir zaman çok şiddetli ağlama krizleri olmadı, ben de ağlatmadım zaten. En fazla ama en fazla 2X5 dakikalık ağlama ”episode”larıyla bizim minik adam uykuya geçti. 20 günün sonunda gündüz uykusunda da uyuyana kadar yanında pış pış yapmaktan vazgeçip odadan çıkmaya başladım. İlk sefer biraz bozuldu, ağladı ama 10 dakika değil yine. Sadece sakıntı yaratan şey ses tonunun iyice gürleşmesi. Aslında onunki ağlamak değil de daha çok bağırmak.

Geceleri uyandığında asla ağlatmadım. Pış pış ile sakinleştirmeyi denedim önceleri, baktım benimle ilgilenmeye başladı, sesimi çıkarmadan başını okşadım, uyudu. Annenin iç güdülerini dinlemesi bence çok önemli. Bebeğinin neye ihtiyacı olduğunu en iyi annesi bilir, öyle değil mi? Benim oğlum kendi kendine uymaya hazır gözüküyordu. Kucakta sallanmaktan hoşlanmamaya başladı, gece beni meme yerine kullanınca gece uykuya yeniden geçmek için emziğe ihtiyacı olduğunu fark ettim süte değil. Geldiğimiz noktaya inanamıyordum. Aslında daha ben ilk sinir krizi atağını geçirirken ”geçecek” demişti annem de bu sefer dönüp ona atak yapmıştım. Geçti. Koriş uyuyor. En azından geceleri 5-6 saat blok uyuyor. Ancaakkkk  7 aylıkken gündüzleri hala ”45 dakika Koriş”ti. Tüm bunlar kendi kendine olmadı. Bir anne olarak tüm iltifatları kabul ediyorum ve de fazlasını bekliyorum çünkü Koriş’in uyku düzenini bir gecede alt-üst edip yepyeni bir hale soktum ve sonuç yukarıda yazıyor. Çok şanslı olduğumu da kabul ediyorum. Koriş harika bir bebek. Mutlu, sakin, gezginci, her türlü ortama uyum sağlayan bir yapısı var. Uyku konusunda da annesine elinden geldiğince yardım ediyor. Çok mu kolay oldu? Hayır. Arkadaşlarımın ”melek” bebekleri var. Doğduklarından beri uykuya düşkün, gündüzleri 2-3 saat uyuyan  ve geceleri hiç uyanmayan. Onlar da başka bir cins demekten başka bir şey gelmiyor elimden :)

Uyku konusu bitmez. Her gün yeni bir macera var  bizde. Koriş kendi kendine oturmaya başladığı gün ilk uykusunda da fark etti ki uykuya hemen geçmek yerine annesini biraz eğlendirmek daha zevkli. Ben koydum yatağına, hiç ağlamadı, gözlerini kapadı, arkamı döndüm kapıdan tam çıkarken minik böcek seslendi resmen bana. Yatakta oturmuş gülümsüyor. ”Eyvah” dedim. Yanına gittim hemen yatırdım. Baktım yine kalkmaya çalışıyor ben de inat ettim. O kalktı, ben yatırdım. Yaklaşık 20 dakika boyunca bu devam etti ve en sonunda kalkamadı kendi kendine uyudu. Ben yine de odadan çıkamadım çünkü yatağının seviyesini henüz indirmemiştik. Ne olacaktı şimdi? Olacağı şu akşama babası eve gelene kadar uykusu boyunca odasında oturacağım. Olur da uyanır, oturur sonra da kenarlardan sarkar. Çünkü bugün kendisinin yatakta yaptığı ilk iş kenarlara tutunup sarkmaya çalışmak oldu. Yalnız bu uğraşın sonucu 2 saatlik uyku oldu. Demek ki bizim velet yorulunca gerçekten de uyuyabiliyor. O kadar sevinmiştim ki, Koriş’i havalara attım resmen uyanınca. Ayağa kalkmaya başlayınca bakalım neler olacak?

Kısaca ‘aaa oğlum artık kendi kendine uyuyor’ diye hava atmadan önce her günün yeni bir macera olacağını aklımın bir köşesine yazacağım.

0

Leave a Reply