Geçen sene iki çocukla öyle yoğun geçmiş ki oturup Koray’ın okul maceralarını yazamamışım bile. Oysa koskoca bir kış “sene sonu doğumlu hareketli/yaramaz erkek çocuk sendromu” yaşadık okulda. Esas zorluk ve stres okul hayatı ile başlıyor diyorlardı. O kadar doğru ki.  Nasıl mı? Anlatayım.

Kasım 2008 doğumlu olarak 5 yaşına 2 ay kala ilkokul hazırlık sınıfına başladı Koray. Bu demek oluyordu ki 6 yaşına 2 ay kala da ilkokul 1’e başlayacaktı. Benim planlarımın dışında bir gelişmeydi çünkü ben 7 yaşında ilkokul 1’e başlamasını istiyordum. Hazırlığımızı buna göre yaparken 4+4+4 sistemi ile her şey alt üst oldu. Önümüzde iki seçenek vardı ya bir sene erken okula gönderecektik ya da rapor alıp çocuğun hazır olmadığını kağıt üzerinde yazılı hale getirerek göndermeyebilecektik. Açıkçası çevremde rapor almaya cesaret eden bir aile olmadığından ben de o işe kalkışmadım. Bizimki gibi sene sonu doğumlu olan çocukların hepsi aynı seviyede olacakları için okulun da desteği ile ilkokula adım atar diye düşündük.

Koray’ın hazırlık sınıfındaki senesi tahminlerimizin de üzerinde sorunlu geçti. Devamlı oyun oynama isteği, düzen bozma eğilimi, konsantrasyon sağlayamama, arkadaşlarla sorunlar, sorunlarla başa çıkmaktaki yetersizlik, agresiflik derken hep beraber bir kez daha anladık ki yoğun bir akademik programa başlaması için oğlumuzun zamana ihtiyacı var. Fiziksel olarak sınıfın küçüğü olmasa da duygusal olarak gerideydi. Arkadaşlarıyla istediği ilişkiyi kuramayınca kendini ifade etmek yerine agresifleşen, sınıfın düzenini bozan çocuk oldu Koray. Sınıfın yaramazıydı kısaca. İşin tuhafı neredeyse okumayı sökecek durumda, en sevdiği ders ise matematik. Akademik olarak fazlasıyla hazır olması yeterli değil yine de. Okul olgunluğu çocuğun okuldaki konumunu da belirliyormuş.

Bu arada gözden kaçırdığımız bir şey daha oldu: Alin. Aramıza katılan kız kardeşin Koray’ın ruh haline olan olumsuz etkisi okula da yansıdı. Bütün bunları üst üste koyunca okulun da genel politikasına uygun olarak hazırlığı tekrar edip bir sonraki sene yani 7 yaşında ilkokul 1’e başlamasına karar verdik. Biraz profesyonel destekle, daha dikkatli bir çalışmayla Koray ilkokula geçse sorun yaşar mıydı? Bence yine de yaşardı çünkü okuduğu okul zaten çocukların ilkokula erken başlamasını tercih etmiyor. Zaten sınıfındaki arkadaşlarının çoğu ondan en az 7-8 ay büyüktü. Meğer duygusal anlamda bu ay farkı çok daha büyükmüş. Koskoca bir sene her akşamüstü eve ¨Bugün yine kötü geçti¨ diyerek gelen ve okulla ilgili başka hiçbir cevap alamadığımız Koray okulun kapanmasına iki üç hafta kala neşe içinde gelmeye başladı. Gün içinde yaptıklarını anlatır olmuştu. Öğrendiklerini zevkle tekrar ediyordu, arkadaşlarıyla hala sorunlar yaşıyordu elbette ama daha kolay çözüyordu anladığım kadarıyla. O bunları bana anlatırken içimden ¨Ah be oğlum jeton geç düştü sende¨ dedim hep. Aslında jeton meselesi değil, ondan beklenen olgunluk seviyesine yeni yeni ulaşıyordu. Kim bilir neler kaçırdı geçen sene diye iç geçirdim ve hazırlık sınıfının tekrarı konusunda verdiğimiz karardan bir kez daha emin oldum.

Koray hazırlığı tekrar ettiği, arkadaşlarından ayrıldığı için mutsuz oldu mu? Sorun yaşadık mı? Hayır. Bunun iki sebebi var: İlki, okulun sınıf karıştırma sistemi. Liseye kadar her sene çocukların sınıfları değişiyor. Zaten karışacakları ve yeniden arkadaşlık kurmak için çaba göstermek zorunda kalacağı için eski arkadaşlarından ayrılma konusunun üzerinde çok durmadı. Bu sistem iyi mi kötü mü henüz karar veremedim ama Koray için avantaj oldu işte. Diğer sebep ise çok sevdiği iki arkadaşının daha sınıf tekrarı yapıyor olmaları. Aynı sınıfta değiller belki ama beraberler bir şekilde. Ben neden ilkokul 1’e başlamadım? diye sordu bu sabah. Senin gibi Kasım doğumlu çocukların bir sene saha hazırlık okumasının daha doğru olduğunu söylediler. Senin için daha iyi olacak. Oyun oynamak için bir sene daha vaktin olacak hem, keyfini çıkar, dedim. Tatlı dille, mantıklı bir açıklama yapmak çocuk için yeterli aslına bakarsanız.

Koray dün okula başladı. Sınıfının hem fiziksel hem de yaş olarak en büyüğü. Ona yakın aylarda doğmuş çocuklar elbette var ama bizimki bariz büyük. Hem okula, hem de düzene alışık olduğu için konuya hakim. Hareketli ve düz duvara tırmanan çocuk olmaya devam edecek belki ama bir yaş daha büyümüş olmanın verdiği olgunlukla daha rahat karşılayacak her şeyi. Sınıf arkadaşlarının büyük çoğunluğu anne babalarını yaşlı gözlerle uğurlarken biz öpüştük koklaştık ve birbirimizde aklımız kalmamış şekilde ayrıldık. Arkama dönüp bakmadım bile. O da sınıf kapısından çıkıp seslenmedi zaten.

Okuldan neşe içinde döndü. Henüz herkesin adını öğrenememiş, yavaş yavaş öğrenirim, dedi. Ardından da ekledi: ¨Ben bugün kimseyi üzmedim. Her şeyi bildim, bütün çalışmaları yaptım.¨

Yeni eğitim öğretim yılı hepimize hayırlı olsun.

 

Not: Bu arada Koray şu anda 70 aylık olduğu için ilkokul 1’e devam etmemesi için rapor almak zorunda kaldık. 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

16 Comments

  1. Kesinlikle bu duruma katılıyorum ayrıca benim gibi düşünen insanların olmasına da sevindim.Nasil olsa bigün okullu olacaklar o nedenle cocukluklarini en güzel şekilde yaşasınlar.

  2. Size katiliyorum ancak 2009 subat dogumlu olan oglum uc yasindan beri ayni okula gidiyor ve boyama calismalari,okul gezileri ve tum bu birbirinin tekrari olan faaliyetlerden sikildi mi? Bu sene yine ayni seyler onu yorar mi diye dusunmuyor degilim…yoksa ne akademik boyutu ne de bu berbat sistem ya da hayata erken atilmasi umrumda degil! Sizin kararinizi vermis olmaniz harika! ben hala kararsizim…umarim cocuklarimiz icin her sey guzel olur:-)

  3. Ayni fikirdeyim sizinle yasit we aydas olan oglumu bende sinifin kucugu degil buyugu olsun diye ilkokula yazdirmadim erken okul hayati cocuga atilan bir tokat bence zaten hayati boyunca okuycak niye 7den once baslasin mantigini hic anlamadigim bir durum bu karari werdigime cok memnunum her ne kdr cogu kimse tarafindan elestirilsemde umrumda degil:)bence akillari erseydi cocuklarimiz bize tesekkur ederdi oyle hissediyorum..

  4. Devamli hamileyken bile dusundugum sey aralik dogumlu Aren 16 aralik ama cok cok fikir aldim c9k guvendigim insanlara tecrubeli olanlar hep sinifin buyugu olmasi daha iyi dediler icin rahat olsun

  5. aynen Kaan da 2008 doğumlu bu sene 1.sınıfa gidicek inşallah, bizde geçen sene kıyamadık vermeye

  6. Deneyimli bir anne olarak ayni fikirdeyim uc cocugum var ilk ikisi erken gittiler agustos ve eylul dogumluydular kucuk oglumu 27 aralik dogumlu gec verdik cok daha basarili oldu su an Bgazici universitesinden mezun oldu muhendis

  7. İyi karar vermişsin… P de aynı şekilde bir sene geç başladı. Zamane veliler böyle düşündüğü için sınıfında bir çok aynı yaşta çocuk var. Sadece sportif etkinliklerde yaşın engel olma ihtimali olabilir. Örn: P (2003) okul voleybol takımına girmek için seçmelere katılacak. Bu sene 5. sınıfa giden 2004 doğumlu çocuklar takıma alınıyor (çünkü bu grup çocuklar okullar arası yarışmalara katılacaklar). Bu engeli aşabilecekmiyiz henüz bilmiyorum.

  8. ben de tam tersini düşünüyordum aslında, kendi tecrübemden yola çıkarak. kasım sonu doğumluyum ve hep uzun boyluydum, “bir sene daha oyun oynasın” diyerek beni 7 yaşında okula gönderdiler ve eğitim hayatım her sınıfn en uzun boylu 2-3 kişisi arasında olmakla geçti, en arkada oturmak, hep göze batmak. herkesten önce ergenliğe girmek. çocuklarımdan biri şubat 2011 diğeri aralık 2012 doğumlu. ikisi de ızbandut gibi olma yolundalar. okula başlama yaşına gelene kadar sistem ne gösterecek bilemiyorum ama herkesle aşağı yukarı aynı yaştayken gitmesini istiyorum okula…

    rapor yazınızı merakla bekliyorum. çünkü bize diyorlar ki, devlet okullarında (bizimkiler ona gidecek, özel okul filan zaten yok burda) 2 ayrı yaş grubu için anasınıfı varsa, büyük yaş grubuna verdiğimizde ertesi sene ilkokula başlamaya mecbur tutuluyormuş çocuklar (ali şimdi 3,5 yaşında, 2-3 yaş grubuna değil 4-5 yaş grubuna gitmesi kendi gelişimiyle de daha uyumlu görünüyor bize). ilkokula göndermiyorum deyip rapor alsam bile bu sefer çocuğu 2. kez anasınıfına kaydetmeyebilir bunlar. okul müdürünün bir dediği bir dediğine uymadığı için her kafadan bir ses çıkıyor burada. sizler ne yaşadınız, böyle bir şey var mı hakikaten, merak ediyprum.

    1. Zeynep Merhaba,
      Ben dediğin gibi okula 7 yaşında gitmesi taraftarıyım. Aslına bakarsan bu geç bir yaş değil ama yeni sistem için çok çok geç. Koray hala oyun çocuğu, hareketli, dikkatini toplamakta zorlanıyor. Daha doğrusu yeni yeni düzelmeye başladı tüm bu bahsettiklerim. Bu da demek oluoyr ki yaşının getirdiği özellikleri gösteriyor. ÜStelik gittiği okul da çocukların 7 yaşında ilkokul 1’e başlamasını desteklediği için de sınıfın küçüğü kaldı. Okulu başlayalı bir hafta oldu bile ve en iyi kararı verdiğimizi düşünüyorum.
      Rapor alırken yaşadıklarımızı da yazacağım.
      Sevgiler,
      irem

  9. Ben de geçen yıl rapor aldım göndermedim bu yıl içim rahat bir şekilde 1.sınıfa göndericemm:)rapor almaktan çekinmek niye o nu da anlamıyorum

  10. Kuzey de 70 aylık biz ilkokul 1e başlattık. Emekli öğretmen babanne, psikolog, hatta konuşma bozukluğu için gittiğimiz dil gelişimi profesörü de dahil olmak üzere bize herkes Kuzey’in kişisel değerlendirmesinde okula başlamaya uygun olduğunu söyledi. Ben de 3 senedir full time anaokuluna gidiyor 4. sene sıkılır artık düşünerek başlattım. Ama ilk 10 gün sonunda öncesinde olduğu kadar emin değilim, keşke bir sene daha beklese miydik diye içimde bir şeyler dolaşıyor. Umarım ikisi içinde verdiğimiz kararlar en güzelidir.

Leave a Reply to selenga Cancel reply