Uyku… Ağlatmak iyi bir fikir mi? 4

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi uyku hiç bir zaman önceliğim olmadı ve uykuda geçen zaman bana kaçırılmış saatler gibi gelirdi. Ne zaman anne oldum, işte o zaman anladım. Bırakın 7-8 saatlik uykuyu, bölünmeden 3 saat uyuduğum günler değil iki, bir elimin parmaklarını geçmez. Uyku ile ilgili okudum yazılardan aklıma kazınan bir cümle vardı: ”Anneler gece emzirmeyi kestikleri zaman, birden bire gece uyumaya başlarlar”. Bunun doğru olmasını ümit ediyorum. Koriş henüz 4,5 aylık ve 1 yaşına kadar daha emer diye düşünüyorum. Daha doğrusu doktorumuz ”1 yaşına kadar emzir de mama vermeden direkt inek sütüne geçelim” dedi. Benim aklımda 9-10 aylık olsun, emzirmeyi kesmeye başlamak var. Zaten hemen bir günde bırakmaz ama en azında ilgisini azaltabilirsem yaşında inek sütüne geçmiş oluruz. Bunları okuyan bir sürü anne bana kızabilir. Etrafımda hatta yakın arkadaşlarımın arasında bebeğini 20 aydan fazla emzirenler de var. Anne sütü elbette en saf, en harika besin kaynağı ancak bebek belli bir yaşa gelince sütün verimi ve besleyiciliğinin azaldığı bilimsel olarak da kanıtlanmış. Ancak benim emzirmeyi uzatmak istemeyişimin sebebi, bebek henüz bilinçli değilken anne memesinden ayırmak. 18-20 aylık artık ”toddler” yani küçük bir çocuk kıvamına gelmiş bir ufaklığın artık anne sütünü değil memesini istediğini düşünüyorum. Erkek çocuklar için anne memesinden ayrılmak son derece travmatik olabilirmiş. Zaten tartışmaya açık bir konu olduğunu da düşünmüyorum. Herkesin kendi fikri doğru değil midir?

Ben uyku konusuna döneyim. 10 kere uyandıktan daha doğrusu uyandırıldıktan sonra bir gün bende sigortalar(!) attı ve uyku eğitimine başlamaya karar verdim. Hangi yöntemin hem benim hem de Koriş için en iyisi olduğuna karar vermeliyim. Zaten uyku konusuna iki yaklaşım var. İlki, bebeğin kendi kendine uyumasını sağlamak için ağlatmak gerektiğini savunuyor. Bu yöntemin en ünlü savunucusu Dr. Richard Ferber. ”Bebeği yatağına yatırın, bırakın ağlasın” ASLA demiyor. Ferber bebeği kontrollü olarak ağlatmak gerektiğini söylüyor. Ancak bu eğitime bebek çok küçükken asla başlanmaması gerektiğini de söylüyor. 4 aydan hatta 6 aydan önce başlamayın diyor.

FERBER YÖNTEMİ

  • Bebeğinizin uykudan önce rahatlatıcı, sakinleştirici bir rutini olsun.
  • Bebek hafif uykulu ancak henüz uyanıkken yatağa yatırılmalı, iyi geceler dedikten sonra odadan çıkın.
  • Bebek hemen arkanızdan ağlasa bile odaya hemen dönmeyin.
  • Saat tutun. İlk gece 5 dakika bekleyin ve odaya girin. Bebeğinizi sakinleştirmeye çalışın.
  • Yanında çok uzun kalmayın, kucağınıza almayın.
  • Odadan tekrar çıktıktan sonra bu sefer 10 dakika sonra girin.
  • Bebeğiniz hala uyumamışsa her sefer bekleme süresine 5 dakika ekleyin.
  • Genelde küçük bebeklerin uykuya geçmesi 20 dakika sürüyormuş. Bu da 3 kontrol anlamına geliyormuş.
  • İkinci gece ilk bekleme süresi 10 dakika, üçüncü gece 15 dakika olmalı.
  • Dördüncü gece 1 dakika gibi kısa bir homurdanmanın ardından uykuya geçecek ve muhtemelen sabaha kadar uyuyacak. Bunu ben değil Dr. Ferber söylüyor.

Bebeği bu şekilde ağlatmanın ona herhangi bir duygusal zarar vermediğini de savunuyor. Ferber’e göre bebeği asla yatakta saatlerce tek başına ağlamaya bırakmıyorsunuz. Sadece kendi kendine uyması gerektiğini anlatmaya çalışıyorsunuz. Ancak sizin onu terk etmediğinizi de ona gösteriyorsunuz. ”Anne hep yanında ama uyku saatinde kendi kendine uyumalısın” mesajı vermeye çalışıyormuşuz. Bana çok da mantıksız gelmedi. Sonuçta bebek diğer yöntemlerle de ağlıyor üstelik 1 saate varan sürelerde de olabiliyor. Bunu biliyorum çünkü kuzenlerimden ve arkadaşlarımdan duyduğum hikayeler var.

Uyku eğitimindeki ikinci yaklaşım daha yumuşak yöntemleri öneriyor. Bu yaklaşımın savunucularına göre en önemlisi bebeği karanlık odada yatağında yalnız bir şekilde ağlamaya bırakmaya son derece karşı. Bebeğin ağlayarak uyumasının bebeğin güven duygusunu zedeleyeceğini düşünüyorlar. Bebek ağlamalarına cevap verilmeyince ”beni sevmiyorlar” duygusu ile travmatik bir ruh halinde olurmuş. Bu şekilde yazıya dökünce bile çok acımasızca geliyor kulağa aslında. Dr.William Sears sadece uyku değil bebekle ilgili her türlü konuda yumuşak bir yaklaşım sergiliyor. Bebek ağlatmak diye bir kavram asla yok. Hatta uyku eğitimi diye bir şey yok. Bebek anne-baba ile aynı odada istenirse ve yeterli güvenlik önlemleri alındığında aynı yatakta bile uyuyabilir. Bebekle mümkün olduğunca çok temasta bulunmak gerektiğini savunuyor. ”Attachment parenting” kavramını ortaya atıyor. Bebeğin puset yerine sling ile taşınması gerektiğini söylüyor.

Ferber de, Sears da çokça eleştirilmekle. Ferber katı olmakla, tahmin edeceğiniz gibi Sears da disiplinsiz olmakla eleştiriliyor. Ferber yöntemi ile uykuya geçen bebeklerin gerçekten de gece boyunca uyuduklarının doğru olduğu ancak bebeğin güven duygusunun sarsılma ihtimalinden bahsediliyor. Sears’ın yaklaşımı son derece yumuşak ve bebeği mutlu eden bir şekil olsa da ebeveyne bir süre sonra sıkıntı vermeye başlayabilir çünkü bebek kendi kendine uyumayı hiç bir zaman öğrenemeyecek. Her gece anne-babadan uykuya geçmek için yardım isteyecek ve aynı yatak paylaşıldığı için ister istemez uykular bölünecek. Duygusal olarak son derece doyurucu bir yaklaşım olsa da bebeğin daha bağımsız bir birey olmasının ilk adımı olarak düşünülen kendi kendine uykuya geçme kavramı yok.

Kısacası herkes kendi fikirlerine uygun gelen yöntemi savunup diğerini eleştiriyor. Ben Koriş’in bana verdiği sinyallere göre hareket etmeye karar verdim. 4,5 aylık ama uyku hepimiz için sorun haline geldi. Gaz sıkıntısı bitti diyebilirim. Kucakta uyumak istemiyor çünkü rahat edemiyor. Yatağına yatırınca ağlıyor. Pış pış yapsam da ağlıyor. Bir gece 15 dakika pış pışladım, ninni söyledim, 15 dakika ağladı ve pat diye bir anda uykuya geçti. Gündüz uykuları daha kötü kucakta uyuyor ama çok uzun sürüyor uykuya geçmesi ve yatağına yatırdıktan yarım saat sonra ağlayarak uyanıyor. Anladığım kadarıyla Koriş, uyku için benden yardım istiyordu. Öyleyse  okuduklarımı sentezleyip hem Koriş’e hem de bana uygun bir yöntem geliştirecektim.  Kontrollü ağlatmak bana mantıklı geliyor. Oğlumun ağlayarak uykuya dalmasını elbette istemiyorum sadece kendi kendini sakinleştirmesi için ona bir fırsat verdiğimi düşünüyorum. 5 dakika da değil 3 dakika ağlatarak.

Uyku eğitiminde ilk gece yazısı yarın :)

0

4 Yorum

  • Gülsenem says:

    Anne sütü besleyiciliğini kaybedebilir, ama sakinleştirme etkisini asla. Benim çocuğumu uzun süreli emzirmekten kastım da o.
    “Erkek çocuklar için anne memesinden ayrılmak son derece travmatik olabilirmiş.” diye yazmışsınız. Tartışmaya niyetim yok, yalnızca tecrübemi paylaşıyorum. İlk oğlumu 3yaşına kadar emzirdim. Aklını tanımaya başlayınca zaten, yavaş yavaş aşıladım 1 gün değil belki 1 ay sürdü anlatmam,ama zorlanmadan bıraktı sonunda. Çünkü büyüdüğünü ve annenin yorlmaya başladığını anlamıştı. Emzirmek süper bir şey bana göre. Anne ve bebek arasındaki ilişkide en sağlam temel taşı.

    • ir says:

      Bu anneler için hassas bir konu gerçekten. Ben ”1 yaşına kadar emziririm diyordum” en fazla. Her annenin kafasında bir takvim olurmuş. Doktorumuz demişti. ”Travmatik olması şu an için değil ama ilerisi için, bilinçaltındaki durumdan kaynaklanabilirmiş”. Ben konuyla ilgili çalışmalarda yazılanlardan bahsediyorum sadece. Doğruluk payı da olabilir, olmayabilir de. Benim için önemli olan Koray’ın anne sütü ile beslenmiş olmasıydı. Kendisi bıraktı memeyi 9 aylıkken. Israr ettim devam etsin diye ama istemedi.

  • baris says:

    Sears’i iyice anladiginizi sanmiyorum cunku Sears’a gore bebek kendi bilir ne zaman ayri yatakta yatacagini,, bu tipki bir kusun yavrusunu yuvadan hazir olmadan atmasina benziyor,, eger yavru kus ucabilecek kadar yuvada kalmissa ne ala, yok erkenden atilmissa agac dibine dusuyor,, ucmayi ogrenemiyor,,

    kendi yataginda yatirilan bebekler yurumeye basladiklari zaman kalkip annesinin yanina gelir diyordu sears,, sanirim bunlari da yasadiniz,,

    bebekler gercekten de yardima ihtiyac duyuyor uyumak icin, ama bebek uyumaya zorlanamaz ancak uyumasi icin uygun kosullar hazirlanarak bebege yardimci olunabilir,,, eger bebek uykuyu uzucu bir sey olarak deneyimlerse sadece bebeklikte degil ama yetiskinlikte de uyku problemleri yasar.. bence Sears’i bir kez daha okuyun siz,,

    • ir says:

      Ben o sayfaları çoktan geçtim:) Sear’ı da iyi okuduğumu zannediyorum. Çünkü bahsettiklerinizi biliyorum. Benim bu uyku yazılarım başlangıçtı. Okuduklarım, yaşadıklarım ve aklımdan geçenlerin çarpışması sonucu ortaya çıkan yazılardı.

Leave a Reply