Kaba tabiriyle midemi bulandırıyor. Küçüklüğünde annesinin topuklu ayakkabılarına saran, rujlarını ojelerini karıştıran süslü bir kız çocuğuymuşum ben de. Hangi kadın değildir ki zaten? Sonra geçer bu. Çocuk biraz büyüdüğünde yaşının gerektirdiği hale bürünür. Annenin görevidir bu.

Bir erkek çocuğu annesi olduğum için mi böyle rahat konuşuyorum, kız çocuklarını idare etmek zor mu bilmiyorum ama bildiğim tek şey moda dergilerinde kıpkırmızı rujlar, inci kolyeler, seksi büstiyerlerle 7-8 yaşındaki kız çocuklarını görmek istemiyorum. Pedofili nasıl sapıkça, hastalıklı bir ruh ise bir çocuğu bu şekilde arz etmek de o kadar tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Vogue dergisi zaman zaman bu rahatsız edici görselleri yayımlamaktan çekinmiyor ve en kötüsü, protesto edilse de fark eden bir şey olmuyor. Küçücük kızlar şuh bakışlarla kameraya göz kırpıyorlar, dünyaca ünlü moda dergisinin sayfalarını süslüyorlar. Geçen gün de takip ettiğim yabancı bloglardan birinde küçük kızlar için üretilmiş seksi iç çamaşırı koleksiyonu haberini okudum. Fransız iç çamaşır markası  Jours Après Lunes tarafından üretilmiş. Yetmedi bir de üstüne American Eagle firmasının göğüsleri büyük gösteren, daha doğrusu varmış gibi gösteren sütyenler çıkardığını öğrendim. Öyle ki göğüsler iki beden büyüyormuş. Tam da aradığımız şey öyle değil mi? O an, kan beynime sıçradı.

Ahlaksız moda sektörü işi iyice ileriye götürüp kız çocukları için de tasarım yapmaya başlamış. Moda sektörü ahlaksız demiyorum yanlış anlaşılmasın. AHLAKSIZ MODA’dan bahsediyorum. Para kazanmayı her türlü toplumsal ve etik kuralın üzerinde gören anlayışla tasarım yapan kişilerden, firmalardan söz ediyorum.

Bu küçük kızın ileride çok güzel bir kadın olacağı her halinden belli ama 8-9 yaşındayken bu halde olmak… acımaktan başka bir şey hissedemiyorum bu resme bakınca.

Çocuk pornosu, pedofili, sübyancılık, küçücük yaşta evlendirilmek… bu kavramları hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerekirken karşımıza push-up sütyenler, jartiyerli küçük kızların resimlerini koyuyorlar. Tekrar söylüyorum bu, benim midemi bulandırıyor.  Modacıların provokatif, kuralları yıkmaya yönelik eğilimleri çocuk ruh halini, bu tip gösterilerin bu kızlar üzerindeki etkisini düşünecek durumda değil. Ve ben eminim, bu ürünleri alıp çocuklarına giydiren anneler var. ‘Ne olacak canım çok şirin ama’ diyen insanlar var çünkü de oradan eminim. Ünlü manken ve modellerin çoğunun trajik çocukluk hikayelerini okuduysanız ne demek istediğimi de anlamışsınızdır. Küçük yaşlarda anneleri tarafından podyumlara, güzellik yarışmalarına çıkartılan, para ve şöhretin erken yaşta olgunlaştırdığı hayatlar bunlar. Bir süre sonra blumia, anoreksia, uyuşturucu ile tanışıyorlar. Fazla geliyor çünkü yaşadıkları. Anlayamıyorlar ama güzel olmaktan, toplumun gözdesi olmaktan vazgeçemiyorlar. En kötüsü de ailelerinden almaları gereken desteği alamıyorlar. Neden? Onbinlerce hatta milyonlarca dolar para kazanabilme ihtimaline karşı aç gözlü anne baba çocuklarının acı çekmesine izin veriyorlar.

Peki ya çocuk olmanın masumiyeti nerede? Erkenden kirletmek değil midir bu?

 

Not: Bugün yazıya Türkçe kaynak ararken Melis Alphan’ın Hürriyet’teki köşesinde yazmış olduğunu gördüm bu konuyu. Buyrun, okuyun.