Sanırım en sinir şeylerden biri sevdiğini anlatmanın yolunun göz kamaştıran hediyeler olduğunun sanılması. Anneler Günü dahil tüketim toplumunun önüne atılmış her özel gün gibi 14 Şubat’ın da benim için fazla bir anlamı yok. Dini referanslı olması umrumda da değil üstelik. Benim hoşuma gitmeyen bu günün hediyeden ibaret sayılması ve dolayısıyla alışverişten başka bir anlam ifade etmiyor hale getirilmesi. Sevgililer günü yaklaştıkça her yer ama her yer kırmızı kalplerle doldu. Samimi gelmeyen bir ortam. Oysa sevdiğimi ifade etmek için birinin bana söylemesine, hangi gün ve nasıl olacağına karar vermesine gerek mi var?

Ama yine de kutlamıyor değiliz. Her 14 Şubat sabahı Sarp’ın yanağıma kondurduğu kocaman bir öpücük günümü güzelleştirmeye yetiyor da artıyor. Hoş küs olmadığımız her sabah öper. Benim günüm böyle güzel başlıyor işte. Takvimde ne yazdığı önemini git gide kaybediyor. Biz harika bir kahvaltı hazırlayarak veya küçük küçük notlarla özel günümüzü kendimiz yaratıyoruz.

Çocuklar ise yani şimdilik Koray, yaklaşmakta olan değişik bir gün(!) olduğunun farkında. Dedim ya her yer kırmızı pembe kalplerle dolu diye. Hikayeyi anlayabileceği basitliğe indirdim ve bu günün bir şeyler satın almak değil, aşk ile kalpten gelen bir anlamı olduğunu söyledim. Hediye vermek için bir mağazaya gitmek gerekmediğini; içinden gelerek yaptığı, yazdığı, çizdiği herhangi bir şeyin yeterince özel olduğunu anlatmaya çalışıyorum her zaman.

Hem benim için Sarp için sevgilinin bir başka anlamı da var artık: çocuklar. Hayatta herkesten çok sevdiğimiz onlar değil mi? Sevgililer Günü madem ki kalbindekilerle kutlama yapma günü, biz de hep beraber kutlarız. Çünkü çocukların her şeyden önce sınırsız sevgiye ve güven duymaya ihtiyaçları var. Onlarla oyun oynamaya, eğlenmeye ihtiyacımız var. Evet bizim de ihtiyacımız var buna. Karşılıksız sevginin, en büyük aşkın keyfini sürmek tam da bu bana göre.

Sevgi neydi? Kredi kartıyla 10 taksitle pırlanta yüzük almak değildi kesinlikle.

Ama illa ki Sevgililer Günü kutlayacaksak sevgiyi anlatan bir resim yapmak en güzeli değil mi? Biz şimdi resim yapıyoruz akşama paylaşacağız birbirimizle.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

3 Comments

  1. Şiddetsiz bir evlilikti. Masum bir bakış. Özlemek ve onu sana onun la birlikte gelen çocuk ve sıcacık bir yuva veren Allah a teşekkür dü ..:)

Leave a Response