Kaç sene geçmiş üzerinden Koray ile yaşadığımız tuvalet maceralarımızın, inanılır gibi değil. Başlayana kadar rüyalarıma girmişti. Okumadığım yazı kalmamıştı o zaman. Birkaç ay öncesinden lazımlık ve tuvaletle tanıştırmaya başlamıştım. Bezini her açtığımda lazımlığa oturtuyordum. Bazen yapıyordu çişini bazen istemiyordu. Sonra bir gün yazın ilk günlerinde ‘Hadi artık dedim bez takmayalım’ dedim. Eline de Koray’ın seveceği renkli, arabalı külotlardan tutuşturdum. 3 gün. Sadece 3 günde bitirmişti bez işini. Çocuk hazırmış da ben hazır değilmişim o güne kadar anladım. Belki de aylar öncesinden bırakabilirdi bezi ama işte ben sinyalleri yeteri kadar anlamamışım. Takılmışım ‘bez yaz mevsiminde bırakılır’ söylentisine. Evet yazın çok daha kolay. Daha az kıyafet kirleniyor, bahçede vakit geçirmek gibi bir fırsat varsa da her şey çok daha kolay oluyor. Koray’ın bez bırakma hikayesinden sonra yazdığım notlarımı da şu linkten okuyabilirsiniz: Tuvalet-egitimi-icin-kisa-notlar

Şimdi sıra Alin’de. Ve ben yine yaz olsun gidelim Alaçatı’ya bezi çıkartayım artık, diye gün sayıyordum haftalardır. Daha önce bırakabilir miydi? Hayır. Çünkü mevsimden ziyade yaşı ve hazır olmasıyla ilgileniyorum bu sefer. Aynen Koray’da yaptığım gibi birkaç ay öncesinden lazımlığı çıkardım ortaya, tuvalet adaptörü ile tanıştırdım. Koray’a göre daha hevesliydi çünkü Alin gerçek bir gözlemci ve taklitçi. Son günlerde de bez istemiyordu. Kavga dövüş zorla takıyorduk.

Alaçatı’ya geldik sonunda. Eve girer girmez külotlarını çıkardım çantadan ve Alin anında bezini attı üstünden. Bir mutluluk bir rahatlama. Ben saate bakıyorum devamlı, ne zaman çişe götüreyim diye düşünürken salonun ortası çiş, sandalye çiş. Demek ki bir iki saat ara vermeden 15-20 dakikada bir götürmek gerekiyor Alin’i. Her götürdüğümde yapmadı hatta hala yapmıyor. İnatlaşma söz konusu malum 2 yaş sendromu. Onu da başka bir yazıda anlatacağım zaten. İlk gün Alin’in gölgesinde, devamlı tuvalete taşınarak, yer silerek, külot değiştirerek geçti. Gece ne yapacağım diye düşünmedim çok. Başa gelen çekilir sonuçta. Yatağa alt açma örtüsünü serdim. Üstüne yumuşak, ince ve büyükçe bir havlu serdim. İki kenarından da yatağın çerçevesine sıkıştırdım. Neden çarşafın altına koymadın diye soracak olursanız, gece yarısı çiş kaçırdığında çarşafı alıp değiştirmek ve yenisini takmak yerine alt açma örtüsünü ve havluyu yenilemek daha basit bir çözüm gibi geldi. Hem uykusunu da açmamış olacaktım. Hoş pek gerek kalmadı ve Alin gece bir kere çişe kaldırdıktan sonra sabaha kadar mışıl mışıl altına kaçırmadan uyudu.

Kaka kısmını sormayın. Altına yaparken ‘kakaaa’ diye bağırıyor. İki gündür de peşindeyim en ufak bir işarette alıp tuvalete götüreceğim. Bakalım bekliyoruz :)

5 günü geride bıraktık. Alin uzun süre çişini tutuyor hatta inadından tutuyor çünkü iki saatte bir tuvalete götürmeme rağmen genelde ‘istemiyorum’ diyor. Koray’ın ¨Hadi Alin¨ demesiyle yapıyor çoğu zaman. Büyük kardeş sahibi olmanın faydalarını görüyoruz bu süreçte. Bazen de dayanamayıp altına kaçırıyor ve o an ‘Anne çişşş’ diye sesleniyor. Zamanlama hatası. Sanırım olayı çözdü. Biraz daha çabayla bitirecek gibi. Zaten başka şansımız da yok. Bez bitti. Şimdi alt açma örtüsü ile yaşıyoruz. Arabada, koltukta, yatakta hep yanında hep altında.

Kız çocuk erkek çocuk farkı kesin var. Onu da bir sonraki yazıya saklıyorum.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

8 Comments

  1. Biz çişi hallettik ama erkek çocuk olduğundan mıdır bilmem kaka hala kilota yapılıyor! :(( oldukça sinir bozucu ama bez takmaya direniyorum,öğrenecek inşallah

  2. Merhaba biz anne çişim var kitabı ile tuvalet eğitimini sorunsuz atlattık, herkese tavsiye ederim.

  3. BeNim oğlum Eylül’de 3 yaşını dolduracak ama halen bezi bırakamadık tuvalete gitmeyi istemiyo yapmıycam bezimi değiştir dio

  4. Sorunsuz demeyelim de sorunu çözmenin sırrı Pedagog desteği almak. biz uzmaniylakonus adlı siteden almıştık, 30 dk görüşme yetti :)

Leave a Response